Bu kadar da olmaz!

Bu kadar da olmaz!

Habur’da yaşanan rezaleti, DTP/BDP hariç bütün partiler eleştirdi. Başbakan o görüntülerden rahatsız olduğunu defalarca dile getirdi. Bugün dağdan inişlerin durmasının arkasında da Habur kepazeliği yatıyor.Devletine, milletine kurşun sıkmış serserileri kahraman gibi karşılamak bu ülkeye sadakatle bağlı olan herkese hakarettir.

Başbakan’ın rahatsızlık duyduğu bir olaydan bürokrasinin de gerekli mesajı alması lazım.

  Teslim oldu diye kimse zemzem suyu ile yıkanmış olmaz. Nihayet bu insanlar isyan için dağa çıkmış, terör örgütüne katılmış kişiler. Eylem yapmamışlar diye salıverilmek bütün kirlerden arınmak anlamına gelmiyor.

Kaldı ki, eyleme karışmamış olmak ifadesi de çok muğlak bir ifade. Dağda yüzlerce terörist var. Hangi eyleme kimin karıştığını tespit etmek, birileri yakalanıp itiraf etmedikçe çok zor. Yani aleyhinize beyanda bulunan bir itirafçınız yoksa 100 eyleme de karışmış olsanız, elde delil olmadığı için kendi beyanınızla masum sayılır kolayca kanunun pençesinden kurtulursunuz..Suça karışmamış PKK lılar dediğimiz olay da budur; Devletin suça karıştığını tespit edemediği militanlar…

Habur’da işte bunlardan bir kaçı DTP'nin düzenlediği törenle teslim oldu.

Hiçbir pişmanlık, nedamet belirtisi göstermeden, bilakis meydan okuyan bir üslupla Habur’a gelip basit bir sorgulamadan sonra serbest bırakıldılar.

Bu militanlar şimdi şehir, şehir dolaşıp meydan okuyuşlarını sürdürüyorlar. İki hafta önce Kızıltepe stadyumunda şeref/protokol tribünündeydiler. Önceki gün ise Diyarbakır’da sahnelenen ilk Kürtçe oyunun gösteriminde D.Bakır Valisi ile birlikte oyunculara çiçek verdiler. D.Bakır Vali’si arkasında daire müdürü gibi oyuncuları kutlamak için sıraya geçmiş militanlara en küçük bir tepki bile göstermedi. İki gün önce Meclis çatısı altında Sırrı Sakık’ın sarf ettiği bazı sözler dikkatten kaçtı.Herkes Baykal bizden 20 militan istedi sözüne takıldı, Halbuki Sakık, kendisine cevap veren CHP sözcüsü Mustafa Özyürek’in, “biz terör örgütünü kınamayanlarla iş birliği yapmayız” şeklindeki sözlere,”biz yavrularımızı, kardeşlerimizi ne zaman kınadık, (kınamayız) mealinde bir cevap verdi.Meclis çatısı altında bu ülkenin milli bütünlüğüne kast etmiş militanlara yavrularımız, kardeşlerimiz diye hitap eden bir milletvekili en küçük bir tepki görmedi.

Teröristlere bu şekilde muaemele etmek, gençleri, çocukları teröre özendirmektir.Onları protokolda, şeref trübününde gören gençlerin ne düşüneceğini söylemeye gerek var mı?

Demokratik açılım her halde PKK militanlarının şeref tribünlerinde ağırlanması, devlet büyüğü gibi Vali’nin arkasında sıraya girip oyunculara çiçek vermesi için yapılmadı. Bu görüntüler, Habur’daki görüntülerden daha az vahim değildir.

Nedense PKK söz konusu olduğunda bazı çevreler körleşiyor. En adi toplumsal cinayetleri bile görmezden geliyor. Bu ülke için hala en büyük tehdit Marksist-bölücü tehdittir. İyi niyetlerle başlamış bir açılımın böyle hovardaca harcanması ileride yapılacak hamleleri de akamete uğratacaktır. Demokratik açılım, PKK yandaşlarının her ihanetine, her küstahlıklarına göz yummak değildir. Açılım PKK’yı şımartmak veya semirtmek için değil, tasfiye etmek için yapılıyor. Bazı bürokratların bu ayrıntıyı anlamayıp, her kepazeliğe yol vermesi,açılımı da, hükümeti de anlayamadıklarını gösterir. Tıpkı daha açılım lafı edilir edilmez her taraftan Kürtçe Üniversiteler, okullar,kürsüler açmaktan söz edenler gibi.Vur demeden öldüren bu dalkavuk zihniyet bu hovardalığı ve aceleciliği yüzünden bir devlet politikasını da dejenere etmiştir.Bu manzaralar güzel değil.Militanları protokol tribününe oturtan bir açılımı da, buna yol veren bir bürokrasiyi da bu toplum kabul etmez. Hükümet Darbeciler karşısında kazandığı itibarı,açılımı anlayamayan bürokratlar yüzünden harcıyor. Bunun böyle olmaması için hükümetin bir an önce tedbir alması lazım. Aksi takdirde fatura hükümete ve AK partiye çıkar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi