Yener Dönmez

Yener Dönmez

Memleketimin insanları

Memleketimin insanları

Türkiye’nin başına Kürt sorununu bela eden İngiltere’de “Türkiye ve Demokrasi” konulu bir panel düzenlendi.

İngiliz Parlamentosu’nda yapılan konferansta konuşan Cengiz Çandar bakın ne diyor:

“PKK’nın gücü şu an Çukurca baskınından veya falanca yere mayın koymaktan gelmiyor. Siyasi alandan geliyor. PKK silahları teslim etsin olmaz. PKK elinde silahları olduğundan siyasi anlamda da güçlü. Ben PKK olsam ben de silahlarımı teslim etmem. Ben vazgeçtim alın silahları demek teslim olmaktır. PKK bunu yapmaz. PKK’nın silahlarını teslim etmesinin gerçekçi olmadığını, şu anki siyasi gücünün kaynağının da silahlarının elinde olmasından ötürü olduğunun farkındayım.”

Hep söylüyorum, kendini “liberal” diye yutturan bu isimlerin çoğu liberal değil, geçmişleri itibariyle Sol Terör Örgütleri içinde bulunmuş ve PKK’ya da bu nedenle kendi geçmişleri üzerinden yakınlık duyan insanlar.

Çandar da böyle biri.

Söylediklerindeki temel unsurlar şöyle:

-PKK silahları teslim etmez. Ben PKK olsam ben de teslim etmem.

(Çandar’ın bu tespiti PKK’nın silahlı terörünün haklı bir gerekçeye dayandığı kabulünü yansıtıyor)

-Ben vazgeçtim alın silahları demek teslim olmaktır. PKK bunu yapmaz.

(Aslında PKK yapmamalı diyecek de diyemediği için damardan girerek, “teslim olma” vurgusuyla PKK’nın algısına operasyon yapıyor)

-PKK’nın siyasi gücünün kaynağı silahlarının elinde olmasıdır.

(Bu mesaj BDP’nin PKK’nın silahlı gücünü bıraktırma yönünde yapacağı herhangi bir çabaya ön alma için. Açıkça “Ey BDP’liler, PKK silahı bırakırsa sizin siyasi gücünüz sıfıra iner sakın yapmayın” diyemediği için böyle formüle etmiş.)

Bundan sonra Cengiz Çandar temenni ya da hayallerine geçiyor:

“Devlet yarın sabahtan itibaren Kürtçeyi okullarda serbest bıraksa, hatta aşırıya gidelim Türkçenin yanında resmi dildir dese ve demokratik özerklikten kast ettiğinizi anladık, il genel meclislerinizi kurun hatta bayrağınızı da koyun diye eklese, gene bu sorunu çözemezsiniz.”

Burada da Çandar’ın hem bütün Türkiye kamuoyuna hem de PKK’ya operasyonel mesajı var.

Bölünme mesajı bu. “Ayrı devlet kurulmadan, Güneydoğu ayrılmadan bu iş çözülemez” algısını zihinlere yerleştirmek için söylenmiş sözler.

Silahlı mücadeleyle çözüm olmayacağını sürekli anlattıkları için buna bir de “demokratikleşerek de çözemezsiniz” eklemesi inşa ediyorlar şimdi.

Bu da tamamlandıktan sonra “ver kurtul” noktasında bıkkınlık yükseltilerek önemli bir mevzi elde edilmiş olacak.

Aslında İngiltere bu tip işlerde direkt kendisi devreye girmezdi.

Başka ülkeleri perde olarak kullanırlardı.

Ama son dönemde Ordumuz, Emniyet Teşkilatımız ve Yargı kademelerimizin yaptığı başarılı operasyonlarla bölgede baskı havası kırılıp, rüzgar dönmeye başlayınca Kraliyet paniğe kapılmış olmalı.

Eee ne de olsa Ortadoğu topraklarındaki her sınır çizgisinde, her iktidar yapısında, her bölüşümde onların damgası var.

Bunca emek verdikten sonra Türkiye’de işi getirdikleri noktadan geri döndürmeye fırsat verirler mi?

İş başa düştü Cengiz Çandar’dan tutun da bütün adamlarını ve yapılarını devreye sokarlar.

Parlamentolarında konuyu en tepeden pişirmeyi bile göze alırlar.

Ama yine de şu tabloyu değiştiremezler:

İşte Türk: Cemil Metin yazdığı kitabı bastırmak için 5 bin lira biriktirmiş annesine vermişti.

Annesi hiç kullanmadığı ambalajlı battaniyenin içine saklamıştı parayı.

Van’da deprem olunca battaniyeyi götürüp belediyenin yardım TIR’ına koydu. Cemil bey durumu fark edip merkeze gittiğinde, kolilerin gönderildiğini öğrendi. “Nasip orasıymış” diyerek evine geri döndü.

İşte Kürt: Evi yıkılmış, yakınlarını kaybetmiş, eksilere düşen soğukta çadırda yaşayan bu Kürt, yardım merkezinden aldığı battaniyeyi alıp çadırına götürdü. Battaniye’yi açtıklarında içinden paralar etrafa saçıldı.

Paraları toplayıp saydıklarında tamı tamına 5 bin liraydı.

Yıkılmış binaların arasından çamurlu yollardan geri dönerek battaniyeyi aldığı yardım merkezine geldi ve durumu anlatıp parayı teslim etti.

Memleketin Türk’ü böyle, Kürd’ü de böyle olunca; PKK silah bırakmasın diye yırtınan, bölünmeden başka çare görmeyen Cengiz Çandar ve onun gibilere “halt yemek” düşer.

Ağzımı bozmak isterdim ama bozmayacağım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yener Dönmez Arşivi