Asım Yenihaber

Asım Yenihaber

“Beyyine külfeti”

“Beyyine külfeti”

Kavram hukukî, fakat bugünün hukukçuları bilir mi bilmem! “Bir dâvanın, iddianın isbat edilmesi yükü” demek. Bir başka deyişle “isbat külfeti”...

Bu külfet, her sahada olabilir...

İddiamızı isbat dışında, kendimizi isbat, aidiyetimizi isbat, kimliğimizi isbat, tarafımızı isbat... Hayatımızın her safhasında bütün bunlarla karşı karşıya kalabiliriz. 

Cemaat/camia/hizmet... Bugün bu isbat vakıasıyla, külfetiyle karşı karşıya... İçeriden çok da dışarıda. 

İçeride camianın ne idiğü konusunda muhtelif kanaatler var. Son iki ay içinde bu kanaatlerde değişmeler olduğu şüphe götürmez. Fakat asıl dışarıda durum nasıl olacak?

Hizmetin dış uzantıları, Türkiye ile ilgili bir kolaylık ve rahatlık içinde olagelmiştir. En aykırı hükümetler döneminde bile, bu kolaylık hissedilmiştir. 

Türkiye’yi temsil etmek, Türkçeyi temsil etmek... Dünyanın bir çok ülkesine dağılmış olan kurumların tabii hali sayılmıştır. Bu tabiiliği devletin oradaki yapıları da öyle veya böyle desteklemiştir. Zaman zaman devletin en üst kademesinde bulunanlar, hizmetin önünü açmak için devletler-hükümetler nezdinde teşebbüslerde bulunmuşlardır. 

Çünkü mesele Türkiye’nin meselesidir. 

Hizmet dış yapılanmasını içeride “Türkçe Olimpiyatları” ile görünür hâle getirmiş hatta, ciddi bir propaganda malzemesine dönüştürmüştür.

Sahi şu sıralar “Türkçe Olimpiyatları” hazırlıkları ne safhada?

Yapılacak mı, yapılmayacak mı?

Yapılacaksa nerede yapılacak? 

Türkiye’de yapılacaksa, her defasında katılımları ile desteklerini gösteren devlet ricali katılacak mı?

“Efendim hükümetle ilişkiler kötü, Cumhurbaşkanına oynayalım”, düşüncesi pek işleyecekmiş gibi görünmüyor. 

“Muhalefetle idare etmek” düşüncesi, hizmetin felsefesine ters!

En aykırı hükümetlerle bile işi pişirmeye muvaffak olmuş bulunan hizmet, kendisine en yakın olması gereken hükümetle neden papaz oldu? 

Bunun izahını yapmak zor, hatta imkânsız. 

Tek makul izahı, hükümeti bir hamlede devreden çıkaracak bir güç vehminde olmak. 

Bu vehim onları ağır, hatta vahim bir hataya sevketti.

28 Şubat’ın ağır şartlarında bile hükümet desteğini sağlayan bir hareketin içine düştüğü durum elbette vahim. 

Gelelim dışarıdaki duruma... Ülkenin birinde... Hizmet meşruiyetini, tanınırlığını Türkiye’den alırken, bundan sonra nereden alacak?

“Türkiye ile alâkamız yok!” diyebilirler mi?

Diyelim ki, dediler...

Ya sonra? 

Hizmetin B planı, C planı... Elbette vardır!

ABD şemsiyesi, İsrail arkalaması bu planlarda bir yer işgal ediyor olabilir mi?

Etmiyorsa ne?

Bekleyelim, göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Asım Yenihaber Arşivi