Rusya zafer kazandı ama silah kendisine karşı dönerse...

Rusya zafer kazandı ama silah kendisine karşı dönerse...

Kafkaslardaki savaşın galibinin Rusya olması şaşırtıcı değil. Gürcistan'ın genç milliyetçi lideri M. Saakaşvili'nin oynadığı kumarda kaybettiği ve ülkesini ciddi şekilde zora soktuğu, kendisinin geleceğini de riske ettiği, önümüzdeki dönemde iktidarına karşı ciddi muhalefet hareketlerinin baş göstermesinin muhtemel olduğu, hatta iktidarını bu süreçte kaybedeceği yorumları yapılıyor.

Gürcistan bir başka ülkeye ve başka ülkenin halkına karşı harekete geçmiş değil. Güney Osetya olsun Aphazya olsun Gürcistan'ın bir parçası durumundadır. Kendi ülkesindeki ayrılıkçılara karşı merkezi yönetimin birtakım tedbirler alması, ülkeyi bölmek isteyenlere karşı bazı eylemlerde bulunması eleştirilecek bir politika değil. Ancak bunun zamanlaması, yöntemi ve derecesi önemli. Ayrılıkçıları tedip edeceğim diye ülkenin bölünmesini daha da hızlandıracak adımlar atılmasının hiçbir rasyonalitesi yoktur.

Rusya Federasyonu'nun bu işteki stratejik hedefinin gözden ırak tutulması ve buna göre yorumların yapılıyor olması bazı hususları örtmektedir. Rusya gerçekten Gürcistan'ın kendi ülkesindeki ayrılıkçılara karşı yürüttüğü saldırıları bertaraf etmek için mi harekete geçmiş ve şehirleri bombalamıştır? Yoksa Gürcistan'dan koparmak istediği ve kendi desteği ile ayrılıkçı hareketlere girişen bölgeleri bağımsızlaştırmak için mi harekete geçmiştir?

Evet bu savaşta Rusya zafer kazanmış gözüküyor. Ancak uzun vadeli meseleye bakıldığında Rusya'nın çok önemli bir gelişmeye destek verdiğini unutmamak gerekiyor. önceki yazımızda belirttiğimiz gibi Sovyetler Birliği döneminden kalan etnik ve kültürel temelli siyasi yapılanma sistemi, eski birlik cumhuriyetlerinin en ciddi sorununu oluşturmaktadır. Bu nitelik fazlasıyla Rusya Federasyonu'nda vardır. Rusya Federasyonu içerisinde pek çok etnik ve kültürel temelli özerk cumhuriyet, özerk bölge vardır ve bunların depreşen milliyetçi eğilimleri süreç içerisinde bugün Güney Osetya ile Aphazya'nın gösterdiği davranışı yarın bunların da göstermesi mümkündür.

Sovyetler Birliği döneminde Rusya Federasyonu içerisinde çeçen-İnguş özerk Cumhuriyeti adıyla bir siyasi yapı vardı. Sovyetler Birliği'nin dağılması üzerine çeçenler ve İnguşlar kendi geleceklerinin ne olacağını masaya yatırıp tartıştılar. Halkların kendi geleceklerini belirleme hakkı bulunduğundan bu hakkın nasıl kullanılacağına kendileri karar veriyorlardı. İnguşlar Rusya Federasyonu içerisinde kalıp özerkliklerini daha da geliştirme kararı alırken çeçenler bağımsızlığa karar verdiler. Sonuçları biliyorsunuz. çeçenler bağımsızlık için büyük bedeller ödediler, ülkeleri yerle bir oldu, yüzbinlerce insan öldü, memleketlerinden sürülüp mülteci haline geldi… Buna karşılık İnguşlarsa federasyon içinde varlıklarını güçlendirerek sürdürdüler.

Rusya'nın, çeçenler dolayısıyla yaşadıklarının benzerini yarın diğer halklarla yaşamayacağının hiçbir garantisi yoktur. Müttefiki Sırbistan'a destek vermek uğruna Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkan Rusya adeta rövanş alırcasına Gürcistan'dan ayrılıp bağımsızlaşmak isteyen Güney Osetya ile Aphazya'ya destek veriyor, onlar için savaşıyor. Bir bakıma "benim karşı çıktığım Kosova'ya destek verirseniz ben de sizin karşı çıktığınız Güney Osetya ve Aphazya'ya destek veririm" dercesine bir politika izleyip Batı yanlısı Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü yerle bir ediyor. Fakat unutmamak gerekiyor ki Rusya Federasyonu'nun da önümüzdeki yıllarda ciddi bir toprak bütünlüğü sorunu gündeme gelebilir. Sadece Rusya'nın değil tüm federasyonların bütünlük problemleri tekçi devletlerden daha fazla olduğu unutulmamalıdır. Onlarca farklı halkı bir arada tutmanın başarılması kolay bir iş olmadığı bilinmektedir. Gürcistan etnik farklılığa sahip Osetler ile Aphazları bir arada tutamazken Rusya'nın bunu nasıl başaracağı önemli bir sorundur.

Eski Sovyet cumhuriyetlerinde bağımsızlık sonrasında iktidar olan Rusya karşıtı milliyetçi liderlerin ortaya koydukları realiteden uzak ve romantizme dayalı politikalar kısa zamanda başarısız oldu. Arkasından birer birer Rusya yanlısı ve çoğu eski Komünist Partisi'nden gelen liderler iktidar koltuğuna yerleştiler. Amerika ve Batı desteğiyle milliyetçi ve Rusya karşıtı çizgisini sürdürmek isteyenlerse ciddi sıkıntılara maruz kaldılar. Bunun en son örneği Gürcistan ve Saakaşvili olmuştur. Bir kez daha anlaşılmıştır ki Rusya ile yan yana yaşamak zorunda olanların kendi güçlerini ve imkanlarını iyi hesaplamaları ve gerçeklerin farkında olmaları gerekiyor. Siyasette jeopolitik gerçeklik her zaman ideali sınırlandıran bir faktör olmuştur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi