Osman Tanburacı

Osman Tanburacı

Ocak'ta iki Neill daha bulun!

Ocak'ta iki Neill daha bulun!

Kronik illet yine takımı gafil avladı! Çapraz ofsaytte yanılgıya düşen Galatasaray savunması rakibin peşini bırakınca daha 3'te golü yiyiverdi. Hakemin devam kararı doğruydu. Bu golde bütün takımın hatası vardı. Kaleci dahil! Alayı uyudu... Gol öncesi atağa kalkan Galatasaray'da, savunma da öne çıkınca bir de hücum faul yapılınca Ankaragücü duran topu çabuk kullandı ve Galatasaray takımı olduğu yere çakıldı kaldı. Kaleci Ufuk da kapadığı köşeden golü yedi. Bir kaleci yakın olduğu köşeyi garantiye alır ötekisine ayaklarını kullanır... İkinci yarı başı Galatasaray yine aynı golü yedi. Gol geliyorum dedi, Ufuk tutacağı ya da yana vuracağı topu öne doğru yumruklayınca savunma yine yerinde çakıldı, Ankaragücü ikiledi.

Yenen üçüncü gol; savunma rezaletine eklenen kaleci fiyaskosuydu... Ufuk kalesini terk etti ava giderken avlandı!

Aylak ve çaylak savunma dördüncü golü de üçüncünün kopyası olarak yiyordu ki Ufuk yine kalesini terk etti bu kez de kırmızı yedi golü yemedi.

Neill'in de olmaması takımı yıktı!

Bir büyük takımın savunması böyle olmaz!

Rijkaard bunlara savunma prensiplerini hap yapıp yuttursa nafile. Bu kadro adamı verem eder. Rijkaard da aynı Hiddink'in konumuna düştü.

Aslında maçın sonucu başında belli oldu. Hatalar denizinde yüzen Galatasaray, Ankaragücü'nü yenemez. Baroş da olmasa gol de atamaz!

Yabancılar farkı

Ankaragücü çok akıllı oynadı. Galatasaray'a farkı; topu daha iyi kullanmasıydı. Gevelemeden ve de 2'ye birlerde, hatta 2'ye dörtlerde tek pas yaparak Galatasaray savunmasını dağıttılar. Rijkaard'ın talebeleri rakibe oyun alanı bırakmamayı ve de kademeye girmeyi beceremiyor. Bu sorun açık seçik belli. Rakip, Galatasaray savunmasını rahat geçiyor.

Ankaragücü, savunmasının önüne Theo'u çekerek orta alanda bilhassa Güven ve Sapara ile çabuk top taşırken Galatasaray savunmasının arkasına attıkları toplarla tehlike yarattılar. Ya da kısa paslarla savunmanın arasına sarkarak bir anda üç Galatasaraylıyı geçebildiler. Bu doğrudan iki takım arasındaki yabancıların kalite farkıydı. Sapara, Sestak, Theo, savunmanın göbeğindeki Rajnoch ve Zewlackow Ankaragücü'nü omuzlayanlardı. Bir de Metin Akan.

Galatasaray bir türlü rakibi delmeyi beceremedi.

Misimoviç durağan servet! Oyunda yok ama top ona geldiğinde var. Kırbaç bekleyen küheylan gibi... İyi beyin ama tembel ruh! Ne olacak bilemem... Servet rakiple itişirken pozisyon kaybeden zeyrek! Topu bırakıp rakibi perdelemeye gidiyor.

Hakan Balta attığı şutun dışında uyurgezer.

Sabri orta katili! Pino turist! Ayhan takımın en iyisi olarak gözükmesine rağmen yine bıdı bıdı...

Galatasaray kapanan rakibini hiç açamadı. Her hücumda mayına tosladı. Her ortayı rakibin kafasına nişanladı. Baroş boşuna koşuştu durdu sonunda iki gol attı ama son yarım saati on kişi oynayan Galatasaray önde koşan Ankaragücü'nü yakalayamadı!

Dördüncüyüde afiyetle yedi.

Bu maç Ankaragücü hocası Ümit Özat'ın başarılı kontratak taktiğini iyi uygulayan futbolcularının kazanımı olarak gözükse de Rijkaard'ın talihsizliği olarak da kayda geçecek.

Galatasaray'ın bu savunması ne rakibi durdurabilir ne topu oyuna sokabilir.

Ne de Galatasaray maç kazanabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Osman Tanburacı Arşivi