LütfüOflaz'la Sohbet

LütfüOflaz'la Sohbet

Marifet boyda olsa develer Cumhurbaşkanı olur!

Marifet boyda olsa develer Cumhurbaşkanı olur!

- Lütfü Bey; holding medyası ülkemizi ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın elbiselerinin eskiliğinden boyunun kısalığına kadar dış görünüşüyle dalga geçercesine yayınlar yaptı. Hatta içlerinde bir cumhurbaşkanından çok çöpçüye benzediğini söyleyenler de vardı. Nasıl değerlendiriyorsunuz holding medyasının bu yaklaşımını?

- Ne kadar değerlendirmeye çalışsak da holding medyası gibi değersiz bir şeyi değerlendiremeyiz! Onun için holding medyasını geçelim, Ahmedinejad'a gelelim. öncelikle onun boyunun kısalığını konu yapanlar bilsinler ki, Atatürk'ün boyu ile Ahmedinejad'ın boyu aşağı yukarı aynı. Bu demektir ki Ahmedinejad'ın boyu kısaysa, Atatürk'ün de boyu kısaydı. Kaldı ki bir insanın boyunun kısalığıyla dalga geçenlerin insanlıkla bir ilgisi var mı? Hem bakın Gürcistan Cumhurbaşkanı Saakaşvili'nin boyu Tayyip Erdoğan'dan da büyük, ama yüreği daha Rusya'dan yediği ilk tokatta teslim bayrağını çekecek kadar küçük. Oysa Ahmedinejad'ın boyu küçük olsa da yüreği büyük. Hem de dünyanın en güçlü ülkesi ABD'ye ve onun ikiz kardeşi İsrail'e meydan okuyacak kadar büyük. Malumunuz, ne boyu büyük cumhurbaşkanları, başbakanlar var ki, ABD "Höt" dedi mi "Gitti bizim öd" dercesine ödü kopuyor! "Acaba ABD ne der" diye düşünmeden en küçük bir adım bile atamıyor. Bir ülke yöneticisinin boyu büyük, ama yüreği küçük ise neye yarar? Devede de boy var; marifet boyda olsa develeri bütün ülkelere cumhurbaşkanı, başbakan yaparlar! Demek ki önemli olan boyu değil işlevi! İşte İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın da boyu küçük, işlevi büyük! özellikle de başta ABD olmak üzere emperyalistlerin gözünü korkutacak kadar işlevi büyük! Nitekim onun emperyalistlere meydan okuyan yürekli çıkışları da, İran'ın teknolojik alanda kaydettiği başarıları da emperyalistlerin gözünü korkutuyor. Bakın Ahmedinejad, teknolojide dünyanın en ileri ülkeleriyle yarışacak hale geldiklerini gururla açıklıyor. Emperyalistlerin onlarca yıldır süren her türlü ambargosuna rağmen İran teknolojik alanda da dünya devleriyle yarışacak hale gelmiş; kendi uydusunu, kendi savaş uçağını, ilaç gibi en hayati ihtiyaçlarını kendi üretir hale gelmiş. Ama neymiş, İran Cumhurbaşkanı'nın boyu kısaymış, elbiseleri eskiymiş, bir cumhurbaşkanından çok çöpçüye benzemekteymiş. Holding medyasının değerliyi değersiz, değersizi değerli gibi gösterme çabaları boşuna. Keşke bizim de emperyalistlere meydan okuyan, ülkesinin bağımsızlığından en küçük bir taviz vermeyen, en sade vatandaşından daha sade yaşayan, köşklerde, saraylarda, yatlarda yaşamayan bir cumhurbaşkanımız olsa!

PERVEZ MüŞERREF DE DARBECİ CENNETİNDE!
- Pakistan'da askeri darbeyle yönetimi ele geçiren Pervez Müşerref, sonunda halkın temsilcilerinin baskılarına dayanamayıp yönetimi bırakmak zorunda kaldı. Gelen haberlere göre Pakistan'da barınamayacağını anlayan Pervez Müşerref Türkiye'ye yerleşecekmiş. Ne diyorsunuz buna?

- Pervez Müşerref gibi emekli darbeciler iyi biliyorlar ki, Türkiye darbecilikten emekli olanlar için tam bir cennet. Bunu bilen emekli darbeciler yaşamak için Türkiye'yi seçer elbet. Başka ülkelerde emekli darbecilere selam veren bile olmaz, ama bizim ülkemizde emekli darbecilere selam durulur! Başka ülkelerde emekli darbecilere hatır soran bile olmaz, ama bizim ülkemizde emekli darbecilere akıl sorulur! Zaten başka ülkelerde darbeciler dışarıda bırakılmaz, hapse sokulur! Oysa bizim ülkemizde bırakın darbecilerin hapiste tutulmasını, onlar el üstünde tutulur! Baksanıza emekli darbeci Kenan Evren'in yaşantısına... Bu ülkenin en zengin işadamları, verdikleri davetlere onu şeref konuğu olarak çağırıp, baş köşeye oturtuyor. Bu ülkenin en büyük medya patronları ile yöneticileri sık sık onu arayıp, "Bir emriniz var mı Paşam" diye soruyor. Bu ülkenin en yüksek rütbeli komutanları, en üst seviyedeki bürokratları onun karşısında hazırolda duruyor. Bu ülkenin en ünlü şarkıcıları, sanatçıları konserlerinde, gösterilerinde onu en ön sıraya oturtuyor. Ve maalesef halktan hâlâ itibar görüyor; en azından hiçbir tepki görmüyor. Emekli darbeciler için böylesine cennet olan bir ülkede başka ülkelerin emekli darbecileri de yaşamak istemez mi? Mesela Şili, Yunanistan, Arjantin gibi ülkelerin darbecileri hapse atılmış olmasalar, yurtdışına kaçma fırsatı bulsalar, onlar da yaşamak için Türkiye'yi tercih etmezler miydi? Onun için Pakistan'ın darbeci generali Pervez Müşerref'in yaşamak için Türkiye'ye gelmesi de gayet normal değil mi?

öZDE AMERİKANCI, SöZDE SOLCU
- Deniz Baykal karşıtı CHP'liler Hikmet çetin'in genel başkan olacağı yeni bir parti kuracaklarmış. Kurulacak bu parti, iktidar alternatifi olabilir mi sizce?

- Hikmet çetin, bir bakıma NATO'nun Afganistan'daki valisiydi. NATO'yu yöneten güç ise ABD'nin ta kendisi. Bu demektir ki Hikmet çetin, ABD'nin çok güvendiği kişi. Afganistan'ı işgal eden ABD ona böylesine güvenmese NATO'nun Afganistan valiliğine getirmezdi. Şimdi NATO'nun, ABD'nin Afganistan'a vali olarak tayin ettiği kişiyi, Deniz Baykal karşıtı CHP'liler kuracakları partinin genel başkanlığına getirecekler öyle mi? Yoksa bunlar kafayı mı yedi? NATO'nun Afganistan'daki valisini "solcu" dedikleri partilerine genel başkan yapmak, kafayı yemek ya da NATO kafa NATO mermer olmak değil mi? Kuracakları parti solcu olacak, genel başkan NATO'cu olacak, hiç böyle şey olur mu? Belli ki bunlar özde Amerikancı, sözde solcu! Gerçek şu ki böyle bir partiyi Deniz Baykal karşıtı CHP'liler kursa da halk kapatır. çünkü böyle bir parti halktan oy alamaz, kapanmak zorunda kalır. Afganistan'ı işgal eden, Afgan halkına zulmeden ABD işgal kuvvetlerinin valisinin genel başkan olduğu bir partiye hiç halkımız oy verir mi? Bizim halkımız Afganistan'da, Irak'ta Müslüman kardeşlerine zulmeden işgal kuvvetlerine diş biliyor değil mi? Bırakın kurulacağı söylenen bu partinin geri kalan kadrolarını, sadece Hikmet çetin'in genel başkan olması bile bu partinin ölü doğması demek değil mi? Nerde kaldı ki bu parti iktidar alternatifi olacak? Kısacası bu parti bırakın iktidar alternatifi olmayı, bizim köyün ihtiyar heyetinin alternatifi bile olamaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
LütfüOflaz'la Sohbet Arşivi