Cihangir İşbilir

Cihangir İşbilir

Basîret ve Ferâsetle…

Basîret ve Ferâsetle…

Geçmişi unutacak kadar hafızasız, geleceği tasavvur edemeyecek kadar hayalsiz bir millet yaşamaz.” 

Bu veciz cümleyi 1959’da Tercüman’daki bir makalesinde Peyami Safa kaleme almış.

‘Nereden nereye’ temalı çok yazı yazıldı, haddinden fazla müzakere yapıldı ve hesapsız siyasi nutuklar atıldı. 92 yıllık Cumhuriyet tarihi de aynı mukayese mantığı ile ele alındı çoğu zaman, son dönem hükümetler de kendi başarılarını veya başarısızlık mazeretlerini bu kalıpta değerlendirip seçmenden destek istediler. 

Bu tip değerlendirlemelere bir yenisini de ben eklemek istemiyorum bugün. ‘Basiret ve ferasetle’ geçmiş-gelecek muhasebesi ve Erdoğan liderliği ve Ak Parti iktidarlarını selefleriyle ve bugünkü alternatifleriyle mukayese edip bir karar vereceğiz bugün. 

Yarınki manzara, ne’ye lâyıksak veya ne’ysek o olacak; buna şüphemiz olmasın.  

DEVRİMBAZ VE DİNBAZLARA DİKKAT!  

‘Bâz’ Farsça’da oynayan demek. Bizde mebzul miktarda bulunur ‘devrimbaz’ da ‘dinbaz’ da. 

Son dönemdeki ‘savrulma’nın ve beş aydır toplumun içinden geçmeye mecbûr edildiği korku tünelinin de baş müsebbipleri işte bu devrimbaz ve dinbaz tayfası! 

Cumhuriyet’i ‘cumhur’un değil de kendi malı sanan devrimbaz bir zümre ile, ‘ibadet-ticaret-ihanet’ üçgenindeki, ipleri dışarda olan bir takım dinbazların muğalatalarının akıttığı zehri toplum bünyesinden tasfiye etmek ve tasallutlarından kurtulmak için amansız bir mücadele veriyoruz uzunca bir süredir. 

Bugün sandık başına gittiğimizde ‘basiret ve ferasetle’ bu iki güruhun şeytani oyunlarını bozmak niyetiyle oyumuzu kullanacağız.  

Ancak bu şekilde vatansever dindarlar ve gerçek inkılapçılar günyüzüne çıkabilecek... 

HESAP SORACAĞIZ!  

Bu iki kesim, Türkiye’nin istiklali, istikbali ve istikrarını bugüne kadar tehlikeye sokan her kim olduysa hesap soracak ve muhtaç olduğumuz terakki seyrini yakalamamızı sağlayacak.

Sadece ihanet ve terör şebekelerine âlet olanlar hesap vermeyecek, iktidar nimetlerini istismar eden, makam ve mansıp peşinde koşan, davalarını şahsi hırs ve menfaatlerine alet edenler de hesap verecek. 

Tâ ki, Arakan’dan Gazze’ye, Keşmir’den Darfur’a, Urumçi’den Patani’ye, Şam’dan Kahire’ye Türkiye’ye dua eden, yardım bekleyen, ümit besleyen mazlumların hukuku ve ülke içindeki milyonlarca masumun hakkı çiğnenmemiş olsun. 

İşte bu şuurla, mührü elimize alıp, ‘basiret ve ferasetle’ basacağız ve yarından itibaren de o mührün takipçisi olacağız… 

KAYBEDENLER VE KAZANANLAR

Partizanlık, hamaset, tarafgirlik, dünyevî ve süflî menfaat hesapları ile oy verenler kaybedecek! 

Müfterilerin, müfsitlerin, mürâilerin, komplocuların, taşeron terör şebekelerinin istediği yönde oy verenler kaybedecek! 

Milletin iradesine râzı olmayan, sandığı manipüle etmek ve geçersiz kılmak isteyen vesayet odakları da kaybedecek! 

Sonuç ne çıkarsa çıksın ‘sabır ve şükür’ içinde tevekkül edenler daima kazanacak…  

Himmeti milleti olanlar, millî iradeye saygılı olanlar ve kadirşinas ve vefâ ile oy verenler kazanacak…  

Bugünkü seçimlerin ülkemiz ve İslam Dünyası için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihangir İşbilir Arşivi