Aslantepe, Erdoğan, Canaydın, Polat...

Aslantepe, Erdoğan, Canaydın, Polat...

Bir Galatasaraylı olarak Ali Sami Yen’in ruhunu taşımaya hazırlandığımız Aslantepe’ye Cumartesi akşamı ayak attığımda sevinçliydim.
Hem sarı kırmızı renklere gönül vermiş damardan bir GS taraftarı, hem de koyu bir futbolsever olarak içim içime sığmıyordu.
Muhteşem bir stadyumdu.
Böyle bir futbol mabedinin yıllardır özlemini çekmiştim.
Evet, Ali Sami Yen’i çok sevmiştik, seviyorduk.
Ama artık yetmiyordu.
Işıklar içindeki Aslantepe’nin tribünlerine çıkınca, rüya gibi yeşil sahayı görünce, etrafı dolaşınca dünyalar benim oldu.
Artık bizim de övünebileceğimiz harika bir stadımız vardı.
Hele o kulakları sağır edici “re re re, ra ra ra, Galatasaray Galatasaray cim bom bom!” tezahüratı ilk kez patlayınca mest oldum ve itiraf edeyim ki gözlerim doldu.
Aslantepe’yi, Ali Sami Yen Spor Kompleksi’ni Galatasaray’a ve futbola kazandıran herkese içtenlikle teşekkür ettim.
Böyle bir gün ancak sevinçle kutlanabilirdi. Böyle bir gün ancak büyük bir şölene dönüştürülebilirdi.
Yapabildik mi?..
Maalesef evet diyemiyorum.
Başbakan Erdoğan’a yönelik protesto çirkindi, ayıptı. Galatasaraylılığa, Galatasaray terbiyesine ve ev sahipliğine yakışmadı.
Böylesine bir günde, böyle bir stad projesinin gerçekleşmesinde belirleyici rol oynamış bir siyaset adamına reva görülen bu muameleyi doğru bulmadım.
Tayyip Erdoğan’ı ve politikalarını onaylamayabilirsiniz. Ama bunu belli etmenin yeri olarak seçilen mekan ve zaman yanlış olmuştur.
Ama aynı zamanda TOKİ Başkanı’nın açılış törenindeki üslubu da eleştirilmelidir.
Özellikle, Aslantepe’nin gerçekleşmesi için canla başla çalışmış olan rahmetli Başkanımız Özhan Canaydın’la ilgili bazı sözlerinden dolayı TOKİ Başkanı, hem Canaydın ailesinden hem de Galatasaray camiasından bir an önce özür dilemelidir.
Başbakan’la TOKİ Başkanı’nın dikkat etmeleri gereken bir başka nokta var.
Aslantepe yatırımının mali boyutunun sürekli vurgulanması, Galatasaray’lıların başına kakmak gibi hiç de hoş olmayan ve de Galatasaray camiasında tepki yaratan bir duruma yol açıyor.
Bu konuda özen göstermek de öncelikle Başbakan Erdoğan’a düşüyor.
Öte yandan sporla politikayı, sporla futbolu karıştırmak da yanlıştır. Siyasal, ideolojik görüşler ayrıdır, futbol ayrıdır.
Bu bir temel ilkedir, yeşil sahalarda uyulması gereken. Yeşil sahalar, politik sloganlardan uzak olması gereken mekanlardır.
Ama bunu hâlâ başaramıyoruz.
Bunun gibi, Aslantepe ve açılış töreni üzerinden kulüp içi siyaset yapılması da hoş değil.
Başkan Adnan Polat’ı beğenmeyebilirsiniz, onun yönetimine karşı olabilirsiniz.
Benim de Adnan Başkan’a dönük eleştirilerim var. Bu yakınlarda kendi düşüncelerimin bir bölümünü bu köşede de yazdım.
Ama Seyrantepe gibi muhteşem bir stadın, Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nin açılış günlerinde Adnan Polat’a, Galatasaray’ın seçilmiş Başkanı’na saygılı, özenli bir dil kullanılması daha yakışık alırdı diye düşünüyorum.
Son sözler:
Tayyip Erdoğan, Aslantepe’deki protestoyu organize bir iş olarak niteliyor.
Olabilir.
Ama bu bakış açısı yeterli değil. Çünkü her şeyi ‘komplo’larla açıklamak yanıltıcı bir alışkanlıktır.
Erdoğan eğer Cumartesi akşamı karşılaştığı protestonun arka planına bakmaya çalışırsa, hem kendisi hem partisi için bir seçim döneminde hayırlı olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi