Ersoy Dede

Ersoy Dede

Kim olacak?

Kim olacak?

AK Parti Cumhurbaşkanlığı seçimi için kendi adayı üzerinde çalışıyor, CHP’liler kızıyor.. CHP seçmeni için ne hazin bir tablo.. Size ne ‘Erdoğan mı aday olacak Gül mü aday olacak?’..  Siz kendi adayınızla ilgilensenize.. AK Parti’nin Köşk’e yahut Başbakanlık makamına “atama” yapıyormuş gibi gösterilmesi CHP’nin yenilgiyi baştan kabullendiği anlamına gelmez mi?.. Bunu anlamak mümkün değil.. ‘Nasıl yaparım da bundan sonraki seçimde mevcut iktidarı deviririm’ hesabı yapılamayalı epey oldu sanıyorum.. Bir parti muhalefette olsun, 12 yıllık bir iktidar ile mücadele edemesin. Hiç rasyonel değil.. Kürt meselesini AK Parti’ye çözdürüyorsun, Alevi meselesini AK Parti’ye çözdürüyorsun, azınlıklar ile ilgili sorunları AK Parti’ye çözdürüyorsun, sonra diyorsun ki; “bana neden oy vermiyorlar?”.. Ben olsam Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerinde, 23 Nisan’da yapılan 1915 Trajedisi’ne ilişkin açıklamayı duyduğumda siyaseti bırakırdım.. Daha ne yapacaksınız ki?.. İktidar almış çıtayı koymuş bir yere, uzan uzanabilirsen…

BU ADAY AK PARTİ’NİN  ADAYI OLACAK

Gelelim yeniden Cumhurbaşkanlığı seçimlerine.. Kemal Kılıçdaroğlu, veryansın ediyor Gül ile Erdoğan arasında süren görüşmeleri okudukça.. Öyle bir hava veriyor ki, sanırsın iki isim oturmuşlar baş başa vermişler cumhurbaşkanı ataması yapıyorlar.. Yahu 20 milletvekili imzasıyla gösterilecek olan AK Parti adayını belirliyorlar.. Nasıl ki DSP “adayımız Masum Türker olacak” dedi.. Nasıl ki MHP “elbette biz de aday çıkaracağız” dedi.. AK Parti de bu partilerden herhangi biri olarak adayını belirlemeye çalışıyor.. Siz de çalışsanıza.. İşte tüm bunlar siyasetin Türkiye’de yanlış tanımlanmasından kaynaklanıyor. Muhalefetin bir iş-görev sanılmasından, başarısızlık tanımının hatalı yapılmasından ileri geliyor.. Oysa CHP’nin lideri, kazanamadığı her seçim sonrası “bu seçimden de galip çıktık” yalanıyla tabanını gaza getirmese, daha aklı başında sonuçlar çıkacak ortaya.. Misal baktınız ki; Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu halk, başbakan yapmayacak.. Öyle ya bu görüldü.. Isrardan vazgeçip yeni bir başbakan adayı üzerine çalışsanıza.. Kim bilir belki de başbakan adayı “Mansur Yavaş” olursa, sizin seçmen onun seçilmesi için oy verebilir.. Ama yook.. İlla da, başarılı olsun-olmasın Kemal Kılıçdaroğlu kalsın o koltukta.. Kalsın bence sakıncası yok da, o vakit işte böyle kendinizden ümidi kesip AK Parti adayı hakkında “seviyor-sevmiyor” oynarsınız..

YENİ KADRO YENİ TÜRKİYE

AK Parti MKYK’da 3 dönem kuralının esnetilmemesi ile Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecini haklı olarak birlikte değerlendiriyor insanlar..  Şu halde ‘3 dönem esnetilmedi’ demek, ya Erdoğan siyaseti bırakıyor demek ya da Köşk’e çıkıyor demek.. Bunun teknik olarak başka okuması yok.. Dolayısıyla Erdoğan Köşk’e çıkarsa AK Parti karizmatik liderinden yoksun girecek 2015 yarışına.. Erdoğan faktörünün seçmendeki karşılığını bilenler, biraz düşünceli.. E bunun üzerine bir de; Mehmet Ali Şahin, Beşir Atalay, Bülent Arınç gibi kamuoyunda ağırlığı olan isimlerin listede olmadığı bir AK Parti’nin işinin zor olacağı konuşuluyor..  Bence hiç de öyle değil.. Numan Kurtulmuş’un, Ahmet Davutoğlu’nun, Süleyman Soylu’nun, Mustafa Şentop’un, Yasin Aktay’ın, Mazhar Bağlı’nın (ve diğer saygın isimlerin) seçmen önüne çıktığında hiç yadırganmayacağından, sanki 12 yıldır varmışlar gibi karşılanacaklarından eminim.. Zira AK Parti zaten her seçime en az % 50 yenilenerek giriyor.. Bugün bahsettiğimiz sayı 313 milletvekili içinde 69 kişi… Her dönem yaptığı revizyondan bile az.. Yenilenmiş, gençleşmiş bir AK Parti, Fazilet Partisi’nin 2000’lerin başında düştüğü o yanlışa düşmeden sağlam bir şekilde yoluna devam edecek gibi görünüyor.. Bir haftaya kadar göreceğiz.. Kalın sağlıcakla..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ersoy Dede Arşivi