Kıvanç Tığlı

Kıvanç Tığlı

Gençlik çağı psikozları

Gençlik çağı psikozları

K. 16 yaşında liseli bir gençti ve üç erkek kardeşin en küçüğüydü. Babasını küçük yaşta kanserden kaybeden K., dul maaşıyla geçinen annesiyle oturmaktaydı. “Bende de babam gibi kanser hastalığı var, ben de öleceğim” diye bütün hastaneleri dolaşırken bize danışmanlık merkezine gönderilmişti. Hastalığını, her yanından kötü kokular saçtığı için herkesin kendine bakışından, yanından uzaklaşmalarından anlıyormuş. Bu nedenle, otobüse, dolmuşa binemiyor, okul ile ev arasındaki bir saatlik yolu yürüyerek gidip geliyormuş. Kalabalık yerlerden uzak duruyor, sinemaya gidemiyormuş. Okul başarısı kötü değilmiş, ancak arkadaşlık kuramıyor, tek başına dolaşıyormuş. Öteden beri sessiz, uslu ve içine kapalı bir çocukmuş, okulda ve çevrede gölge gibi dolaşırmış. Çok alıngan ve duyarlıymış. Hiç spor yapmaz, toplu oyunlara katılmazmış. Evde de annesiyle pek az konuşur, vaktini roman okumakla geçirirmiş. Annesi, son günlerde tedirgin ve kaygılı olduğunu, her şeye öfkelendiğini gözlemiş. Üstüne başına bakmıyor ve temizliğine dikkat etmiyormuş. Çok dalgınlaşıyor, bir noktaya gözlerini dikerek uzun uzun öyle kalıyormuş. Derslere ve okula karşı ilgisiz olmaya başlamış. Kimi günler okula gitmiyor, eve kapanıp kalıyormuş. Çoğu geceler de uyuyamıyor, odasında geziniyormuş.

Görüşmeye getirişinden iki ay önce, evde yalnızken intihar girişiminde bulunmuş ve son anda kurtarılmış. Hastanede ancak, ikinci gün kendine gelebilmiş. Ayıldığında da “Kanserden ölmektense, kendi kendimi öldüreyim daha iyi demiş. O günden sonra anne, oğlunu evde yalnız bırakmamaya başlamış.

İlk seansta K. ruhsal bir hastalığı olmadığını söyleyerek, benden kendisini iyi bir doktora yönlendirmemi istedi. Bununla birlikte psikoterapi seanslarına düzenli olarak gelmeye başladı. Görüşme sırasında benden gözlerini kaçırması, arada bir kuşkulu bakışlar fırlatması dikkati çekiyordu. Kanser olduğundan yüzde yüz emin olduğunu, doktorların hastalığına tanı koyamadıklarını tekrarlayıp duruyordu. Benim de tek bir uzmana inanıp, onu başka doktora göndermememe kızıyordu. Sınıftaki arkadaşlarının etrafa yaydığı kokudan rahatsız oldukları için okula gitmek istemiyordu. Sınıf arkadaşları kendi aralarında toplanınca hep kendinden söz ettiklerine ve yanına yaklaşmadıklarına inanıyordu. Yolda yürürken herkesin birbirine bakıp kendisini işaret ettiklerini söylüyordu.

K.’a gerekli psikolojik testler yapılıp, kurumumuz psikiyatri doktoruna yönlendirildi. K. uygulanan ilaç tedavisi ve destekleyici ruhsal tedavi yardımıyla ertesi yıl yeniden okula dönecek kadar düzelme gösterdi. Ancak tek bir arkadaşı yoktu. Sokaklarda saatlerce dolaşıyor, sonra eve dönüp odasına çekiliyordu. Ancak kuşkular ve kaygıları büyük ölçüde yatışmıştı. K. bu ağır bunalımlar içindeyken bile derslerini aksatmadı ve liseyi bitirdi. Üniversite sınavını o yıl kazanamadı ancak tekrar seneye daha iyi hazırlanıp dershaneye giderek, okumaya karar verdi.

Değerli okuyucularım, yukarıda anlattığım şizoid kişilik bozukluğu vakasıydı. Şizoid kişilik bozukluğuna sahip kişilerin özelliklerine değinmek isterim:

Bu kişiler yakın ilişkiler kurmaktan, topluma karışmaktan kaçınan, duygularını belli etmediği için soğuk görünen, içe dönük kişilerdir. Kolay arkadaşlık kuramazlar, açılamazlar ve yalnızlığı yeğlerler.

Belirgin duygusal dalgalanma göstermezler, sevinçleri, üzüntüleri, öfkeleri dışarıdan belli olmaz. İlgileri ve eylemleri kısıtlı ve genellikle yalnız başına olur. Kendilerine yakınlık gösterenlere soğuk, itici davranırlar, eninde sonunda onları uzaklaştırırlar. Kimileri sanata, entellektüel uğraşlara düşkün olabilir; kimilerinde de hem dış, hem iç-dünya kısır ve kısıtlıdır. Şizofreniklerin bir bölümünde hastalık öncesi kişilik, genellikle şizoid özellikler gösterir.

Kişilik bozukluklarında mutlaka iyileşme, ilaç tedavisi ve düzenli psikoterapi görmekle olur.

Sağlıklı, mutlu, bol şükürlü, tefekkürlü günler geçirmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kıvanç Tığlı Arşivi