Serdar Arseven

Serdar Arseven

Saadet… Recai Kutan ve diğerleri…

Saadet… Recai Kutan ve diğerleri…

Herhangi bir parti değil.
İktidarlar bu bünyeden çıkıyor; Türkiye’yi her dönemde “Milli Görüş”ün yetiştirdiği kadrolar yönetiyor.
Adeta “kalite” üreten bir makine bu.

Sağlam alt yapısından dolayı, seçimden yüzde kaçla çıkarsa çıksın “iktidar namzeti” olarak görülüyor Saadet.
Uzun ömürler dilerim; AK Parti iktidarının ömrü tükense iktidara kim gelir?..
Kılıçdaroğlu mu?..
Geç!..
Artık din karşıtı da değil…
Komik bir parti bu!..
Kılıçdaroğlu; teşkilatına talimat vermiş:
“Bu Ramazan içilmeyecek!..”
-Niçin içilmeyecek?..
“Bu Ramazan, referandum var da onun için içilmeyecek!..”
-Ne olur içersek?..
“Millet bizim ayyaşlara kızar, referanduma ‘evet’ der!..”
-Ne olur ‘evet’ derse?..
“Ne olacak… Ayyaş düzeni sona erer!..”

Bu Ramazan referanduma “evet” çıkmaması için “içmeyecekler”miş!..
Her ramazan içtiklerinin ispatı değil mi, Kılıçdaroğlu’nun tavrı!..

Böyle matrak bir parti CHP…
Diğeri ise, PKK’nın kuyruğunda…
“Kan üzerinden siyaset” yapıyor!..
PKK’nın “kâr” ortağı!..
Vatandaş, bunu pekala görüyor.

İktidar…
Ya AK Parti olur…
Ya da AK Parti olur...
O tükendiğinde, Ya Saadet, Ya Saadet!..

İşte, son seçimden yüzde 5.5 ile çıkabilen Saadet’in kongresine olağanüstü ilgi gösterilmesinin sebebi bu!..
Biz DP kongresi de gördük;
Üç beş pinpon, birkaç kokana…
Haberi de;
“kısa kısa” sütununa manşet!..

Liste krizinin yaşandığı ve tatsız görüntülerin meydana geldiği Saadet Kongresi’nin sona erdiği andan bu yana, durumu yorumlamamızı isteyen binlerce okuyucumuzun mesaj yağmuru altındayız.
Çok hassas bir durum.
Erbakan Hoca’nın vazgeçilmezliğine, Numan Bey’in kısa sürede ortaya koyduğu liderlik vizyonuna ne kadar vurgu yaparsanız yapın, “orta yolu” bulmak çok güç.
Bir kanadın yarası henüz kapanmamış; “Bir yara daha almaktan” çekiniyor.
Diğer kanat ise, “Koşamayan takımla seçime gitmenin hezimetten başka bir sonuç getirmeyeceğini” düşünüyor.
Numan Bey, “Milli Görüş, bu topraklarda başlayan ve kıyamete kadar sürecek hak, hukuk, adalet mücadelesidir. Milli Görüş’ten vazgeçmek, şuurdan vazgeçmektir” dese de…
Bir tarafın öteden beri “şüpheyle” baktığı bir isim olarak, bütünü ikna etmesi mümkün olmuyor.

Bugün…
“Yeşil Liste” sunucularının Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’ne başvurarak, Kongre’yi iptal ettirme peşine düşüşlerine şahitlik ediyoruz.
Saadet’te olağanüstü hal var; iller aranıyor, tavırlarını “resmileştirmeleri” için ağırlık konuyor.
“Devirme, devrilmeme mücadelesi”nin üstüne, Fatih Erbakan’ın, Saadet karşıtı bir gazeteye yaptığı zehir zemberek açıklamaların tesiri biniyor.
Fatih Erbakan, Sayın Kurtulmuş’un son listesinde yer almıştı oysa…
Listeyi gördüm; 29. sırasında O var, 37. sırada bir başka önemli isim, Anadolu Gençlik camiasının başkanı İlyas Tongüç.

Vaziyet hassas.
Saadet’te OHAL var.
Neyse ki;
sağduyusu, sabrı, uzlaşmacı ve uzlaştırmacı yanlarıyla ünlü Muhterem Recai Kutan’ın devreye girdiğini öğreniyoruz…
Sık sık, Numan Kurtulmuş’la görüşüyor…
Ve kendisinden; “Medyaya gerginliği arttıracak açıklamalar yapmamasını” rica ediyor.
Kurtulmuş da, bunu zaten yapmadığını ve yapmayacağını belirtiyor…

Saadet Kongresi mahkemelik oldu.
Delegeler, kardeşler arasında kalmış durumda.
Recai Bey, her kritik durumda aranan duayen…
Birileri ortaya çıkıp, sürekli olarak gerer ve kardeşler arasında “çatışma” çıkması için adeta özel gayret sarf ederken, Muhterem Kutan farkını ortaya koyuyor.

Kutan’ın milyonda biri olabilsek, ne iyiydi!..



Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi