Yener Dönmez

Yener Dönmez

Veli Küçük alındığında size ihtiyaç yok!

Veli Küçük alındığında size ihtiyaç yok!

Ergenekon’un medya ayağına yönelik operasyon sonrası medyadaki tepkiler ne kadar acıklı.
Bir tarafta şiddetli tepki verenler, diğer tarafta “pısırık sağcılar...”
Hepsi bir ağızdan operasyona yükleniyorlar.
Sağ cenahtan yaranma duygusuyla hareket edenlerin zavallı hallerine bakar mısınız?
Nedim Şener demokratmış, Ahmet Şık bugüne kadar Ergenekoncularla mücadele ediyormuş vesaire...
Kimisi de “Bu operasyonun mantığını anlamadık, bu ne iş” diyor.
Bir de Ergenekon’u ranta çeviren gazete var.
Ergenekon haberlerini manşetlere çekmiş, sert yapmıştı.
İğnenin ucu hafiften dostlarına dokunduğu gün makas değiştirdi.
Taraf’ını sürmanşetten yeniden belirledi.
Efendiler!
Veli Küçük alınırken destek vermek kolay...
Sağ cenahtaki meslektaşlarım!
Veli Küçük alınırken sizin desteğinize ihtiyaç yoktu.
Zaten herkes destek veriyordu.
Bir destek verilecekse, şimdi!
Zor günde her biriniz başkasının trenine bindiniz bakıyorum da. Söylediklerinizin Ayşenur Arslan’ın söylediklerinden hiçbir farkı yok.
Bu operasyonu yürüten savcıların, polislerin bu memlekete yürekten bağlı olduğuna imanınız var mı yok mu? Mesele bu...
Darbeci, yolsuzluğa bulaşmış, karanlık işler çeviren askerleri içeri alınca üst düzey komutanların tepki göstermesi karşısında, silahlı kuvvetlerimizi “meslek dayanışması” hatasına düşmekle suçluyordunuz.
Peki şimdi sizin yaptığınız meslek dayanışması değil de nedir?
Bu Ergenekon denen yapılanmanın medya ayağı yok mu?
Oda TV bir istihbarat sitesi gibi çalışmıyor mu?
Bu Oda TV’nin İsrail istihbaratının ürettiği psikolojik harp metinlerini çarşaf çarşaf yayınladığını ve medyadaki ulakları aracılığıyla bütün matbuata yaydığını görmüyor musunuz?
Gazeteciler arasındaki bu meslek dayanışması nedir böyle?
Hani yanlış yapanla yapmayanı ayırmalıydı silahlı kuvvetlerimiz?..
Medyada bu olmayacak mı?
Ahmet Şık’ın Ergenekon aleyhine olduğu filan yok.
Yazdığı Ergenekon kitabını alın şöyle bir bakın, Ergenekon Davası’na nasıl çaktığını göreceksiniz.
Ya da yönettiği internet sitesine bakmanız bile yeter.
Bu savcılar, polisler şerefsiz de Soner ve adamları mı şerefli?
Hayatta duruşunu bozmayacaksın arkadaşım!
Hele kartel medyasına yaranacağım diye...
Çizgisini bozanın toplumda karşılığı olmaz.
Tıpkı son alınan, mesleğine “Gazeteci” diyen insanların olduğu gibi.
Ne oldu? Taksim’de, Kızılay’da yürüdüler bütün meslek örgütleri birleşip...
Kaç kişiydiler?...
Çoğu İşçi Partisi bayrakları taşıyan birkaç yüz kişi?
Darbelere karşı 70 milyon adım yürüyüşünü hatırlayın bir.
Medyada doğru dürüst haber bile olmayan o yürüyüşü.
Bir avuç genç Tünel’den Taksim’e kadar yürüyecekti. Valilik de izin vermişti. Ama o bir avuç genç yürüdükçe, “millet” katılmaya başladı. Kalabalık 10 bini aştı ve o kadar büyüdü ki, “güvenliği sağlayamayız” diye polis Galata’da kesti kalabalığı, Taksim’e sokmadı.
Milletin bakış açısı bu arkadaşım.
Millet Nedim’in de, Soner’in de, onların adamlarının da peşinden adım atmaz. Kendi dar gazeteci çevrenizden başınızı kaldırın. Millete bakın.
Bunların karşılığı yok. Zor zamanda pısırıkça hareket edenin de karşılığı olmaz.
İyi gün dostlarına ihtiyaç yok...
Kaldı ki bugün kötü bir gün bile değil...


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yener Dönmez Arşivi