Hüseyin Altınalan

Hüseyin Altınalan

İsrail’in yalnızlık sendromu

İsrail’in yalnızlık sendromu

İsrail'e hem içerden hem dışarıdan tepki yağıyor.

Dost olarak nitelendirdiği kişiler de ülkeler de İsrail'e izlediği politikalar dolayısıyla bazen sert bazen de yumuşak tonda eleştiriler yöneltiyor, uyarılarda bulunuyor.

Tepkiler arasında, genellikle İsrail'e öteden beri tam destek veren Avrupa'nın tepkisi daha çok dikkat çekiyor.

Ama Avrupa da artık adeta İsrail'e "Normal devlet gibi ol, uluslararası normlara uy! Yaptıklarına daha fazla katlanmak güç" mesajları veriyor.

Avrupa, İsrail'in Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner'in Gazze Şeridi'ni ziyaret etme talebini reddetmesine çıkışıyor.

AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, "İsrail'in yaklaşımı dar görüşlü bir yaklaşım. Sonuçta o, İsrail'in en önemli müttefiklerinden biri olan Fransa'nın Dışişleri Bakanı " dedi.

Solana'nın ifadeleri, kişisel görüşlerini yansıtmamakta, Avrupa'nın İsrail'e tepkisini ortaya koymaktadır.

Şüphesiz, sert tonda olmasa da bu ifadeler, İsrail'e karşı bir değişimin habercisidir...

Mesajları doğru algılayan İsrailli entelektüeller ise değişimden tedirgin.

Yaşanan gelişmelerden örnekler vererek, birçok kez ve de son olarak 19 Ekim'de bu köşede ısrarla vurguladığım gibi İsrail medyasında, izlediği politikalar dolayısıyla dünyanın ülkelerini yalnızlaştırdığı ya da daha doğru ifadeyle, "İsrail'in kendisini tecrit ettirdiğine" ilişkin yorumlar ard arda yayımlanıyor.

Önce geçtiğimiz hafta Yedioth Ahranoth, dünyada İsrail'e karşı bir tavır değişikliği olduğunu belirtmişti.

Ahronoth'un yazarı Ron Ben-Yişai, Norveç'in İsrail'i boykotu, İsveç ile ülkesi arasında yaşanan "organ ticareti haberi krizi", İngiltere'nin İsrail'e silah boykotu ve Türkiye'nin tatbikatta İsrail'i dışlamasına dikkat çekerek, yorumunda, "Türkiye ile ilişkilerin kötüleşmesinde bizi daha çok endişelendirmesi gereken şey, Türklerin bu konuda yalnız olmamasıdır" demişti.

Tıpkı Yedioth Ahranoth gibi bu hafta Haaretz, "Yalnız kaldık" itirafıyla mevcut duruma dikkat çekiyor.

Haaretz gazetesinin tanınmış yazarı Gideon Levy'nin kaleme aldığı "Yalnız bir millet" başlıklı yorumda "Bir tek ABD, tüm hatalarımıza rağmen kör müttefikimiz olmayı sürdürüyor" deniliyor.

Yorumunda İsrail yönetimine izlediği politikalar dolayısıyla sert eleştiriler yönelten Levy, "Statüsünün bu kadar bozulduğunu gören başka bir demokrasi, ilk olarak kendisine 'ne hatta yaptın?' diye sorardı. Ama İsrail'de ise yaklaşım, bunun tam tersi: Kendisi dışında dünyanın geri kalan kısmı suçlu. İskandinavlar bize karşı, Türkler düşman, Fransızlar ve İngilizler, İsrail'den nefret ediyor. Çinliler sadece Çinli ve Hintliler bize herhangi bir şey öğretemez. İsrail, dünyanın geri kalan bölümüne darbe üstüne darbe vuruyor. İsrail, düşmanlarını vuruyor ve şimdi de resmi politikalarına tümüyle uymayan dostlarını da " diyor.

İnsanlık, "İsrailli yöneticilerin, kendilerine yönelik dünya dengelerinde yaşanan bu değişimden dersler çıkararak, devlet terörüne ve işgale son verip, uluslar arası hukuka saygı gösteren, evrensel değerleri benimseyen devlet olmalarını, ülkelerini tecrit ettirmeyecek politikalar izlemeye başlamalarını" temenni ediyor.

İsrail'in Erdoğan'a tepkisi aptalca

İnsanlığın beklentisi bu yönde...

Ancak İsrail yönetiminin gelişmelerden henüz ders çıkarmadığını aklını başına toplamadığını görüyoruz.

Bunu Başbakan Erdoğan'ın Guardian'a verdiği röportajda kullandığı "Ahmedinejad hiç şüphe yok ki bizim dostumuz. Şu ana dek dost olarak çok iyi ilişkiler yürüttük ve hiç bir sıkıntı yaşamadık. İran'ın nükleer silah sahibi olmak istediğine yönelik batılı ülkelerin iddiaları dedikodudan ibaret. İran'ın nükleer tesislerine saldırmak çılgınlık olur. İran'a baskı yapan, onu nükleer silah peşinde koşmakla suçlayan ülkelerin tümünün nükleer silahı var. Bu hiç adil bir şey değil. İran'ın bu suçlamalara karşı nükleer programının barışçıl olduğu yönündeki protestolarını kabul ediyoruz. Ben aslında İsrail'den İran'ı yok etmeye yönelik tehditleri daha umursuyorum." şeklindeki sözlerine gösterdikleri tepkiden anlıyoruz.

Şüphesiz, İsrail'in Erdoğan'ın hakikatleri bu denli açık ve net bir biçimde telaffuz etmesinden büyük bir rahatsızlık duyması çok doğal.

Fakat yardımına muhtaç olduğu Türkiye'nin başbakanına karşı kullandığı," Her tür saçmalığı dikkate alacak değiliz!" şeklindeki tepkisi ise "aptalca".

Bunun da ötesinde küstahça ve de alçakça...

Görünen o ki yalnızlık sendromu İsrail'i çıldırtıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Altınalan Arşivi