Serdar Arseven

Serdar Arseven

Milli Eğitim Bakanı’na “Boykot” çağrısı!..

Milli Eğitim Bakanı’na “Boykot” çağrısı!..

“Yerel seçimin nabzını” doğru dürüst tutabilmek için, Yener Dönmez kardeşimizle birlikte diyar diyar gezerken, Milli Eğitim genelgesi ulaştı elimize...
Baktık;
Milli Eğitim, “Gazze’deki soykırıma” finansal destek sağlayan “Siyonist ürünlerinin” boykotuna katılmamaları konusunda “bütün okulları” uyarıyor!..
“Tuhaf” dedik...
“Meselenin İslamî, vicdanî tarafından başka... Siyasi hesaplara ilişkin yanı da sakat!..”
Öyle ya;
Sayın Başbakan, “Davos çıkışı”yla hem milletimizin hissiyatına tercüman olmuş hem de partisine yerel seçimler öncesinde büyük avantaj sağlamışken...
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Siyonist ürünlerini boykot”u hedef almasının ne gibi bir “faydası” olabilir ki?..

İşte efendim bu düşüncelerle...
Elimizdeki “Genelge”nin sahte olabileceğinden bile şüphelendik!..
“Birileri, tezgâh mı kuruyor?.. Gerçekler ortaya çıktıktan sonra yerin dibine batacağımız bir makale mi yazdırmak istiyor?” dedik...
Ve bu düşüncelerle...
Genelge’nin “çıkış yerini” aradık...
Maalesef, “doğru”ymuş!..
Avuçlarımızı yakan, “Çeşitli ürünlerin boykot edilmesi” konulu genelge “sahih”miş!..
Hal böyle olunca efendim...
Bize de,
“Sadece Hak’tan yana olmanın” gereği olarak ve tabii mesleğimizin gereği olarak “Genelge”yi sizlerle paylaşmak düştü...
Bunlar hassas işler;
Ortada, bütün dünyayı ve özellikle de Anadolu’yu ayağa kaldıran bir “vahşet” var...
Anadolu, soluğu meydanlarda almış, yeri göğü “Kahrolsun İsrail” sloganlarıyla inletiyor...
Ve bu arada, -Allah hepsinden razı olsun- boykot bilincine sahip vatandaşlarımız da, İsrail vahşetine finans desteği sağladıkları bütün kamuoyu tarafından çok iyi bilinen “belli başlı ürünlerin” sıralandığı “boykot listelerini” yaygınlaştırıyor.
Ve bu esnada, Sayın Başbakan’ın “Davos çıkışı” geliyor...
Öylesine benimseniyor ki bu tavır; AK Parti'ye en ağır hücumlarda bulunanlar dâhi, “kutlama mesajları” yayımlıyorlar...
Ve tabii...
Bu hava, “Siyonist mallarını boykot” kampanyalarının etkinliğini de arttırıyor...
İlk zamanlar, “Bunlar klasik ve de etkisiz boykot kampanyalarıdır... Birkaç gün sürer, unutulur” kanaati ağır basarken...
Boykotun bayağı etkili olduğuna ve “siyonizmle bağı” tescilli ürünlerin bu işten ciddi manada etkilendiğine dair duyumlar geliyor...
İşte tam da bu esnada...
Milli Eğitim’den bir “Anti-boykot” genelgesi sadır oluyor...
Tam metninin, habervaktim.com adlı internet sitesinde yer aldığı Genelge’nin ilk cümlesi aynen şöyle:
“İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını finanse ettiği iddiasıyla Türkiye’de bulunan birçok uluslararası şirkete ve ürünlerine yönelik boykot girişimleri olduğu, bu faaliyetlerde okullarımızın ve öğrencilerimizin de kullanılabileceği duyumları alınmaktadır.”
Ve hadi, son iki cümleyi verelim: “Gazze’de yaşananlar herkesi büyük üzüntüye sevk etmiş ve kalıcı barışın sağlanması için ülkemiz tüm kurum ve kuruluşları ile bir bütün olarak gerekeni yapmış ve yapmaya da devam etmektedir. Global ekonomik krizden etkilenmemek ve Gazze’deki barış sürecini olumsuz etkilememek için, okullarımızda yukarıda belirtilen olumsuz girişimlerin olmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını rica ederim.”

Evet; Sayın Bakan, bu son cümlede “boykot”un Gazze’deki barış sürecini olumsuz etkileyeceğine dair “kanaat”ini belirtmekte...
Gerçekten de öyle mi olur;
Öğrenciler ve öğretmenler “siyonist ürünlerini” boykot ederse, bu durum “Gazze’deki barış sürecini olumsuz” mu etkiler?..
Bu konunun uzmanı olan Dışişleri Bakanlığı’ndan Milli Eğitim’e bir “uyarı” mı gelmiştir?..
Sayın Bakan’ın Genelgesi bir “hükümet” politikasının eseri midir?..

Bütün bunları, “yerel seçimlerin nabzını” tutmak için gerçekleştirdiğimiz seyahatler esnasında düşünüyoruz...
“Nabız” seyahati...
AK Parti İl Başkanlıklarının, seçim merkezlerinin de bulunduğu hareketli mekânları ziyaret etmek de bu kapsamda...
Bu genelge hakkındaki görüşlerimizi dünkü yazımızda ifade ettik ya...
Ziyaret ettiğimiz AK Partili mekanlarda, “Siz yazdınız mı mutlaka doğrudur ama böyle bir genelgenin yayımlanmış olması çok garip. Yazınızda belirttiğiniz genelge gerçekten de var değil mi?” yollu sorulara muhatap oluyoruz...
Dünkü yazımızı okumuş olan AK Partili kardeşlerimiz “şaşkınlık içinde olduklarını” ifade ediyorlar...
Ve bu şaşkınlık devam ederken...
Sayın Bakan, Genelge’yi “Ticaret başka, siyaset başka” ifadeleriyle savunarak “tuz biber” ekmiş oluyor!..
Bizi misafir eden AK Partililer, Çelik’in “Siyonist mallarını boykot” kampanyalarına böyle bir söylemle karşı çıkmasına tepki gösterirken...
“Ticaret başka, siyaset başka olsaydı, Sayın Başbakan Aydın Doğan medyasına ‘boykot’ çağrısında bulunmazdı!” görüşünü dile getiriyorlar...
Evet, Sayın Başbakan bütün teşkilatlarını “Doğan gazetelerini” boykota çağırışını, “Çünkü yalan yazıyorlar, çünkü iftira atıyorlar!” tespitine dayandırıyor...
Gazze’deki İsrail vahşetine tepki gösteren vatandaşlarımızın “Siyonist ürünlerine boykot” kampanyaları da...
“Çünkü siyonist katliama finans desteği sağlıyorlar!” gerçeğine yaslanmakta!..

Sayın Çelik, şüphe yok ki Sayın Başbakan’ın “Doğan ürünlerine boykot” çağrısını cân-ı gönülden destekliyor!.
“Yalancıyı, iftiracıyı” boykot “en” demokratik hak olduğuna göre...
Okullara genelge gönderip, “Boykot'a katılmayın” çağrısında bulunmanın mânâsı ne?

Bu can sıkıcı yazıyı...
AK Parti teşkilatlarının Sayın Bakan’dan “genelgeyi” geri çekmesini “istirham” ettiklerini belirterek bitirmiş olayım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi