Ali Eyvaz

Ali Eyvaz

CHP’nin artisti! Maltalı Şövalye olsana!

CHP’nin artisti! Maltalı Şövalye olsana!

“Beni vurmanızdan onur duyarım. Ateşli silahlar bir şövalyeyi bir ölü yapabilir. Ama bir korkağı cesur yapmaz. Siz korkakların, bu zevki bir an önce tatmasını tavsiye ederim. Beni vurun. Böylece asil kanımı köpekler gibi yalayabilirsiniz.”

İhsan Oktay Anar’ın tutsak edilmiş Maltalı bir Saint Jean şövalyesinin ağzından döktürdüğü bu afili lafların zerresini Türk siyasetinde artistlik bir sahte efelenme modunda dahi duyamıyoruz. Bizde “Hiçbir yeteneğim olmadığına göre bari kahraman olayım” diyen çıkmaz.

“Ne kadar rezil olursak o kadar iyi” diye hayatlarını tanzim eden bu adamlar, rezaletin en dibindeyken, kendileri için her türlü ışık tükenmişken, “bari ölseler de kurtulsalar” diye haklarında kurtlar kuşlar merhamet ederken, birden bire nefes aldıklarının farkına varır ve hınzırca gülümserler.

Foseptik çukurunda aldıkları nefesi o lanet bardağın dolu tarafı telakki ederler ve her nefes alışlarında kokunun bütün hücrelerini doldurmasına hiç mi hiç aldırmaz, çektikleri acıyı, bir süre daha hayatta kalıyor olmalarının pişkinliği içinde massederler.



***

Yukarıdaki şövalye kadar olmasa da CHP’li Berhan Şimşek de bugünlerde zor durumda. Avcılar Belediye Başkanı’nın marifetiyle ve kendisinin bilgisi dahilinde asıldığı ortaya çıkan malum afiş yüzünden hayat-ı siyasiyesi riske girmiş. Topu çıkarabilmek için ne yazık ki muarızları karşısında hiç üzerine vazife olmayan konulara girip, üstelik daha telaffuzunda bile sorun yaşadığı hususlarda allamelik yapıyor.

CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, NTV’de “Müslüman kadınların rahibeler gibi örtünmesine evet” yazılı afişle ilgili katıldığı bir programda, kendisine yöneltilen “CHP dine karşı bir parti gibi görüntü çiziyor. Bunun sebebi nedir?” sorusuna şu karşılığı vermiş: “Biz Anadolu İslamı’na karşı değiliz. Anadolu İslamı’nın gelişmesini, yayılmasını istiyoruz. Anadolu İslamı’nın içinde semah, hoşgörü vs. vardır. Ama Vehhabi İslamına karşıyız.”

Programda bir ara İslam’ın şartlarını Arapça saymaya kalkıp, “savm” kelimesi yerine “sevim” de demiş.

Bu eğilim, sonradan ezberletilmiş ve telkin yöntemleriyle solcu olmuşlarda çok sık görülen bir durumdur. Anlamını bile tam kavrayamadığı kimi sihirli kelimeler telaffuz edildiğinde muhatapların gözlerinin parlayacağı ve doğru anahtarın kilide sokulması gibi mekanik bir eklemlenmenin hasıl olacağı zannedilir. Ve onlar için karşılarındaki muhatapları mezar taşlarından farksızdır. Doğru anahtarı sokup çevirdiğinde hepsi arkasında tek sıra halinde dizilecektir.

Hatırlanacak olursa Kemal Derviş 2001 buhranında Türkiye’ye getirildiğinde ısrarla kendisinin Solcu olduğunu tekrarlayıp dururdu. Ülkenin bütün kaynaklarını gavurlara satmak, tarım sektörüne zırnık koklatmamak, sanayide ve kamuda personel giderlerini minimize etmek gerektiğini söylerken bile bu cümlelerin ardından kendisinin “solcu” olduğunu düşünmemiz gerektiğine dair, Berhan Şimşek’in “sevim”i gibi etrafa telaffuz kurbanı kelimeler sıçratırdı.

Solculuğu ezberletilmişlerin en tipik örneklerinden birisi de Berhan Şimşek’in Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

Bir zamanların Keloğlan filmlerinin gıcık sesli esas oğlanının ses tonlaması ve ona eşlik eden hafif vücut oynaklığıyla “Şimdi size soruyorum…” diye söze giren Kılıçdaroğlu, rakibine “Hazine yardımını nasıl harcıyorsunuz?” sorusunu yönelttiğinde, solculuğun himalayalarına çıkmış olduğu vehmine kapıldığını, kocaman açtığında her biri bir süpermarket açılışında dağıtılmış ucuz yapıştırmalardan mülhem “kızıl yıldız”lara dönüşen kirpiksiz gözlerinden kolayca okunabilir.

***

Bu günlerde madem herkes rol kapıyor, ezber yapıyor, karakter geçişlerinde bulunuyor… Berhan Şimşek de yıllar sonra bir Maltalı şövalyeyi oynamaya kalkarsa, belki üzerindeki Minyeli Abdullah kabullenmişliğini yırtıp atabilir. Yanağına vurulduğunda diğer tarafını dönen Minyeli Abdullah tiplemesi İslami camiada çok tartışılmıştı. Berhan Şimşek, belki de yıllar önce büründüğü o rol ile fazlasıyla hemhal oldu. Onun yerine bir Maltalı şövalye rolü kapıp, en yukarıdaki sözü partisi içindeki muarızlarına haykırması, kendisi için olmasa bile Türk siyasetinin geleceği bakımından hayırlı sonuçlara sebebiyet verecektir diye düşünüyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Eyvaz Arşivi