Ersoy Dede

Ersoy Dede

Hüsamettin Özkan’a sorsana Masum Hoca

Hüsamettin Özkan’a sorsana Masum Hoca

DSP artık, kendi kendini feshetmiş bir partidir, Masum Türker ise siyaset hayatını kendi eliyle noktalamış bir eski politikacıdır. Sebebi çok açık. 367 garabeti yaşanırken, başında bulunduğu partiyi genel merkez binasında kilit altında tutan Erkan Mumcu nerede şimdi? Ya da aynı gün, partisinin milletvekillerini tutmaya çalışırken, kaçan bir vekilinin bunu meclis kürsüsünden ilan ettiği Mehmet Ağar nerede? Yoklar.. Halka karşı olan hiçbir siyasetçinin var olamayacağı gibi... ve şimdi DSP yeni siyasi söylemler geliştirdi kendine. Mesela Silivri’de yatan Ergenekon sanıklarını aday yapmak istediklerini açıkladılar. Hem de CHP gibi dudaklarının arasından mırıldanarak değil. Apaçık davet ettiler Tuncay Özkan ile Mustafa Balbay’ı partilerine.. Daha bu teklifin üzerinden 48 saat geçmeden bu defa da Ecevit’in hastalığı ile ilgili art arda verilen raporlara itiraz ettiler biliyorsunuz. Açıkça Masum Türker; “Ecevit, sırt ağrısıyla hastaneye gitti, tedavisini oldu, sapasağlam taburcu edildi” dedi.. 12 Haziran’da ilk kez oy kullanacak gençleri hedefliyor sanırım bu cümlesiyle. Çünkü DSP’nin, Ecevit’in rahatsızlığıyla ilgili açıklamaları koskocaman bir yalan.. Çünkü Ecevit, hepimizin gözü önünde hastalandı, hastaneden Rahşan Hanım tarafından, hepimizin gözü önünde kaçırılarak hayatı kurtarıldı.. Herkes biliyor ancak minik bir hatırlama turu yapmak lazım. Zira Ecevit’in ekonomi bakanı olan Masum Türker de hatırlamış olsun..
17 Mayıs 2002’de Merhum Ecevit kaburgası kırıldığı için hastaneye kaldırılıyor. (Haberal’ın hastanesine) 11 gün sonra ise Rahşan Hanım, eşini (adeta) hastaneden kaçırarak hayata döndürüyor. Fakat asıl önemlisi, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde, Ecevit için bir “iş göremez raporu” hazırlanıyor. Bu raporu ise Ecevit, hastaneye, kontrol randevusuna gitmeyi reddettiği için almıyor..
HÜSAMETTİN ÖZKAN’A
SORMAYACAKLAR MI?
Masum Türker bugün diyor ki; “Haberal’ı bırakın, Ecevit’i devre dışı bırakmaya çalışan güçleri araştırın” Ak Parti iktidarına gönderme yapıyor anlayacağınız. Hemen o zaman, dönelim 9 yıl öncesine. Ecevit’in artık görevde kalmaması gerektiğini ilk söyleyen kimdi biliyor musunuz? Emin Çölaşan. Çölaşan, 2 Temmuz 2002’de Hürriyet gazetesinde yazdığı yazıda, “artık Başbakanlık yapamayacak durumdadır, evinde beslenemiyor, hatta yıkanamıyor, vs. vs” gibi çok acayip bir yazı yazmıştı.. Bu yazıdan 6 gün sonra ise Hüsamettin Özkan, DSP’yi bıçakla ortadan ikiye yarıp, projenin son ayağı olan YTP hareketi ile Masum Türker’in bahsettiği “Ecevitsiz siyaset”in en önemli adımını atmıştı. (YTP’yi uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım.)
¥
Şimdi bir Ecevitsiz siyaset hikayesini daha hatırlatalım bugün Ecevit’in koltuğunda oturan Sayın Türker’e.. Bu hikaye daha evvel İsmet Berkan tarafından açıklanmıştı. 2001 YAŞ’ta emekliye ayrılmış bir grup asker, İstanbul’da iş dünyası ile temasa geçip, siyaseti dizayn önerilerini sunuyorlar. Öneri ise, “Sayın Ecevit bıraksın, yerine Hüsamettin Özkan geçsin”.. İş dünyasının temsilcileri ise bu teklifi Özkan’a götürüyorlar. Özkan, ‘Ben bu öneriyi duymamış olayım’ diyor. Bu cevaptan hoşlanmayan komutanlar bu defa teklifi bizzat Özkan’ın kendisine yapmak için girişimde bulunuyorlar. Bodrum’daki orduevinde teklif resmen yapılıyor. Bu kez teklif heyetinde muvazzaflar da hazır bulunuyor.. İddiaya göre Özkan burada da teklife ret yanıtı veriyor. Veriyor ama, iktidar partisinin sandalye sayısını, azınlık partisi seviyesine indirmeyi de beceriyor hatırlayacağınız gibi. Şimdi Hüsamettin Özkan’a, Ergenekon savcılarının, o gün yaşananları sorması gerekmez mi? Yanlış anlaşılmasın, “Sırada Özkan var” falan demem ben. Ama savcı olsaydım, Adli Tıp raporundan sonra, o günleri Özkan’dan dinlemek isterdim. Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ersoy Dede Arşivi