Fatih Akkaya

Fatih Akkaya

Uslu’nun ‘Şeker’ hassasiyeti

Uslu’nun ‘Şeker’ hassasiyeti

Bir hayli yoğun bir haftayı geride bıraktık.          

Haber sütunlarımızdan okudunuz, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Vahdet’i makamında ağırladı.

Genel Yayın Yönetmenimiz Yener Dönmez ve Parlamento Muhabirimiz Çınar Coşkunserçe ile birlikte Meclis Başkanı Çiçek’le 1 saati aşkın bir görüşme gerçekleştirdik.

Çiçek’in gündemdeki konulara ilişkin açıklamaları dikkat çekiciydi.

Özellikle 4 eski bakanla ilgili tapelerin imhası konusunda muhalefetin topu üzerine atmasına tepkisi…

Muhalefetin mayın tarlasına sürecek adam ararken hukuka bakmadığını belirten Çiçek, “Sen git dilekçeni savcıya ver. Niye Meclis Başkanını bu işin içerisine katıyorsun” diye konuştu. 

Başkan’ın şu özeleştirisi de kayda değerdi:

“Bu millete birlik ve beraberlik tavsiye ediyoruz. Vahdet tavsiye ediyoruz. Kavga dövüş yapmayın diyoruz. Bunun tersini yapıyoruz. Bunu yapınca da sözün anlamı kalmıyor.”
***
Geçtiğimiz hafta AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu ile de bir görüşmemiz oldu.

Ayrıntılarını bugün sütunlarımızdan okuyacaksınız.

Görüşmemizde gündeme gelen Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesi konusunu köşeye bırakmıştım.
Malum, Hükümet’in Şeker Fabrikaları’nı özelleştirme politikası ciddi endişeleri de beraberinde getirmişti. 

Liberal ekonomilerin beşiği Avrupa ve Amerika’da bile bu sektör tamamıyla üretici eliyle yürütülürken, Türkiye’de devletin, son derece stratejik bir ürün olan pancarı, şekeri büsbütün özel sektöre devretmesinin mantıklı bir izahı yoktu. 

Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakanlığı döneminde bu endişe ve uyarılar karşısında duyarsız kalmayarak, satış ihalelerini durdurmuştu. 

Uluslar arası nişasta ve glikoz üreticilerinin hedefindeki Türk Şeker Fabrikaları, maalesef Özelleştirme İdaresi’nin gündemindeki yerini de koruyor.

Önümüzdeki seçimlerin hemen ardından yeniden ihaleye çıkılacağı söylentileri var. 

Nasıl bir ihale, nasıl bir model?

Burası çok önemli.

Hak İş gibi ülkenin önde gelen STK’larından birinden siyasete girmiş bir isim olan Uslu’yu, Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesi sürecinde ortaya çıkan endişeler konusunda son derece duyarlı gördüm. 

Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesine prensip olarak karşı değilken, “ne şekilde olursa olsun sat gitsin” demiyor.

Daha çok “nasıl bir özelleştirme” sorusunun cevabı üzerinde duruyor.

“Onun için önümüze geleni satalım, elden çıkaralım, zarardan kurtulalım, anlayışı doğru değil” diyen Salim Uslu, Devletin elinden çıkaracağı yerin üretimde kalmasının, istihdam oluşturmayı sürdürmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

Uslu “Devletin ve toplumun ne kadar kâr elde ettiği daha önemli” diyor.

Bunlar son derece önemli görüşler.

İnşallah ilgili bakanlık ve bürokratlarca da önemsenir. 

Devletin elinde 25 şeker fabrikası bulunuyor.

İçinde üreticinin, devletin yer almayacağı bir özelleştirme modeli sektör ve ülkenin yanı sıra, bu fabrikaların bulunduğu illerdeki insanları derinden yaralayacaktır. 

Bu illerden biri de Uslu’nun seçim bölgesi Çorum.

Salim Bey, bunu görüyor.

Dolayısıyla inisiyatif alıp, ilgili STK’ların önerilerine kulak veriyor.    Ümit ediyorum, üretici ve devletin de içinde olduğu bir model üzerinde uzlaşı sağlanır.

***

Değerli okurlar,

Çok şükür Vahdet tuttu.

Ve günden güne büyüyor.

Her başarılı işte olduğu gibi, burada da Vahdet’i çekemeyenler olacaktır.

Sevenlerimiz olduğu gibi sevmeyenlerimiz de vardır çünkü.  

Bir takım yalan dolanla, iftirayla Vahdet’in önünü kesmek isteyenler çıkacaktır. Bu bizi daha da güçlendirecektir inşallah. 

Bilmenizi isterim ki,

Sadece Allah’a güveniyor, Allah’tan korkuyor ve şunu söylüyoruz: 

Herşeyin en doğrusunu Allah görüyor, Allah biliyor.

Allah bize yeter. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fatih Akkaya Arşivi