Cübbeli Ahmet Hoca

Cübbeli Ahmet Hoca

Osmanlı'nın altını oydular

Osmanlı'nın altını oydular

Sofu Beyazıt iba­det ya­par­ken Şi­a’­ya des­tek için İran'a ge­mi ge­mi al­tın­lar gi­di­yordu. Şia­lar­ ona “Sul­ta­nı­mız­sın, pa­di­şa­hı­mız­sın” di­yordu. O mü­ba­rek  anlamıyordu ama altını oyuyorlardı. Osmanlı’ya neler etti o Şah İsmail.

Ah­me­di­ne­jad Bur­sa'ya gel­di­ğin­de mil­let ba­ya­ğı bir te­za­hü­rat yap­mış. Bu be­ni üz­dü. Be­nim ce­ma­at­ten ona te­za­hü­rat ya­pan ol­maz her­hal­de. On­lar it­hal gel­di­ler her­hal­de dı­şa­rı­dan. Ben­ce it­hal ma­lı­na ben­zi­yor. Bur­sa şu­ur­lu­dur. Bur­sa Ehl-i Sün­net dı­şı Şi­a’­ya iti­bar et­mez. 

NE YA­LA­KA ADAM

Bu adam­lar Su­ri­ye­’de Müs­lü­man­la­rı kı­tır kı­tır ke­si­yor­lar ha­la. Müs­lü­man­la­rın ır­zı­na te­ca­vüz edi­yor­lar ha­la. O İra­n’­ın adam­la­rı Müs­lü­man­la­rı, Ehl-i Sün­ne­ti ya­kı­yor­lar Su­ri­ye'de. Bu da on­lar­dan­dır. Ta­ki­ye ya­pı­yor. TRT’­ye de çık­mış söy­le­şi yap­mış. Ne ya­la­ka adam, ne ta­ki­ye­ci adam. Kalk­mış bir de “Türk­le­rin adı­nı anar­ken aya­ğa kalk­ma­mız la­zım. Türk­le­ri şöy­le se­vi­yo­ruz, böy­le se­vi­yo­ru­z” fa­lan de­miş. Ya­hu ner­den se­vi­yor­su­nuz ar­ka­daş! Os­man­lı bü­tün dün­ya­yı Müs­lü­man ede­cek­ti bu Şi­a ol­ma­sa ya­hu. Bü­tün Av­ru­pa­’yı Müs­lü­man edi­yor­du he­men ar­ka­dan bun­lar ka­zan kal­dı­rı­yor­du. Bu Şi­a ne­ler et­ti Os­man­lı'ya ya­hu, zer­re ka­dar sev­mez­ler. 

TAKİYE İMANLARIDIR

Ebu Be­kir Sıd­dık'ı sev­mez­ler, Haz­re­ti Ömer Efen­di­mi­zi sev­mez­ler, Ay­şe ana­mı­za if­ti­ra eder­ler, sa­ha­be­ye hep kâ­fir der­ler. Bi­zim bun­lar­la ne işi­miz olur ya­hu. Aman, aman, aman bun­lar “Biz siz­de­niz, şu­yuz, bu­yu­z” der­ler. Ta­ki­ye de on­la­rın di­ni­dir, ima­nı­dır. Gös­te­riş ya­par­lar. Tür­ki­ye'de de iti­bar gör­me­le­ri bi­zi üz­müş­tür. 

Nİ­YE DÖ­VÜ­YOR­SUN?

Bir kaç ta­ne de Su­ri­ye­li genç onu sa­bo­te et­miş. “Ne ya­pı­yor­su­nuz? Bi­zim Müs­lü­man­la­rı ke­si­yor bun­la­r” de­miş­ler. Bu İran ol­ma­sa Esed çok­tan dü­şü­cek Ehl-i Sün­net ra­hat ede­cek. Pro­tes­to­cu­la­rı da döv­müş­ler. Su­ri­ye­li­le­ri ni­ye dö­vü­yor­su­nuz? Adam maz­lum, zul­me uğ­ra­mış, mu­ha­cir ol­muş. Ada­mın ko­nuş­ma­ya hak­kı var. Bı­rak adam ona söy­le­sin der­di­ni. Böy­le bir şey ya­şan­mış Bur­sa'da. Ta­bi iyi bir gö­rün­tü de­ğil. Al­lah tek­rar­lan­ma­sı­nı na­sip et­me­sin. 

NELER ETTİLER

Bu adam­lar şer­li adam­lar. Müs­lü­man­lar uya­nık ola­ca­ğız. So­fu Be­ya­zıt mü­ba­rek zat. Haz­re­ti Fa­tih'in oğ­lu. So­fu de­mek zi­kir eh­li, ve­li de­mek. İba­det ya­pı­yor, te­hec­cüd kı­lı­yor sa­bah­la­ra ka­dar. Rab­bim ru­hu­nu şad ey­le­sin, kab­ri­ni nur ey­le­sin. Fa­kat be­nim gi­bi saf. O ora­da iba­det ya­par­ken Şi­a’­ya des­tek için İran'a ge­mi ge­mi al­tın­lar gi­di­yor. O da an­la­mı­yor. Şia­lar­da ona “Sul­ta­nı­mız­sın, pa­di­şa­hı­mız­sın, ba­ba­mız­sı­n” di­yor. O da mü­ba­rek “On­lar­da Müs­lü­ma­n” di­yor. Ama Be­ya­zı­t’­ın al­tı­nı oyu­yor­lar. Os­man­lı'nın al­tı­nı oyu­yor­lar. Ne­ler et­ti o Şah İs­ma­il! 

HER YERİ KARIŞTIRIYOR

Ya­vuz Sul­tan Se­lim Han Haz­ret­le­ri ol­ma­say­dı bü­tün bu coğ­raf­ya, biz dâ­hil hep Şi­i’y­dik şim­di. Bu ka­dar sa­vaş­tı­ğı ve bu ka­dar en­gel­le­di­ği hal­de ha­la Tür­ki­ye'de ne ka­dar çok Şi­i var. Yüz­de ora­nı çok yük­sek. Şu an­da Ta­ci­kis­ta­n’­ı ele al­mış­lar, ora­da ki Ehl-i Sün­ne­ti ha­pis­le­re at­tı­rı­yor­lar. Ta­ci­kis­tan ne­re, Ye­men ne­re­… Ye­men'i de ele al­mış­lar. Ora­da da Müs­lü­man­la­rı kı­rıp ge­çi­ri­yor­lar. Dün­ya­nın her ye­ri­ni ka­rış­tı­rı­yor bu Şi­a be­la­sı. Çok bü­yük teh­li­ke! Ya­hu­di kur­dur­muş­tur bu­nu. İbn-i Se­be Ya­hu­di­’si kur­dur­muş­tur. 

İmam-ı Rab­ba­ni Haz­ret­le­ri “Al­lah-u Te­âla’­nın en kız­dı­ğı fır­ka, 72 fır­ka­da Al­la­h’­ın en buğz et­ti­ği fır­ka Şi­a-ı Şe­ni­a'dı­r” di­yor. Çün­kü on­lar Ra­su­lul­lah (Sal­lal­la­hu Aley­hi ve Sel­lem)’in sa­ha­be­si­ni sev­mez­ler. 

YÜZLERİNDE SECDE İZİ

Al­lah-u Teâ­la  “Mu­ham­med, Al­la­h’­ın Re­sû­l’­üdür. Onun­la be­ra­ber bu­lu­nan­lar da kâ­fir­le­re kar­şı şid­det­li, ken­di ara­la­rın­da ise pek mer­ha­met­li­dir­ler. Sen on­la­rın rü­kû ve sec­de et­tik­le­ri­ni gö­rür­sün. On­lar, Al­la­h’­ın lüt­fu­nu ve rı­za­sı­nı arar­lar. Yüz­le­rin­de ise sec­de izi var­dır. On­la­rın Tev­ra­t’­ta­ki vas­fı bu­dur. İn­ci­l’­de­ki va­sıf­la­rı ise şöy­le­dir: On­lar fi­li­zi­ni çı­kar­mış, son­ra git­gi­de kuv­vet bul­muş, ka­lın­laş­mış ve göv­de­si üze­rin­de yük­sel­miş bir eki­ne ben­zer ki, ekin­ci­le­rin pek ho­şu­na gi­der. Al­la­h’­ın on­la­rı böy­le­ce ço­ğal­tıp kuv­vet­len­dir­me­si, kâ­fir­le­ri öf­ke­ye boğ­mak için­dir. On­lar­dan iman eden ve gü­zel iş­ler ya­pan­la­ra Al­lah mağ­fi­ret ve bü­yük bir mü­kâ­fat va­at et­miş­tir.” (Fe­tih Sû­re­si, 29.) bu­yu­ru­yor. 

KÂFiRLERi ÖFKEYE BOĞMAK iÇiN

23 senede 114.000 sahabe hiçbir peygamberde yok. 

“Allah’ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak içindir.” 

İmam-ı Rabbani Hazretleri bu ayeti okuyor. 

Bu ayetten anlaşılıyor ki “Sahabeye kızanlar kâfirdir. 

Onun için 72 fırkanın en bozuğu Şia’dır. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de Allah onlara küffar buyurdu” diyor İmam-ı Rabbani Hazretleri. Bunu İmam-ı Rabbani söylüyor. 

BUNLARIN HİÇBİRİNE GÜVEN OLMAZ

Dolayısıyla sahabeyi sevmeyenin dini, imanı olmaz. Bunlara güven olmaz. Sahabeyi sevmeyen beni sevsin mi? “Türkleri çok seviyoruz, sizi çok seviyoruz” diyor. 

Sevme beni kardeşim! Sahabeyi sevmiyorsan beni sevme, gerek yok. 

Lazım değilsin. 

FiLiZi RASULULLAH (S.A.V.) EKTi 

Nuh (Aleyhisselam) 950 senede bir rivayete göre 8 bir rivayete göre 80 kişiyi Müslüman edebildi. 

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 23 senede 114.000 küsur sahabe yetiştirdi. Bu filizi eken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). Bu filizi eken bile hayran kaldı. 

KISA ZAMANDA ÇOK MAHSUL

Çünkü tarlaya ekilen filizin mahsul vermesinin bir zamanı var. 

Ama “Benim ektiğim filiz ne çabuk tuttu ne çabuk yeşerdi. Ne kadar kuvvetlendi ve güçlendi ve ne kadar kısa zamanda bu kadar mahsul verdi” diye hayran kaldı. 

AYININ BiLE ANKARA’DA ADAMI VAR

Laz’ın biri ormanda ayı vurmuş. Adamı hemen yakalayıp mahkemeye çıkarmışlar. Hâkim “Ayıyı niye vurdun? Av yasağı var” demiş. Adam da “Av yasağı ne demek. 

Bana saldırdı. Beni öldürse miydi?” demiş Hakim “Av yasağı olduğu için suç işledin cezası var” demiş. Laz “Bunu kim yasak etti” demiş. Hakim de “Ankara’da Meclis var. Vekiller var, kanun çıkarıyorlar” demiş. 

Laz “Ne yaptılar” diye sormuş. Hakim de “İşte ayıyı vurmanın yasak olduğu kanun çıkardılar” diye cevap vermiş. 

Laz isyan ederek açmış göğsünü “Ey gidi hakim bey! O ayının bile Ankara’da adamı var, kanunla onu koruyor da, benim adamım yok. Vur beni!” demiş. 

HAYVAN KADAR DEĞERİMİZ YOK

Hakikaten Ehl-i Sünnet’in, hacının, hocanın, mazlumun, garibin haklarını hayvan hakları kadar savunan yok. Ehl-i Sünneti müdafaa eden yok. Beni bir sene içeri attılar, bir şey diyen çıkmadı. Ama bir ayıyı vur bütün dünya ayağa kalkar. Feministi, Kömünisti, hayvan hakları, insan hakları… 

İnsanın değeri yok. Hayvanın değeri daha çok. Hayvanın bence de değeri var. Hayvana hürmet ederim. Ama saldırdığı zaman da insanın canı daha hürmetlidir. Müdafai nefisten mecburen onu vurmak zorunda kalıyorsun. Laz da ayıyı keyfine vurmadı yani. 

Hadis-i  Şerif

Geçmiş ümmetlere nispetle sizin dünyada kalışınız, ikindi namazı ile güneşin batımı arasındaki 
vakit kadardır.  (Buhârî, Mevâkît, 17; Tevhid, 31, 47)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum
Cübbeli Ahmet Hoca Arşivi