Fatih Akkaya

Fatih Akkaya

Metiner Gerçeği

Metiner Gerçeği

Yeni bir ses kaydı.
Gündeme bomba gibi düştü.
Fakat bu çok farklı öncekilerden.
İktidar kanadından bir isme; Erdoğan’ın AK Parti’den milletvekili seçtirerek Meclis’e taşıdığı Mehmet Metiner’e ait bir ses kaydı bu.
Ses kaydının Metiner’e ait olduğu su götürmez bir gerçek.

Metiner her ne kadar “komplo” dese de…
Ergenekon ses kayıtları ne kadar komplo ise bu da ancak o kadar komplodur…

Kaydın başında düşülen nota göre;
Metiner, bayramda seçmenleri ile dertleşiyor.
Bu bilgi doğru ise, Metiner’in bu konuşması çok yeni.
Yani…
Geçmişi “Kürtçü/bölücü söylemlerle” dolu olan Metiner, son dönemde ne kadar “ılımlı-demokrat” rolü oynasa da halen eski kafada.
BDP çizgisinde bir kafaya sahip.
Ne diyor ses kaydında Metiner?

Neler demiyor ki…
Erdoğan’ın kapasitesi Türkiye’yi yönetmeye yetmez…”, “Erdoğan’ın entelektüel birikimi çok dar ve geri…” gibi ifadelerle kendisini Meclis’e taşıyan isim olan “lideri” Erdoğan’ı aşağılıyor…

Metiner, “lideri”yle ilgili şok bir “iftirada” da bulunarak, Erdoğan’ın uluslararası bir organizasyonun çabası ile iş başına getirildiğini ileri sürüyor…

Peki Metiner’in Erdoğan’a olan bu tepkisinin altında ne yatıyor?
Apaçık ortada olan bu sorunun cevabını çok önemsiyorum.

Şimdi…
Hemen belirtmek istiyorum; aşağıda alıntılayarak aktaracağım Metiner yorumları beni hiç mi hiç şaşırtmadı.
Bunlar bilinç altındakilerin çok azı.

Metiner önce bir gerçeği ortaya koyuyor:
“Tayyib bey benim eski dostum, yani herkesten çok ve herkesten önce yakından tanıyorum. Yani onun beyin kıvrımlarında nelerin dolaştığını bilebilecek kadar kendisine yakın olan bir insanım…”

Evet durum maalesef böyle.

Metiner, faşizme savaş açmış Erdoğan’ın çok yakınına kadar sızmayı başarmış bir Kürtçüdür.

Ve, Erdoğan'a yönelttiği "uluslararası bir organizasyon tarafından desteklendiği" suçlaması kendisine daha çok yakışmaktadır.

Metiner “övünme” ruh hali ile bunu itiraf ediyor bu cümlesiyle.

Ardından da Erdoğan’a asıl tepkisine getiriyor lafı.
“Erdoğan’la demokratik bir Türkiye inşa edilemez” diyor Metiner.

“Bu ülkede bir Kürt sorunu vardır”ı en yüksek sesle dile getirmiş ve bu noktada kimi çevrelerce “bu kadarı da fazla” şeklinde eleştirilere maruz kalma pahasına “uç açılım adımları” atmış bir Başbakan için söylüyor bunları.

Başka neler söylüyor Metiner:

“Kürt meselesinde Tayyip Erdoğan’ın çok geri ve antidemokratik bir konumda olduğunu biliyorum ama çok pragmatik bir yaklaşımla Kürt sorununa el atabilir. Ama buna ne kadar cesaret edebilir bilemiyorum. Bir; cesareti el vermez. İki; zaten böyle düşünmez.”

“Türk milliyetçiliği ile birebir örtüşebilecek bir siyasal yaklaşım içindedirler Abdullah Gül ve arkadaşları. Ben hepsini birebir yakından tanıyorum.”

Görüyorsunuz değil mi?

“Güzel günler olacak” diyerek, “açılım”ı en üst düzeyde başlatmış isim olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü “faşistlikle” suçluyor Metiner.

Metiner ses kaydında ardından bizi çok da şaşırtmayan BDP taleplerini sıralıyor, anadilde eğitim gibi…

Bu ses kaydı üzerine geçmişteki yazılarıma yeniden göz attım.

Vardığım sonuç şu:

Habervaktim okuyucuları mütevazi olamayacağım, kusuruma bakmayın:

“Açılım”ın bu zihniyetteki “aydın”larla yapılamayacağını; “açılım adımları”nda bu zihniyetteki “aydın”ların izinden gidilemeyeceğini ne de çok haykırmışım bu sütundan.

11 Temmuz’da “açılım”da olsun, yeni anayasada olsun sınır tanımayan liberal ve Kürtçü çevrelerin AK Parti üzerindeki etkisinden duyulan endişeyi gündeme getirmişim.

22 Ağustos’ta açık açık isim vermişim:

“Bu birileri ne BDP ne DTK…
Bunlar çok daha tehlikeliler.
“Demokrat” gözüküp, sinsice bölücülük yapıyor bu zevat.
Hükümetin aslında dengeli götürmek istediği “açılım politikaları”nda, “hata” deyip, tolere ederek tahammül gösterdiğimiz malum “uç adımları”nın mimarları bunlar.”

Ardından da bazı isimler vermişim.
Bu isimlerden biri de Mehmet Metiner’di.

23 Ağustos’ta da “BDP'li vekillerin de, Baydemir'in de elinde silah yok. Burkay'ın elinde silah yokmuş da ne olmuş. Bölücü kadroya bir nefer daha kazandırmış olmadık mı? Hem de kendi elimizle yapmış olmadık mı bunu?” diye yazmışım.

İşte o isimlerden biri…
Mehmet Metiner…
Zihninin perde gerisindekileri sonunda kusmuş oldu.
Bunu kapalı kapılar ardında hep yapıyordu da, bugün deşifre oldu belki de…

Ve bu sadece biri.

Hükümet’in, Başbakan’ın çevresinde bunun gibi bir sürü var.

Şimdi Hükümet’e, Başbakan Erdoğan’a büyük görevler düşüyor.

“Yeni anayasa” bu zihniyetteki “aydın”larla yapılamaz…
“Yeni anayasa adımları”nda bu zihniyetteki “aydın”ların izinden gidilemez.

Bunu en baştan görüp, gerekli temizliği yapmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fatih Akkaya Arşivi