Cevher İlhan

Cevher İlhan

Hani “28 Şubat” yargılanacaktı?

Hani “28 Şubat” yargılanacaktı?

Son yılların “darbeye ortam hazırlama” ve “darbe teşebbüsleri”nin soruşturulup yargılandığı süreçte en çok gündeme gelen 12 Eylül darbesinin ve dayatılan, başarılan darbelerin sonuncusu olan 28 Şubat postmodern darbesinin sorgulanması oldu.
Referandum sürecinde en çok bunun propagandası ve şamatası yapıldı. Başbakan Erdoğan ve AKP sözcüleri, medyada ve miting meydanlarında, halka karşı “12 Eylül’de 12 Eylül’ün yargı önünde darbecilerinin hesâbının sorulup cezâlandırılacağı”ndan, “28 Şubatçıların sığaya çekileceği”nden dem vurdular.
Vaadlerin üzerinden beş buçuk ay geçtiği halde, Cumhuriyet dönemi demokrasiyi katledip hukuku rezil eden kanlı “27 Mayıs darbecileri”ne sembolik de olsa bir dâvâ açılmadı. Dahası iktidarın “anayasal değişiklikler paketi”ne sokuşturduğu “Yüce Divan” imtiyazıyla 12 Eylül darbecileri hakkında soruşturma açılması Cumhuriyet Başsavcısına havale edildi… Başta AKP sözcüleri olmak üzere herkes “28 Şubat postmodern darbesi”ni lânetliyor;

“28 ŞUBATÇILAR” NEDEN YARGILANMIYOR?
28 Şubat postmodern darbenin tahribatı ortada. Demokrasinin askıya alındığı süreçte temel hak ve hürriyetlere, dinî özgürlüklere büyük darbeler vuruldu. Meslekî ve teknik okullara katsayı haksızlığıyla, özellikle imam hatip okullarının önü kesilip din eğitimi ve öğretimi önüne barikatlar konuldu. Milyonlarca öğrencinin hakkı gasp edilerek mağdur edildi.
“Din işleri”yle ilgili devletin yegâne Anayasal kurumu Diyanet’e bağlı Kur’ân kurslarında ve camilerde, yüzde doksan dokuzu Müslüman olan milletin çocuklarının dinlerinin temel kitabı olan Kur’ân öğrenimine—hâlâ süren—“yaş yasağı” getirildi. Hâlâ bazı üniversitelerde devam eden, yasadışı başörtüsü yasağı azdırılarak yaygınlaştırıldı.
Demokrat Parti Genel Başkanı Nâmık Kemal Zeybek’in tesbitiyle, “28 Şubat’ta bir tuzakla karşı karşıya kalındı. Halkın irâdesi aşılarak milletin ruh köküne karşı bir saldırıya dönüştü. İslâm, doğrudan hasım ilân edildi. Doğrudan mâneviyatımıza saldırıldı…”
Yüzbinlerce vatandaşı “irticacı” diye fişleyen, evinde “heykel” ve “biblo” bulundurmayıp eşi başörtülü ya da namaz kılan devlet memurlarını, odasında ilâhî dinleyen yargıçları “irticaî karakter taşıyor” diye fişleyen 28 Şubat sürecinin soruşturulması hakkında hiçbir yasa yok.
Gazetecileri, iş adamlarını, bürokratları, yargıçları karargâha çağırıp “irtica brifingleri”nde dakikalarca ayakta alkışlatanlar, hâlâ sorgulanmış değil. Peki neden sekiz yıldır AKP iktidarı “28 Şubat”ın soruşturulmasına yanaşmıyor?
“İrtica tehdidi ve tehlikesi” gerekçesiyle millet irâdesinin temsilcisi Meclis’e ve hükûmete komplo kurup, koalisyon hükûmeti ortağı DYP’ye suikast düzenleyen, tanklarla sokaklarda “demokrasiye balans ayarı” veren, yüzbinlerce vatandaşı mağdur eden “28 Şubatçılar” neden bir türlü hesâba çekilmiyor?

“28 ŞUBATÇILAR” AKP’YE YAKIN ŞİRKETLERDE OLDUĞU İÇİN Mİ?
Gerçekten, “AKP’ye karşı darbe plânlaması hayalini kuranlar sorgulanıp yargılandığı halde üzerinden 30 yıl geçen 12 Eylül’e, 14 yıl geçen 28 Şubat darbe girişimiyle demokrasiye müdahâle edenlere neden bir soruşturma bile açılmıyor?
Bu soruların cevabı düşünüldüğünde, ister istemez 28 Şubat sürecinin baş aktörü emekli orgeneral Çevik Bir’in ve diğer bazı “emekli” aktörlerin AKP’ye yakın şirketlerde “danışmanlık” yaptığı, “AKP ile birlikte çalıştığı” iddiası akla geliyor.
Refahyol hükûmetini “irtica” sâikiyle hedef alan “28 Şubat”ın başındaki Bir’in, “AKP iyi yolda” diye iktidarı metheden mesajlarının bunda ne oranda etkisi var?
Yoksa “ABD’nin Avrasya’daki stratejik vizyonu”na övgüler dizen Bir’in, Erdoğan’ın tek Müslüman ve İsrail başbakanlarından sonra ilk başbakan olarak “cesâret ödülü” aldığı kısa adı “ADL” olan Amerikan Yahudi lobisinin İbranice ilâhilerle ekmek ve şarap eşliğinde “laikliğe hizmetlerinden ötürü” madalya takılmasının “yakınlığı” mı sözkonusu?
Sahi, sâdece AKP’ye yönelik darbe teşebbüsleri mi suç? Son darbe dayatması teşebbüsü 28 Şubat neden yargılanmıyor? Merak konusu…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cevher İlhan Arşivi