20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 27°C Adana
    • 30°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 140,992 0.33
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

Terörsüz 1 yılda tasarruf edilen parayla ne yapıldı?

Faruk Köse

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş son “28 yıl içinde terör sebebiyle ne kadar harcama yapıldığı”nı açıklamasaydı bu soru aklıma gelir miydi, bilemiyorum. Öyle ya, madem ki o kadar para teröre harcandı, o halde “terör olmasaydı” veya terörün olmadığı durumlarda o parayla başka şeyler yapılabilirdi ve yapılması da gerekirdi, değil mi?

Nitekim Sayın Kurtulmuş, “28 yıllık terörle mücadele”nin Türkiye’ye “2.345 trilyon lira”ya mal olduğunu açıkladıktan sonra şunu vurguluyor: “Bu maliyet olmamış olsaydı, her aileye bir ev, bir araba mümkün olacaktı.”

Burada her ne kadar sözü edilen paranın sadece aileleri ev-araba sahibi yapmada kullanılması söylenmiyor, sadece boşa harcanan miktarın boyutlarını somutlaştırmak için örnek veriliyor olsa da, “bu maliyet olmasaydı” ifadesini aklınızda tutun. Az sonra ona döneceğiz, ama önce küçük bir hesaplama yapalım:

“2.345 trilyon”un açık yazımı, “2.345.000.000.000” şeklinde. Şimdi, yıl başına ne kadar maliyet düştüğünü görmek için, bu rakamı 28’e bölelim. “2.345.000.000.000 / 28 = 83.750.000.000” ediyor. Yani 83 Milyar 750 Milyon TL. Bu, terör için 1 yılda harcanan para.

Son 1 yılın “terörsüz” geçtiğini biliyoruz ve Hükümet üyeleri, her gittikleri yerde bunun “haklı övünç”ünü dile getiriyorlar. “Son 1 yılda anaların ağlamadığı”nı söyleyip, milletin bu husustaki duyarlılığına hitabediyorlar.
Yanlış mı yapıyorlar? Hayır!...
Her ne kadar “sorun” tam olarak çözülmüş olmasa da...
Her ne kadar “terör örgütü” dimdik ayakta duruyor olsa da...
Her ne kadar “barış süreci”nde bazı “ciddi yanlışlıklar” yapılıyor, bir yandan terör örgütü üyeleri taltif edilirken, bir yandan “İslami duyarlılığa sahip ve teröre bulaşmamış olanlar” üzerindeki “yargı baskısı” devam ediyor olsa da...
Her ne kadar bir yandan “terör örgütüyle barış” yapılırken, bir yandan da “ülkenin sosyal ve siyasal iç dengelerinin ana unsurları” ile “sebebini/hikmetini anlamadığımız bir kavga”ya tutuşulmuş olsa da...
Her ne kadar bir yandan “bükülemeyen bilek öpülüp terör örgütüyle barış yapılıyor”, ancak öte yandan “öpülmek istenmeyen bilek bükülüp önemli bazı sosyal denge unsurlarıyla süregiden barış kavgaya dönüştürülüyor” olsa da...
İşte, 28 yıldır süren “terör olayları”nın son 1 yılda görülmemiş olması önemlidir ve bunu sağlayan Hükümetin, bu başarısıyla kıvanç duyması elbette hakkıdır.
Ancak...


Yukarıda yaptığımız basit hesaplamaya göre, terörsüz geçen son bir yılda, ortalama 83 milyar 750 milyon TL’nin “harcanmamış” olması, yani “kasada” kalmış olması, yani “tasarruf” edilmiş olması lazım, değil mi? İşte bu noktada, yukarıda “aklınızda tutun” dediğim “bu maliyet olmasaydı” ifadesine geliyoruz.

Şimdi bir “vatandaş” olarak sormak, öğrenmek istiyorum: Tasarruf edilmiş olması gereken 83 Milyar 750 Milyon TL nerede ve bununla neler yapıldı?

Mesela, sayın Kurtulmuş’un verdiği örnek üzerinden gidersek, “1 ev ve 1 araba”nın toplam ortalama maliyetini 200 bin TL olarak varsaydığımızda, tam 418 bin 750 ailenin ev ve araba sahibi yapılması lazımdı. Yapıldı mı? Ya da başka bir şeye mi harcandı bu para? Nereye harcandı?
“Terör olayları”nı bitirmek/durdurmak elbette önemli. Ancak bundan daha önemlileri var:
“Terörün sebepleri”ni ortadan kaldırarak “terör”ü bütün unsurlarıyla bitirmek; bunu yaparken “başka küskünlükler”e kapı aralamamak, “başka kavgalar”a yol açmamak...
Terör için ayrılan ve bu zamana kadar heba olan bütçeyi “ülke kalkınması”na harcamak, ekonomideki delikleri kapatmak...

“Sosyal doku” içinde “denge unsuru” haline gelmiş “başka unsurlar”la kavgaya tutuşmamak, “bir kavgaya son verirken başka bir kavganın fitilini ateşlememek”, bir tarafı yaparken başka bir tarafı yıkmamak, bir toplulukla arada “yeni köprüler” kurarken, başka bir toplulukla var olan “köprüleri atmamak”...

Kaybedilen para tekrar kazanılabilir de, “kaybedilen güven”in tekrar kazanılması çok zordur; “sosyal yaralar”ın tamiri ise hiç de kolay olmaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.