Hasan Aksay

Hasan Aksay

Ebu Cehil cahilliği

Ebu Cehil cahilliği

Osman Bölükbaşı, “Zengini, akılsız evlat; bürokratı, süslü avrat; siyasiyi, kör inat batırır” derdi. Ebu Cehil cahilliği, sıradan bir cahillik değildir. Her şeyden önce siyasi hedefleri olan ve bu hedefleri hak ederek değil, zorla, hileyle elde etmek isteyenlere ve taifesine ait bir cahilliktir. Ebu Cehil cahilliğinin temel vasfı, “kör inat”tır. Bu tür aydın ve elit cahillerin çoğu, çıkmaz sokakta olduklarını bilirler. Garip bir çaresizlik içindedirler. Üstatları Ebu Cehil’in cehaleti de böyle bir “kör inat cahilliği” idi. İstikbalinden korku cahilliği gibi bir şey. İslam adalet ve eşitliğinin, avantajlı imkanlarını alıp götüreceği gibi bir korku saldırganlığı. “Korkunun ecele faydası yok”.
Kendilerine “aydın” diyen, aydınlığı görüntüde arayan bir kısım imkanlılar, İslam ve Müslüman’la ilgili her ne görse, tam bir kör inatla saldırıyorlar. Müslüman’a engel çıkaralım, huzursuzluk olsun diye yalan ve iftiraya sarılınca da akıl, mantık ve vicdan duvarlarını yıkıyor, bilgi ve realite ile irtibatlarını kaybediyorlar.
Müslümanların özgürlüğü, dini öğrenimleri, temel insan hakları söz konusu olduğu zaman, öfkelerinden şaşkına dönüyorlar. Milletin gözüne baka baka yalan söylüyorlar. En açık gerçekleri ters çevirirken utanmak şöyle dursun, çok büyük keşifte bulunmuş, kurtuluş yolu gösteriyor pozlarına giriyorlar. Yalan ve inatla düştükleri utanç çukurunu göremiyorlar.
“İmam Hatip Okullarında matematik okunmuyor”muş. On binlerce öğrencinin taşıdığı ders kitapları, MEB ders programları, herkese açık internet sayfaları ve İmam Hatip mezunu gençlerimizin üniversite giriş sınavlarında matematik sorularından yüzde yüz başarıları gibi sayısız delil ortada olduğu bir zamanda; akıl, vicdan ve izana meydan okumaya kalkışan böyle bir yalan... Kör inat denen “Ebu Cehil inadı” budur.
Yalanın gerekçesi ne? On binlerce gencin okuma imkanını ortadan kaldırmak, okulu kör sokağa çekmek. Yani bile bile, çirkin bir maksat için tertiplenmiş bir yalan. Ve yalan üzerine kurmaya çalışılan tuzak: “İHL’lerde matematik yok, lisede var. Bunlar denk değil. Eşitlik eşit insanlar arasındadır”. Senin gerekçen yalan. “Yalanın binası olmaz”.
Meslek okulları orta öğretim kurumlarıdır. Liselerle aynı sistem içindedir. Haksız katsayı formülü icat edenler dahi, bu okulların denkliğini kabul edip üniversite imtihanlarına alıyor. Ayrım için yeni ve YÖK’çe bir keşif zorunda kalıyor. “Eşitlik, eşit insanlar arasındadır” yargısını, İmam Hatip Okullarında matematik okunmuyor yalanı üzerine oturtmaktan kurtulup, “Eşit imtihan sorularında başarı kazanan gençler eşit haklar elde ederler” demek zarureti vardır.
Ne var ki kör inat, bir başladı mı tek konuyla da kalmıyor. Her konuya el atıyor. Ve yobazlığı meslek haline getiriyor. Kaba kuvvet, zulüm ve “Benden değilsen düşmanımsın” diyen kafa yapısını inşa ediyor. “Demokrasi çağın sistemidir” diyor, sonra dönüp, “Millet % 95 oy verse kıymeti yok”, “millet cahil” gibi zırvalıklarla avunmaya kalkıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi