Ahmet Varol

Ahmet Varol

Yedinci Kudüs Kongresi’nden

Yedinci Kudüs Kongresi’nden

Bu yazıyı size Lübnan’ın başkenti Beyrut’tan yazıyorum. 23 gün süren ve muhtelif ülkelere, çok sayıda şehre uğradığımız uzun yolculuğun ardından İstanbul’a döndükten sonra sadece iki gün kalıp birbiri ardından gerçekleştirilecek iki uluslar arası toplantıya katılmak için Beyrut’a geldim. Bugün (13 Ocak 2010 Çarşamba) bunların birincisinin açılış oturumu gerçekleştirildi. Bu yazıda da toplantı vesilesiyle bir araya geldiğimiz bazı kıymetli zevattan söz edecek ve açılış oturumunda yapılan konuşmalardan aldığım bazı kısa notları sizlere aktaracağım.
Bizim buraya gelmemizden önce Lübnan Başbakanı Sa’d el-Hariri Türkiye’yi ziyaret etmişti ve muhtelif ittifak anlaşmaları imzalandı. Fakat tüm dünyada yankı yapan asıl önemli gelişme Başbakan Tayyib Erdoğan’ın ortak basın toplantısında Siyonist işgal devletine yönelttiği eleştiriler ve ardından yaşanan gelişmelerdi. Bu olaylar aslında Siyonist işgal devletinin kimseye dost olmasının mümkün olmadığı, onun sadece kendi hesaplarının, menfaatlerinin ve planlarının dostu olduğu, bir tarafına ufak iğne batırmanız durumunda nasıl dişlerini iğrenç bir şekilde göstermeye kalkıştığı bir kez daha görülmüştür. Ama onun bu tutumunun Türkiye’ye hiçbir zararının olmayacağını, Türkiye’yle ilişkilerinin bozulmasından zarar görecek tarafın kendisi olduğunu ve bizim de zaten bunu arzuladığımızı biraz aklı varsa tahmin edebilir. Ne var ki görüldüğü kadarıyla bu olayda onun siyasetine hâkim olan taassup ve kin aklını devre dışı bıraktığından izlediği tutumun nasıl bir sonuç getireceğini hesap edemiyor.
Yola çıkmadan önce Arap dünyasından birçok televizyon ve radyodan beni arayarak bu konuyla ilgili yorum yapmamı istediler. Bazılarının taleplerini gerçekleştirdim. Ama bazıları uydu stüdyosundan istedikleri benim de yol hazırlığından dolayı stüdyoya gitmek için vaktim olmadığı, bazılarının saatleri de yol saatine denk geldiği için olumlu cevap veremedim. Bu durum karşısında Başbakanımız işgalci Siyonistlere taş atınca bize de yorum ve mesaj için epey malzeme çıkıyor diye düşündüm.
Buraya geldiğimde de görüştüğüm kişilerin ilk sordukları husus bu oluyor ve hepsi de Siyonist işgal devletine karşı Türkiye’nin sergilediği tavırdan duydukları memnuniyeti dile getiriyorlar. Televizyonlardan izledikleri kadarıyla benim Filistin’e Özgürlük Konvoyu’nda yer aldığıma şahit olanların sorduğu ikinci husus ise bu konu oluyor ve tebriklerini iletiyorlar. Bu durum da söz konusu konvoyun İslâm âleminde ciddi bir yankı uyandırdığını ortaya koyuyor.
Bugün açılışı yapılan toplantı Uluslar arası Kudüs Müessesesi’nin yedinci yıllık kongresiydi. Yüce Allah’ın yardımıyla kuruluşundan itibaren bu müessesenin içinde yer aldığımdan şimdiye kadar bütün yıllık kongrelerine de katıldım. Bizi takip eden okuyucularımızın benimle beraber bu kurumun çalışmalarından da kısmen haberdar olduklarını sanıyorum.
Bu müessesenin toplantıları en başta çok değerli dava adamlarıyla yeniden görüşmemize, bir araya gelmemize vesile oluyor. Kurumun Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf el-Karadavi, yaşlılığına ve rahatsızlığına rağmen Allah’ın izniyle bu yılki kongreye de geldi ve toplantı da onunla görüşmemize vesile oldu. Ürdün Müslüman Kardeşler Cemaati’nin lideri (genel murakıbı) muhterem üstad Prof. Dr. Hemmam Said de toplantıya katılanlar arasındaydı. Hamas’ın birçok ileri geleniyle toplantı vesilesiyle yeniden bir araya gelme, görüşme fırsatı elde ettik. Dr. Musa Ebu Merzuk, Muhammed Nezzal, Usame Hamdan ve Munir Said’i özellikle zikredebilirim. Toplantı daha birçok değerli fikir ve dava önderiyle görüşme fırsatı sağladı. Her birini isim isim saymamız bile sözü bayağı uzatmamızı gerektirecektir.
Toplantının açılış konuşmasını yapan, Kudüs Müessesesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Muhammed Ekrem el-Adluni bu yılki kongrenin aynı zamanda Kudüs’te Yahudileştirme faaliyetlerinin iyice hız kazandığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekti ve ümmetin büyüyen tehlikeyi görmesini, bu tehlikenin önüne geçmek için birlikte hareket etmesini istedi.
Üstad Yusuf el-Karadavi, açılış oturumunda yaptığı konuşmada Kudüs davası için öncelik arz eden birtakım konular ve pratiğe dönük bazı hususlar üzerinde durdu.
Hizbullah’ı temsilen konuşma yapan İbrahim Seyyid el-Emin, Filistin ve Gazze halkının duvarların içine kapatılarak açlığa mahkûm edildiğine dikkat çekti ve Siyonist devletin inşa ettiği duvarlarla Mısır’ın inşa ettiği çelik duvar arasındaki tek farkın “fetva” olduğunu dile getirdi.
Konuşmacılardan Hamas Siyasi Birim Başkan Yardımcısı Musa Ebu Merzuk, Hamas’ın Filistin’i işgalden kurtarma mücadelesindeki kararlılığından geri dönmeyeceğini ve bu mücadelede direnişi vazgeçilmez bir seçenek olarak gördüğünü hatırlattı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Varol Arşivi