Hasan Aksay

Hasan Aksay

Medya ve okuyucu sorumluluğu!..

Medya ve okuyucu sorumluluğu!..

Ergenekon çıkalı, yazılıp, yorumlanması, atlanmaması gereken, ibretli çok olay var. Müşerref, Cumhurbaşkanlığı’na kuvvetle geldi. Neler hayal etti. 9 yıl zirvede kaldı. Kötü gitti. Darbelerin, adaletsiz zemininin çürüklüğü yorumlanmalı.
Darbeci Saakaşvili, Osetya’ya kuvvet denedi. Gelen faturaya kuvveti yetmedi. Kuvvetten başka metodu olmayan Bush, Rusya’yı tehdide yönelip Amerika ve bölgenin harap olmasına yol açmadan, Türkiye’nin Kafkaslar için “İstikrar ve İşbirliği Platformu”nun, barışı ele alabilecek bir yapıya ulaştırılması bölge ve dünya için hayati bir ehemmiyet taşımaktadır.
Engel çok. İran Devlet Başkanı geliyor; Türkiye Afrika İş Birliği Zirvesi’ne Afrika Birliği (AFB) üyesi 53 ülkeden 50’si ile uluslararası 20 örgütün katıldığı (6 devlet başkanı, 5 cumhurbaşkanı yardımcısı, 6 başbakanla temsil edildiği) son derece başarılı toplantılardan rahatsız olan medya var. İbret ki ibret...
Ve her gün, küçük görünümlü ve fakat son derece tehlikeli düşünce ve eylem virüsleri üretip topluma şırınga etmek isteyenler. Evindeki insanı fişliyor, okuma hakkı tanımıyor, bıyıklıyı işten atıyor. Küçük görünümlü bu işler fitnedir. Fitne süratle büyür, böler, düşmanlık ve felaket doğurur. Milletçe yolu kesilmeli.
Fitne, düşman mayını gibi gizlenir, tahribatı çok daha büyüktür. Millet yolunda en ciddi engeldir. Ergenekon davası maskeyi düşürünce, pislik ortaya döküldü. İftira, tuzak ve faili meçhul cinayetler. Dışardan sarmaş dolaş dost görünenler, birbirinin katili. Ağza alınmaz küfürler. Hürmet arz için fırsat aradığı başbakanına, “Gebermedi gitti” gibi tiksinti veren sözler. İbret alan yok mu?..
Ergenekon’la ortaya dökülen bu pislikte, insan yaşayamaz. Milletçe gayrete gelerek bu pislikleri temizlemek zorundayız. Gerekli ders çıkarılıp gereği yapılırsa, tarih gösteriyor ki, böyle çöküşler, birdenbire füze rampasına dönüşebilmektedir. “Bir musibet, bin nasihatten yeğdir”. Zorluklar, kolaylığın anası olur.
NETİCE: Milletçe gereken, vicdanların doğru habere ulaşmasıdır. Karacaoğlan, “Güzelliğin on para etmez;/Şu bendeki aşk olmasa” diyor. Okuyan yoksa? Bulvar gazetesi, reklama ve satışa talip. Her gelip geçene sigara, çay ikram ederiz de seçerek, bilerek ve güvenerek bir gazete almak külfet görünür.
Düşünce, ibret ve gayret doğuran bilgi, detaylardadır. Ders kitapları, magazin gazetesi dışında, halimizi doğru görmek ve sorumluluklarımızı yüklenmek için gazetemizi dikkatle seçmek, köküne-kömecine bakmak zorundayız. Paragraf atlayarak okumakla yazarın maksadı anlaşılır. Düşünce oluşturacak paradigmalara ulaştırmaz. Bilgi yığını doğurur, üretim sağlamaz. Ezber, mantık doğurmaz.
Eskiler, aynı merkezden kaynaklanan benzer hadiseler için bir örnek ele alır, “Bir ambar buğdaydan bir avuç mostralık” diye bütünü anlama yolunu açardı. Türkiye’nin önüne konan engellerin ne derece planlı, programlı olduğunu görebilmek için 18 Ağustos 2008 tarihli Vakit gazetesindeki “Cumhuriyet çalışma Gurubu”nun millet imkanlarıyla “Vakit Gazetesini Susturma Planı”nı okuyup değerlendirmek önemli bir “mostra”dır. Tekrar tekrar okumanızı rica ediyorum. Alain, “Yüz kitap okuyacağına, bir kitabı yüz kere oku” der. Vakit Gazetesi’nin de, bu planı, okuyucularının tekrar gözden geçirebilmesi ve bir ibret vesikası olarak saklayabilmesi için önceden anons ederek broşür halinde vermesini rica ediyorum.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi