26 Mart 2017 Pazar27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:24Güneş 06:51Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:30Yatsı 20:50
    • 20°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 20°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Terör örgütüne cesaret ve güç veren hata

Faruk Köse

Kanlı terör örgütü PKK’nın, Kobani’de gördüğü yardımla “uluslararası meşruiyet” kazanacağını ve “güvenli alan/ülke” edinerek “devlet olma yolu”nun açılmasında önemli mesafeler katedeceğini defalarca yazdım.

13.08.2014 tarihli “IŞİD’i gösterip Kürdistan’a razı etmek”, 29.09.2014 tarihli “Tampon bölge ‘PKK Kürdistanı’nı üretmez mi?”, 01.10.2014 tarihli “IŞİD operasyonu neyin başlangıcı olacak?”, 07.10.2014 tarihli “IŞİD’e karşı PKK’yı desteklemek” ve 22.10.2014 tarihli “Peşmerge’yle sıfır sorun, PKK’ya hayat öpücüğü” başlıklı yazılarımı buna örnek verebilirim. Bu yazıların her birinde konuya farklı açılardan yaklaşmış olsam da, hepsinde ısrarla şunları vurgulamıştım:

1- Türkiye, önce IŞİD gösterilip Kuzey Irak’ta ve Kuzey Suriye’de Kürdistan’a razı edilecek, sonra kendi Kürt sorununu Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’yle birleştirip bir “konfederal yapı”nın ardından, “ayrışma ve küçülme”ye mecbur ve mahkûm edilecek!

2- Ortadoğu’da plânlanan “sınır değişiklikleri Türkiye eliyle yapılacak.” Böylece Türkiye, kendi eliyle dizayn edeceği yeni Ortadoğu’dan şikayetçi ol(a)mayacak.

3- Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyinde istediği ve fiilen oluşturulmuş bulunan “tampon bölge”, kısa süre sonra başına bela olacak. Nasıl ki Kuzey Irak’ta kurulan tampon bölge Irak’ta “Barzani Kürdistanı”nı üretmişse, Kuzey Suriye’de kurulacak tampon bölge de Suriye’de “PKK Kürdistanı”nı üretecek ve PKK, Güneydoğu’yu ayırmak için “güçlü ve dokunulamaz bir ülke sahibi” olacak.

4- IŞİD’e yapılan operasyonun asıl gerekçesi, katledilen mazlum Kürtlere yardım etmek değil. Operasyon, “bölgenin sınırlarını değiştirmek ve kolay lokma haline getirilecek güdümlü devletçiklere bölmek” için gereken şartların olgunlaşmasını sağlayacak. Operasyon sonrasında Irak ve Suriye toprakları üzerinde, en az ikişer adet Ürdünvari küçük devletçik ile, güdümlü bir militer Kürt Devleti kurulacak.

5- “Terör örgütü sayılan IŞİD’i durdurmak için yapılan operasyon, başka bir terör örgütü olan PKK’yı güçlendirip meşrulaştıracak.” Türkiye, eylemlerinden doğrudan etkilenmediği IŞİD’e operasyona destek verir de doğrudan kendine karşı “bölücü terör eylemleri” içinde bulunan PKK’ya yardım ederse, PKK’yı kendi elleriyle güçlendirmiş olacak. Mühim olan, operasyonun “kime karşı” yapılacağından ziyade, “kimin yanında” yapılacağı, IŞİD’e operasyonun kimin işine (de) yarayacağı. Bu nedenle Türkiye, IŞİD’e karşı PKK’nın yanında operasyona katılırsa kendi ayağına sıkmış olacak. PKK’nın Suriye şubesi PYD’ye yarayacak her yardım ve atılacak her adım, PKK’ya yapılmış olacak. Kobani’de IŞİD’e yapılacak operasyon, Kobani’yi üs edinen PKK’yı kurtaracak.

5- Türkiye’nin, “PKK’ya her türlü desteğin verildiği geçiş koridoru” haline gelmesi, “ABD’nin silah yardımı”nın ve “Peşmerge’nin savaşçı desteği”nin Kobani’deki PKK teröristlerine Türkiye üzerinden ulaşması, “terör örgütü PKK”ya meşruiyet kazandırıp güç ve cesaret verecek. Peşmerge’nin Kobani’ye geçirilmesi, doğrudan doğruya terör örgütü “PKK’ya yardım” etmek olacak. Türkiye, ülkesini bölmek için silahlı teröre başvuran PKK’ya hayat öpücüğü demek olan “Kobani operasyonuna destek” verirse, bunun sonu kötü bitecek.

İşte görüyorsunuz; bugüne kadar yazdığım yazılarda dikkat çektiğim husus şuydu: Eğer Kobani’de IŞİD’e karşı PKK’yı desteklerseniz, PKK’yı güçlendirir, yeni bir dinamizm, güç ve güven kazandırır, “PKK Kürdistanı”nın yolunu açarsınız.

Ama maalesef bu hata yapıldı ve PKK’ya büyük bir cesaret ve güç verilmekle kalınmadı, “kurtarılmış bir ülke” kazandırıldı.

Şimdi, ben bunları yazarken “çözüm sürecine zarar veriyorsun” diye eleştirenlere, PKK elebaşılarından KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok’un çağrısını iyi okumalarını öneriyorum. Sabri Ok, “Sterk TV”de yayımlanan “Rojev” programında terör yandaşlarına ve silahlı terör unsurlarına, “halkımız yeni bir mücadele hamlesine hazır olsun” çağrısı yaptı. Güvendiği dayanak noktası ve aldığı cesaret ise sözde “Kobani zaferi”ydi.

Terör elebaşısı Sabri Ok, Kobani direnişinde olduğu gibi, “Kürt halkının kendi öz gücü”yle mücadelesini yürütüp, başarıyı elde edeceğini söyledi. Ardından, “Kürt halkının bahar başında yeni bir ruh, yüksek bir moral ile yeni bir mücadele hamlesine hazır olması”nı istedi.

Kobani’de Türkiye’nin ve başta ABD olmak üzere “Batı Bloku”nun yardımlarıyla elde ettikleri başarıyı “kendi öz güçleri”nden sayıp, teröristlerine yeni bir cesaret ve umut vermede “motivasyon malzemesi” olarak kullanmaya başladılar. Bunu “AKP’yi, Devleti çözüme zorlayacak” bir yol olarak görüyorlar.

Yine Türkiye’nin Kobani’de IŞİD’e karşı PKK’ya yardım etme şeklindeki hatası, PKK için uluslararası meşruiyet için öyle bir kulvar açtı ki, terör elebaşısı, baharla birlikte başlatacakları hamlenin “kendini savunma, diplomatik ve siyasi bir mücadele” olacağını söyledi. Gördüğünüz gibi, Türkiye ve ABD tarafından fiilen tanınıp yardım görmenin “diplomatik ve siyasi meyveler”ini toplamaya hazır haldeler.

Görüyorsunuz, dikkat çektiğim hata, terör örgütü PKK’ya Kobani’yi güvenli ve sağlam bir “üs ve ülke” olarak kazandırmış, “PKK’ya Devlet kurma yolu”nu açmış bulunuyor.

YORUMLAR
600

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.