Hasan Aksay

Hasan Aksay

Sorumluluk, çatıya değil, milletedir

Sorumluluk, çatıya değil, milletedir

Zamanın şartları, İslam adaleti, Allah’ın rahmeti, Osmanlı devletinin kurucu kadrosundaki aileyi, altı asır, adil bir cihan imparatorluğunun yönetimi yaptı. 

Zamanla gelişen sosyal ve siyasi şartlar, seçimle iktidara imkan sağladı; zaruri kıldı. Ne var ki çıkarcı zorbalar, milletin seçim hakkına tuzaklar kurdular. Darbe ile vicdanları susturup, dalkavuk ürettiler. Açık, gizli hilelerle vicdanları çaldılar! Bu hileler, darbelerin görüntü mertliğinden de mahrum, sırıtkan bir utanmazlıktır. Tarihe düşmüş bir kayıtta, patron: “-Kim kazandı? –Biz! –Yok çocuk? İdare, idare?”

Açık ve hileli darbe icraatında zulüm aynıdır. Milletten korkar, güce sığınırlar. Zorbalık kördür, ayrım yapamaz. Yönetimden adalete, ekonomiye kadar tek marifetleri dayatmadır. Birkaç örnek:

1960 darbesinin, Yüce Divan Mahkemesi Başkanı Başol“Sizi buraya getiren güç böyle istiyor” diyor; 28 Şubat Post Modern darbesi, Yüksek Yargı’yı toplayıp, kendilerini ayakta alkışlatıyor? BAAS darbecilerinin, Irak ve Suriye’de; Sisi’nin Mısır’da doğurduğu felaketler ibret değil mi? 

Bülent Ecevit, TBMM üzerine, meclisteki liderlerle bir çatı kurdu.Akla, hayale gelmeyen A. Necdet Sezer’i çatıya çıkardı. Şaşkınlık geçmeden Çankaya’ya oturdular. 

Ecevit’in, TBMM üzerine kurduğu çatıyı kopyalayanlar, aynı çatıyı, milletin üzerine kurdular. Millet, böyle oyuna gelmez. Kaldı ki,1) Taklit, asıl yerini tutmaz. Boyut farklı, şartlar değişmiştir. 2) Millet vicdanı, lidere kiralık değil. 3) O acılı çatıdan, hayati tecrübeler doğdu. Bu tecrübelerden ikisi: A) Çatıdan gelen Sezer’in süresi bitti. Evini taşıdı. Kendi gitmedi. Yani darbe yaptı. Makamı işgal etti. Yetkisiz atamalar yaptı. Çankaya, yeni bir darbe çeşidiyle işgal edildi. B) Anayasa fırlatmış, para pul olmuştu. Bunlar neyse? Sezer’i çatıya çıkaranlardan bir yetkili, onun Ecevit’e fırlattığı kitap olayını, iki kelimeyle tarihe yorumladı? “Nankör kedi” dedi. Faturayı millet ödedi, “Nankörlük” hesabı çatıcılara? Aziz millet, bu tecrübeyle de sabittir ki, Çatı’dan seçilen kimsenin sorumluluğu millete değil, Çatı’yı çatanlaradır. Çatıcının, hesap vereceği, veli-i nimeti olan yer, Çatı’dır. CHP ve MHP’dir. Müslüman, aynı çukura iki kere düşmez. 

Aile, millet ve devlet birlikle, dayanışma ve kardeşlikle güç ve varlık kazanır. Haset, kıskançlık, fitne ve iftira revaç bulursa, iyilik görülmez, dost düşman seçilmez. Bela, kapıya dayanır. Boş mazeret, vicdanı kurtarmaz. Hakkın şahitliğiyle sorumluyuz. Seçim, millete ve tarihe karşı şahitliktir. Ayrımcılık yapanlar da, ötekileştirenler de açık, görülüyor. Hükümet, elbette suçlunun üzerine gidecek.

Aziz millet, Allah’a, millete karşı sorumlulukları unutturacak, hizmet hedefine yön değiştirecek,sorumluk doğuran ihsan ve lütufları kabul ederek, emeğinin dışında makam ve imkanlar peşinde koşan kimselere iltifat etme! 

Siyasi makamlar, millete hizmet yeridir. “Köprü, Hava Alanı, Hızlı Tren istemezük” terörüyle siyaset olmaz! Avrupa’ya işçi gitmek için kapı arar duruma düşeriz. Seçim, millete hizmet imkanını, halkın ayağına getiren eşsiz bir nimettir. Bu nimetin kadri bilinmezse kaos doğar. İnsana, Esat, Sisi ibreti yeter.

Nasıl olsa kazanacak gibi bahanelerle oyalanmak, görevi ihmaldir, vebaldir. Kendimizi aldatma yerine gayrete gelmek ve “Mursi’nin oyları daha fazla olsaydı, Sisi ve fitnecilere ümitlerini kaybettirir; Mısır’ı felaketten kurtarır; kardeşlik ve kalkınma yolunda hamleler yaptırırlardı” diye düşünüp, ibret almaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi