General Kemal, Albay Devlet ve İHH

General Kemal, Albay Devlet ve İHH

Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine yapılan İsrail saldırısından sonra Türkiye'deki PKK saldırıları da yeniden başladı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli, bu saldırılardan Hükümeti sorumlu tuttu. 30 yıldır devam eden terör sanki yeniymiş gibi “Vay efendim hükümet açılım yaptı da o yüzden terör oldu” diye bir hava estirdiler, estiriyorlar.

Oysa onların sahip olduğu hastalıklı düşünce yapısı PKK'yı kurdurttu ve sürdürdükleri politika da kudurttu. Hükümet'in ortaya koyduğu 'açılım' süreci PKK'yı da, CHP'yi ve MHP'yi de panikletiyor. Çünkü kan üzerinden kurdukları düzen çökmek üzere. Çünkü PKK biterse, artık uyuşturucu ve silah kaçakçılığı olmayacak. PKK'nın eroinleri askeri helikopterlerle taşınmayacak. Hataylı köylüler terörist sandık diye vurulmayacak. Kemal Kılıçdaroğlu bu yüzden “Ben Gediktepe'ye gidip ayakta duracam” diyor. Devlet Bahçeli o yüzden “OHAL ilan edilsin” diyor.

Siperde ayakta durmaya ve OHAL'e bu kadar sıcak bakan bu iki liderin hala Ankara'da niye durduklarını anlayabilmiş değiliz. Aslına bakılırsa, teröre karşı mücadele için bu kadar gönüllü varken, profesyonel orduyu boşuna tartışıyoruz. Hükümet ve Genelkurmay hemen Kılıçdaroğlu'na General nişanı, Bahçeli'ye de Albay nişanı takarak cepheye sürebilir. Böylece bu iki 'alaylı general ile albay' istedikleri kadar siperlerde göğüslerini açıp teröriste meydan okuyabilir.

İHH ve Ertuğrul Özkök
İHH Başkanı Bülent Yıldırım, medyada kendilerine karşı girişilen 'İsrail linci' nedeniyle bazı gazetecilerle görüşerek kendisini ve derneğini anlatıyor. Yıldırım'ın bu çalışması, kendilerine iftira atanlara karşı güzel bir PR (Halkla İlişkiler) çalışması. Yıldırım'ın en son görüştüğü isimlerden biri de kağıt fabrikası için eski Bakan Güneş Taner'e fırça atan Hürriyet sitcom'un eski direktörü Ertuğrul Özkök. Yıldırım görüşmede Özkök'e “Bu işi nasıl görüyorsunuz?” diye sormuş. Özkök de “İHH'ya tavsiyem şudur” diye şu aklı vermiş: “Eğer yarın bir gün terörist örgüt damgası yemek istemiyorlarsa, önlerinde fırsat var. Türk-İsrail ilişkilerine onlar bu darbeyi vurdular. Düzeltmek de onlara düşer. Önce bu tür eylemleri durdurmalıdırlar. Sonra Türk Yahudileri ile görüşüp onları dinlemeli, onlara anlatmalıdırlar. İsrail’e seslenmelidirler. Gazze’deki Hamas yönetiminin artık terörden vazgeçmesi, İsrail’in varlığını kabul etmesi ve Gazze’deki Filistin halkı üzerinde kurduğu diktatörlükten vazgeçmesini istemelidirler.”
Özkök, bırakın bu insani yardım mardım hikayelerini, İsrail'le dost olun demeye getiriyor. Adı insani yardım olan bir derneğe kendinizi fesh ve inkar edin diyor.

IHH'nın, eski Bakan Güneş Taner'i fırçalayıp 'Kağıt fabrikası için yer isteyen”, Sanatçı Ahmet Kaya için “Şerefsiz” başlığını atarak ülkeden kovduran, meslektaşı ve arkadaşı gazeteciler hakkında hazırlanan 'vatan haini andıçları'nı yayınlayan, BM ve diğer uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde Filistin'i işgal altında tutan ve etnik temizlik politikası uygulayan İsrail'e laf kondurtmayan Özkök'ü dinleyip dinlemeyeceklerini bilmiyoruz. Ama eğer dinlerlerse hem uluslararası hukuka, hem sivil toplum ruhuna, hem insani değerlere aykırı davranmış olurlar.

“Terörist' damgası yememek için İsrail'e boyun eğin demeye getiren Özkök, aslında bir anlamda teröre destek verin diyor. Zira, uluslararası sözleşmelere göre İsrail'in işgal ve şiddet politikası 'soykırım ve terör” olarak tanımlanıyor. İnşallah İHH, bu teröre ve destekçilerine boyun eğmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi