Serdar Arseven

Serdar Arseven

AK Parti: Yüzde 70!..

AK Parti: Yüzde 70!..

Bu da oldu!..
Yalnızca sekiz ay önce muhteşem bir seçim zaferi kutlamasına sahne olan AK Parti Genel Merkezi’nin önünde kapatma davasının “şoku” yaşanıyor…
Başbakan dördüncü katta.
Bakanlar, vekiller, diğer partililer gidip geliyor…
Fırsat bulup konuştuklarımızda
AK Parti’nin “kapatılacağına dair” endişe görmüyoruz…
Böylesine tuhaf bir dâvânın açılmış olmasından dolayı Türkiye’nin uğrayacağı kayıplar tartışılıyor daha ziyade…
“ülkemizi bütün dünyada rezil eden bir gelişme!..”
AK Parti önünde toplanan vatandaşlar bunları konuşurken, benzeri bir tepki Senegal’de bulunan Cumhurbaşkanı Gül’den geliyor:
“Ben Türkiye’nin kısa, orta ve uzun vadeli çıkarlarını düşünürüm. Meclis’te bu kadar çoğunluğu bulunan bir iktidar partisiyle ilgili kapatma davasının Türkiye’ye ne kazandıracağını ne kaybettireceğini düşünmek lazım. Bütün bunların neticelerini düşünmek lazım!..”
Evet, lazım da…
Vural Savaş geleneği, Türkiye’nin kazancına kaybına pek kafa yormaz
maalesef…
Hem;
Açtığı davayla,
ülkenin krizlerden krizlere sürüklenmesine “zemin hazırlayan” Vural Savaş’ın ne kaybı oldu ki?..
Ekonomi batmış çıkmış ona ne?..
Maaşı mı kesilecek, lojmandan mı atılacak, Türkiye onlarca yılını, yüz milyarlarca dolarını yitirse?!.
Hem sonra;
Böyle bir dâvâyı açmasaydı,
ismini dâhi bilmiyor olacaktık bu zâtın…
Şimdi;
o dâvâ sayesinde üç beş kitap satıyor,
ucuz yerlerde program filan yapıyor,
yılda beş altı defa da hatırı sayılır kanallara çıkıyor,
fena mı?..
Ha bir de;
Altı kez ihtar gönderdiği halde kapatma dâvâsı açmadığı sol partiden vekil adayı olmuştu!..
Başsavcıyken yaptıklarıyla bu adaylığın hiç ilgisi yokmuş!..
Hadi ya;
Bak sen şu tesadüfe!..
-
Neyse; genel merkez önünden bildirmeye devam…
Buralarda, seçim coşkusuna katılan AK Parti seçmenleri var…
“Mesele sadece Erbakan meselesi değilmiş, demek ki…
Kim milletin yanındaysa onu hedef alıyorlar.
Partilerle değil, milletle mücadele ediyorlar” türünden değerlendirmeler dikkat çekiyor…
Kısa süre önce, bütün baskı ve dayatmalara rağmen yüzde 47’lik seçmen desteği ile iktidara gelen bir partinin, böylesine “ilginç” bir kapatma davasıyla karşı karşıya kalması,
Tavrın, aslında AK Parti’ye değil de “Millete” olduğunu düşündürüyor, haliyle…
Civardaki heyecan dalgasının verdiği intiba o ki,
vatandaşı iyice motive etti bu gelişme…
Dâvâ, önümüzdeki “yerel yönetim seçimlerini” büyük ölçüde etkiler…
Şüphesiz, Sayın Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını engellemek için sergilenen acayiplikler yüzde 47’lik seçim zaferine büyük katkı sağlamıştı… Recep Tayyip Erdoğan’ın tam da “etkinliğini azaltma” sinyalleri vermeye başladığı bir anda böyle bir dâvânın açılmış olması AK Parti için büyük nimet!..
Hani diyorum ki;
Bir de,
Yerel seçimler öne alınsa…
Dâvânın yol açtığı infial, şakası yok,
yüzde 70’lik bir millet desteği getirir iktidar partisine…
Ha; bunlar yüzde 95’i de tanımazlar…
Varsın tanımasınlar,
Her gelişme çelişkilerini biraz daha belirginleştiriyor, eritiyor, yok oluşlarını hızlandırıyor…
Refah Partisi’ni yüzde 21’lik oy desteğine sahipken kapattılar…
Şimdi ise, yüzde 47’lik bir partiye kapatma davası açtılar!..
Bu gidişle, yarın yüzde 70’e dâvâ açmak zorunda kalacaklar…
öbür gün daha fazlasına…
Göremiyorlar ki;
Her yaptıkları kendilerine zarar vermekte…
Ve…
“Tek Parti zihniyeti”nin sonunu getirmekte!..
AK PARTİ KAPATILIR MI?
Pek ihtimal vermiyorum.
Bir partinin laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı haline gelmiş olduğuna hükmedebilmek için kapatılmaya sebep olan eylemlerin bir, beş, on üye tarafından gerçekleştirilmesi yetmiyor…
üyelerin bu eylemleri yoğun olarak işlediklerinin,
Parti yöneticilerinin de eylemleri benimsediklerinin açıkça tespit edilmiş olması şart.
Böyle olsa da, yeni düzenlemelerle devlet yardımının kısmen ya da tamamen kesilmesi gibi cezalar getirildi.
Bir de, kapatma kararı için 7 üye gerekiyor…
özetle, bu iş hayli zor…
İddianameye bakıyoruz:
“Bikini”, “içki”, “velev ki!”
öyle kayda değer bir tespit yok…
Kartel gazetelerinden derlenme birkaç “iddia” işte!..
İyisi mi;
Bir an evvel reddetsin Anayasa Mahkemesi…
Türkiye’nin daha fazla imaj kaybına uğramasına sebebiyet vermeden!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi