Lütfü Şehsuvaroğlu

Lütfü Şehsuvaroğlu

Ben de onaylamıyorum nesini onaylayacağım

Ben de onaylamıyorum nesini onaylayacağım

Altı kişi bazı gazeteler bizden de olsun diye yedinciyi ‘monte’ ediyorlar komiteye… 

Neymiş efendim; izleyeceklermiş. Film mi ki bu izlesinler?

Hem sorumluluğun olmayacak, hem de ahkâm keseceksin, yok öyle yağma…

Sen AB izleme komisyonu musun?

MHP lideri de, Cumhurbaşkanı da onaylamadılar. Ben de onaylamıyorum. 

Benim onaylamadığım izleme komitesini Apo onaylasa n’olur, onaylamasa n’olur?

Kadir İnanır, Deniz Ülke Arıboğan, Ahmet Taşgetiren, Hilal Kaplan, Avni Özgürel, Öztürk Türkdoğan..

Ali Bayramoğlu da katıldı bu altılara…

Oldu mu sana yedi?

Üçler yediler kırklar..

Üçler…

Başrol oyuncusu Abdullah Öcalan.

İkinci başrol oyuncusu ya Erdoğan ya Davutoğlu..

Biri başrol oynayınca öbürü karakter rolüne soyunuyor.

Üçler tamam da yediler kim?

Yediler… 

Altı kişi: biri prof, biri artist, diğeri bir STK temsilcisiymiş ama adını ilk defa duyuyorum, diğerleri gazeteci…

Ahmet Taşgetiren var da neden Dilipak yok? Neden fetvacı hoca yok? Kadir İnanır var da neden Türkan Şoray yok? Hatta Ahmet Mekin… 

Aşk emek değil mi?

Kadir ne anlar aşktan?...

Çocuğu bıraktı gitti kamyon şoförü…

Ahmet Mekin olmalı bence…

Sorumluluğu daha yüksek en azından…

Kürt sorunu da biraz sorumluluk ister hani…

Avni Özgürel var da niçin Mümtaz yok? Yahut Vedat olsun en azından…

Ülkücü geçmişi ise onlar da geri kalmaz…

Apo da bir zamanlar paralelciydi, unuttunuz mu? Şimdi neden Hocaefendinin adını ağzına almıyor acaba? Ne çabuk unuttunuz… Demedi mi, Türkiye’de muhatap alacağım artık ne asker, ne iktidardır; Pennisilvanya’dır diye…

İlla babası mitçi olanlar mı izleme komitesine üye olmalı? Bu apaçık bir vesayeti işaret etmez mi? Hani vesayetten kurtulacaktık? Yoksa Apo ile MİT arasında daha eski zamanlardan bir bağıntı mı var? Cevat Öneş açıkça çıkıp söylesin…

Evet onaylamıyorum.

Türkiye’nin kahır ekseriyetinin de onaylamadığını muhtemelen Sayın Cumhurbaşkanı biliyor.

Bülent Arınç İle Melih Gökçek Arasındaki Kavga

Her iki taraf da birbirini cemaatçilikle suçluyor.

Bülent Beyin Ege’de cemaat tarafından nasıl sevildiğini bilmeyen yok.

Fakat Bülent Arınç’ın Milli Görüş geleneğinden geldiğini herkes bilir. Muhtemelen bağıntısı geleneksel sempati ilişkisidir.

Melih Gökçek ise Yeniden Milli Mücadele 

geleneğinden geliyor. Yani başlangıçta Aykut Edibalici…

Bülent Bey arsaların nasıl peşkeş çekildiğini açıkladı. MTTB çayları ‘bahs-i diger’.

Cemaatin en yüksek düzeyde bir gönüllüsü –ki Yazarlar Vakfının kurucularındandır- sondan bir önceki belediye başkanı seçimlerinde bizzat Hocaefendi’nin devreye girdiğini bana açıklamıştı. Hatırlarsanız, Tayyip Bey Altınpark’taki belediye başkanları toplantısına Melih Beyi almamıştı ve aday yapmayacaktı. İşte o seçimde son anda Pennisilvanya devreye girdi ve Sayın Erdoğan’ı aradı ve Melih Bey’in bir dönem daha aday yapılması gerektiğini söyledi. Erdoğan da kırmadı.  

Şimdi kılıçlar çekildi ve artık arkası gelir bunun.

Kol kırıldı da yen içinde duramıyor.

Bülent Bey’in iddialarının üstüne yenileri çorap söküğü gibi gelir. Savcılar harekete ne zaman geçecek bekliyorum. 

Yoksa savcılar üzerinde cemaatin otoritesi devam ediyor mu?

Bu arsaların hangi arsalar olduğunu Türkiye’de bir hukuk düzeni varsa bulmak zorunda değiller mi?

Sayın Davutoğlu’nun sınavı

Restorasyon hükümeti olmak iddiasını güçlendirmek için seçim sınavını beklememeli…

Eğer rüştünü ispat ederse, seçim sonucu ne olursa olsun; siyasi kariyerini kapatmaz, bilakis yükselterek sürdürür gibi geliyor bana…

Çekinmeyip dört bakan için gönlünden geçeni yapamamanın ıstırabını vicdanında bir yük olarak taşıma yerine, Sayın Davutoğlu kendine yakışanı yapıp siyasette bir restorasyona imza atabilir.

Cumhurbaşkanımız da yakın gelecekteki MHP ortaklı koalisyona alışmak zorunda kalır. Dilini yumuşatıp daha dengeli bir Cumhurbaşkanı belki olabilir.

Hem Tayyip Bey’in AK Partiyi desteklemekten başka alternatifi var mı? O halde restorasyon dönemi rüşt dönemidir. Her türlü vesayete karşı parlamenter demokrasimizin sınavıdır. 

Bunu en iyi de zannederim Sayın Davutoğlu bilmektedir. 

Aksi…

Aksini düşünmek bile istemiyorum. 

Kendilerine Hüseyin Avni Bey iradesi dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Lütfü Şehsuvaroğlu Arşivi