Azerbaycan’ı Rusya’nın kucağına atmak ve ETÖ

Azerbaycan’ı Rusya’nın kucağına atmak ve ETÖ

Onca operasyon ve tutuklamaya rağmen, ETÖ’nün daha hala etkisiz hale getirilemediği anlaşılıyor.12 dalgadan sonra yapılan CHP destekli yürüyüş bunun açık bir kanıtıydı. Önümüzdeki günlerde Cumhuriyet mitinglerinin başlayacağına dair işaretler, örgüte nihai darbenin vurulamadığını gösteriyor.

Daha önce iç uzantılarını harekete geçirerek mevzilerini korumaya çalışan kaos örgütü, bu defa yurt dışı uzantıları ile hükümeti sıkıştırmaya çalışıyor. Azerbaycan’da estirilen hükümet karşıtı hava gittikçe, Türkiye karşıtı bir hüviyete bürünüyor. Ortada fol yok, yumurta yokken Türkiye’nin Ermenilerle anlaştığına dair yalan yanlış haberler pompalanarak Bakü ile Ankara arası açılmaya çalışılıyor. Son günlerde Azerbaycan cephesinden gelen tepkiler, bu sakim propagandanın kısmen etkili olduğunu gösteriyor.

Azerbaycan Türkiye’nin kan ve iman kardeşi bir ülke. İki devlet ve topluluk arasındaki yakınlık başka hiçbir ülke ile mukayese edilemeyecek özellikler taşıyor. Türkiye, Ermenistan’la görüşmelerinde hep bu kardeşlik hukukunu gözeterek, kendi meselesinden önce Karabağ meselesini masaya taşıyarak hareket etti. Azerbaycan’ı memnun etmeyen hiçbir çözüm teklifine sıcak bakmadı. Görüşmelerin her aşamasında Azeri yetkilileri durumdan ve gelinen noktadan haberdar etti. Buna rağmen Ermeniler için Azerbaycan satılıyormuş gibi bir hava oluşturuldu. Bunun tek sorumlusu elbette ki sadece ETÖ’nün Azerbaycan uzantıları değil. İlham Aliyev’in her zaman Ruslara daha yakın duran kişiliğinin de bu havanın oluşmasında önemli tesiri var. Gürcistan-Rusya savaşından sonra Azerbaycan politikasında gözle görülür bir kulvar değişikliği oldu. Azeri yönetimi bunu bir vesile bilerek biraz daha yönünü Rusya’ya döndü. Türkiye-Ermenistan görüşmeleri de, gerekçe arayan bazı Rus muhipleri için iyi bir vesile oldu. Şimdi ETÖ uzantılarının da desteği ile bunu tepe, tepe kullanıyorlar.

Aslında ortada satılan bir ülke veya Azeriler aleyhine oluşturulan bir anlaşma yok. Karabağ sorunu olmasa, Türkiye Ermenistan ilişkileri çoktan normalleşmiş, uluslar arası kamuoyunda ikide bir önüne çıkan soykırım yalanı çoktan tavsamıştı. Türkiye, Azeri kardeşlerinin menfaati için uzun zamandır diplomatik ilişkilerde önüne çıkarılan soykırım iddialarına tahammül etmek zorunda kalıyor. Bu acı gerçeğe rağmen –Azerilerin satışa getirildiğini-iddia etmek haksızlıktır.

Kaldı ki, Karabağ, Ermenilerden çok Ruslar tarafından oluşturulmuş bir sorundur. Başta Hocalı katliamı olmak üzere bölgede Azerilere dönük tüm operasyonların arkasında Rus ordusu vardı. Azeriler Karbağ’da Ermeni-Rus ittifakına karşı savaşıp, kaybettiler. Şimdi bu sorunu bahane ederek, bu problemin mucidi olan bir ülkenin kucağına oturmak çok samimi bir davranış gibi gözükmüyor bana. Karabağ’a ağlayan, Ruslarla halvete girmez. Aliyev eski efendilerine yamanmak için gerekçe arıyor, bunun için de Türk-Ermeni görüşmelerini istismar ediyor. Halbuki Karabağ sorununun çözümü, biraz da Ermenistan’ın Türkiye’ye bağımlı hale getirilmesine bağlıdır. Türkiye Ermenistan için ne kadar vazgeçilmez bir ülke haline gelirse, bu problemi çözmek de o kadar kolaylaşır. Aliyev aslında bu akıl dışı tutumuyla çözüme giden yolu bizzat kendisi tıkıyor. Azerbaycan’ı hükümeti zayıflatma adına Rusya’nın kucağına atmak, sadece hükümeti zayıflatmakla kalmaz, Türkiye’yi yeniden Rusya ile komşu haline getirir. Ama zaten içimizdeki Ruslar, yani ETÖ uzantıları da bunu istiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi