Serdar Arseven

Serdar Arseven

“Onlar Milli Görüşçü değil!..”

“Onlar Milli Görüşçü değil!..”

Tokat’tayım...
Son günlerde, o kadar çok “bu konuyu yaz” talebi geliyor ki...
Ve Tokat’ta dahi o kadar çok “ne olacak bunların hali” diyen oluyor ki...
Daha fazla ertelemeksizin girmek durumundayım.
Tokat izlenimlerimin bir bölümü bu yazımın sonuna, diğer bölümü ise bir sonraki yazıma kalsın.

Kur’an, iftar, saygı, sevgi ve edep tanımayan çirkin eylemlerin yankısı sürerken; Erbakan Hoca ile Kurtulmuş görüşmesi iyi oldu.
Bu sayede; Erbakan Hoca’nın bu çirkin davranışları asla ve kat’a tasvip etmediğini “daha kesin ifadelerle” öğrenmiş olduk.
Sayın Kurtulmuş’a, bu işlerle kesinlikle alâkasının olmadığını... Alâka bir yana; bu iğrenç eylemi nefretle kınadığını belirtti Erbakan Hoca.
Kur’an okunurken slogan atılmasının, şiddete başvurulmasının “şuurlu bir Müslüman”a asla yakışmayacağını dile getirdi.
Kurtulmuş da; bu beyanları memnuniyetle karşıladığını ifade ederken; Erbakan Hoca’nın “Bu yönetim meşruiyetini kaybetmiştir” açıklamasının birtakım çevreler için “provokasyon” zemini hazırladığını, olanca nezaketiyle, saygısıyla ima etti.
Ve bunları yapanların “Milli Görüşçü” olamayacakları “gerçeğinin” altınının çizilmesini yine çok nazik ifadelerle istedi.

Evet; İstanbul ve Bursa...
İstanbul’daki gerçekten son derece şedit, yakışıksız bir gösteriydi..
Bursa’daki ise, genç, dinamik, birikimli Milli Görüşçülerin olağanüstü gayretleriyle aynı noktaya gelmeden söndürüldü.

Olan bitene; bütün Milli Görüşçüler üzüldü, Sayın Kurtulmuş’a destek vermeyenler bile “Bu kadarı da fazla” dedi.
Lâkin, şer gibi görünende hayır.
Böylece; Sayın Kurtulmuş’a karşı yürütülen kampanyanın Muhterem Erbakan üretimi olmadığı da ortaya çıktı.
Kimin üretimi olduğunu, “yapıyı yakından takip edenler” çok iyi biliyordu aslında.
Bilmeyenler için de, Erbakan Hoca’nın “Bu işin arkasında olmadığını” açıklaması önemli.
Muhterem Erbakan’ın doğruyu söylemediği düşünülemeyeceğine göre, organizasyonun arkasında “bir başkası” var demektir.
O “bir başkası”nın Hoca’yı rahat bırakması, sıkıntıdaki Saadet’i öyle umuyorum ki “Kurtuluş”a eriştirecektir.
Parti, tükenmekten “Kurtulmuş” olacaktır.
Muhterem Hocam; bir sohbetimizde “Benden Saadet’e zarar verecek bir hareket beklemek çocukluktur” demişti.
Çok doğru.
İşte, saldırıyı nefretle kınamak suretiyle, farkını ortaya koydu Hoca.
Milli Görüş’ün partileri kapatıldığında; 28 Şubat’ın o en karanlık günlerinde kıl kıpırdatmayıp, şimdilerde bütün hücrelerini harekete geçirenlerden farkını.
“Kafire karşı müşfik Mümine karşı şedit” olanlardan farkını!..
Hoca’ya ve Kurtulmuş’a teşekkürler.
Provokatörleri Allah’a havale etsin tüm Milli Görüşçüler...
YER KİRAZI: EMEĞİ AZ, SAĞLIĞI VE PARASI BOL
Başbakan Erdoğan’ın Tokat mitinginden önce, ilin çalışkan vekillerinden Şükrü Ayalan ve Sayın Bülent Arınç’ın hemşehrisi olan Vali Sayın Şerif Yılmaz ile sohbet imkânı bulduk.
Sohbetin ana mevzuu “yer kirazı” idi.
“Altın Çilek” diyenler de var.
Akdeniz ikliminde yetişen bu ürünün “emeği” az, getirisi bol.
Domates gibi yetişiyor, üstünlüğü şu ki; kökü ertesi sene, ertesi sene ürün veriyor.
“Vakıf akarı” gibi yani!..
Bir dekardan, 15 bin (Eski parayla 15 milyar) gelir elde ediyorsun en az.
Zengin muhitlerde kilosu 50 liraya satılan bir ürün.
Şöyle; doğal bir “paket” içinde, bir nevi kiraz.
Tansiyonu ve kan şekerini regüle etmesiyle meşhur.
Vali Bey, bu ürünü Sayın Başbakan’a hediye etti ki, reklamı ola.
Kırsaldaki vatandaş, sürekli olarak dert yanmakla birlikte, “alternatif” ürünlere yönelmeyi de ihmal etmeye.
Bu sene Tokat, domatesten çok iyi kazandı.
Son 4-5 yılın keşfi bu domates bereketi.
Bir de “yer kirazı” işi gelişsin...
Gelir böyle böyle artsın.
Ağlayıp durmanın kime, ne faydası var!..
“RECEP TAYYİP BEY” ÇALIŞIYOR VE KAZANIYOR!..
Başbakan, Tokat’ta 530 yataklı Tokat Devlet Hastanesi’ni açtı.
Çok yakında Doğumevi de bitince; yatak sayısı 750 olacak.
Avrupa standartlarında bir sağlık kompleksi.
Refakatçilerin koltukları yatak olacak şekilde dizayn edilmiş, bu kadarına dikkat yani.
Tam tamına 5 yıldızlı otel kıvamında; 65 trilyonluk bir hastane...
Onun için yapılmamış ama...
Tokat’ın “Evet”lerine yüzde 50’lik bir katkı demek...
İlin Sünnisi de, Alevisi de faydalanacak hizmetten.
“Tayyip çalışıyor ve kazanıyor!..”
Nasıl kazanmasın ki!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi