Serdar Arseven

Serdar Arseven

Gaziantep’ten bir Kürt ya da Arap!..

Gaziantep’ten bir Kürt ya da Arap!..

“Hüseyin Güzel, Gaziantep’ten bir Kürt” dediler.
Araştırdım; aslında “Arap”mış.
Malûm;
Geçtiğimiz günlerde canlı yayında kapıştığımız bir paşa, “Arap vatandaşlarımıza” ağır hakaretlerde bulunmuştu.
“Hitler” zihniyeti için fark etmiyor; “Kürt” veya “Arap.”
“Kürt”, “Arap”, “Türk”, “Arnavut.”
Bu toprakları vatan yapan değerlere bağlıysa...
Düşman, tehlike, tehdit!..

Hüseyin Güzel’den başlamıştık.
Lafımızı unutmayalım.
Kendisi Gaziantep Büyükşehir’in ve Şehitkâmil ilçesinin Belediye Meclis üyelerinden.
Sevilir, sayılır.
Başladığı işi bitirmesiyle ünlü...
Sabırlı, azimli, çalışkan bir işadamı.
Oy getirme potansiyeli de yüksek.
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey; onu bu özelliklerinden dolayı mutlaka kadrosuna almak istemişti.
Ve hatta, yerel seçim konuşmasında “Kısmet olur da yine kazanırsak, Sayın Hüseyin Güzel birinci başkanvekilim olacak” demişti.
Kader, kısmet...
Güzel’e, seçimden iki gün önce felç geldi.
Şimdi, o halde yaşama tutunmaya çalışıyor.

Hafta sonunda Sayın Başkan Asım Güzelbey ile makamında sohbet ederken, Hüseyin Güzel’in de kulaklarını çınlattık.
Aynı şekilde; toplantılara gidip geliyormuş...
Sayın Güzelbey, dışarıdan önemli heyetler geldiğinde onu da davet ediyormuş...
Bir köşede kendi halinde oturan felçli bir zât.
Kimdir, nedir, bu haliyle niçin orada bulunur?..
İlginç bir görüntü tabii heyetler için.

Antep Büyükşehir Belediye Başkanı Güzelbey; malûm aynı zamanda başarılı bir tıp adamı.
“Hüseyin Güzel gayet dinç bir zâttı. Ne olmuş da böyle birden sıkıntıya düşmüş” dedik.
“Sorma” dedi:
“Biz kendisini birinci başkanvekilimiz olarak ilan ettik ya seçim öncesinde...”
- Evet?..
“Birileri, buradaki bir gazete ve diğer bazı malum zihniyet sahipleri tuttu, ‘Bir Kürt’ü başkanvekili yapıyor!’ filan diye yazdı. Bir dolu hücum oldu kendisine.”
- Öyle mi?..
“Öyle. Sırf kendisine atfedilen etnik kökeninden dolayı böyle saldırıya uğrayınca çok üzüldü; ‘Biz bu memleketin insanı değil miyiz, bu öfke, bu kin, bu ayrımcılık niçin? Biz, bu toprakları canımızla, kanımızla savunmadık mı?.. Biz bu memlekete vergi ödemedik mi, askerlik yapmadık mı?.. Hayır, liyakatimize laf söyleseler tartışırız ama benim kökenimden kime ne?..’ Bu hassasiyet içinde oldu.”
- Felçli hale gelmesinin sebebi bu mu?..
“Önemli etkenlerden biri de bu; çok müteessir ettiler kendisini. Hüseyin Güzel, gönlü zengin bir adamdır. Küçükle küçük, büyükle büyük olur. Geçen yerel seçimlerde onu Birinci Başkanvekili yapacağımızı ilan ettik. Söylediğim gibi tepkiler geldi.”
- Sonra?
“Sonrasını anlatayım: Yoğun seçim kampanyası sona ermiş, seçim yasakları başlamıştı. Biz de o yoğunluğun ardından rahatlamıştık. Dinlenirken, aklıma Hüseyin Güzel geldi. İçim bir rahatsız oldu. ‘Bir arayayım’ dedim. Telefonu çalıyor ama cevap vermiyordu. Hemen bir yakınına haber verdim. Evine gitmiş, kapı kapalı. Cevap veren yok. Bir zamandır da gören olmamış kendisini. İçimdeki kurt büyüdü. Kapıyı bir açtırttık ki, bir köşeye yatmış, kalmış. Hemen hastaneye kaldırıldı, gerekli müdahaleler yapıldı. Şükür, hayati tehlikeyi atlattı. Ama, şimdi maalesef bu noktada!..”

Geçtiğimiz günlerde bir “Paşa”, hem “Arap”lara, hem “Kürt”lere saldırmıştı.
İznimizi çalışarak geçirmek için gittiğimiz Gaziantep’te, “Arap” ve “Kürt”lerin ayrımcılıktan sürekli olarak şikâyet etmeleri dikkatimi çekti.
Bu Gazianteplinin ayrımcılığı değil, yanlış anlaşılmasın; sistemin ve uzantılarının ayrımcılığı.
Atilla Kıyat adlı eski paşanın “Faili meçhuller devlet politikasıydı” demesinden sonra bunca yıl niçin feryad ettiklerinin çok iyi anlaşıldığını dile getiriyorlar.
Hüseyin Güzel’in ruh halindeler;
Aslında açılım maçılım da değil...
Şefkat istiyorlar!..

PKK terör örgütünün, Ergenekon’la birlikte “sistemin birer şubesi olarak faaliyet gösterdiğini”, örgütün aslında bir “Kürt Düşmanı” olduğunu...
Faili meçhulleri bir “devlet politikası” haline getiren zihniyetle, Kürtlerin ve Türklerin sadece “garibanlarını” katleden PKK zihniyeti arasında “zerre” fark olmadığını dile getiriyorlar.
PKK Kürtleri temsil etmiyor, mahvediyor.
Onu kuran ve geliştiren sistem de öyle; “Türkçü ideolojiyi” kılıf yapıp ülkeyi perişan ediyor...
Felç ediyor.

Hüseyin Güzel...
O haliyle; yani o konuşamaz gibi görünen haliyle...
Çok şeyler söylüyor aslında.
Çok şeyler söylüyor da.
Anlayana!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi