Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

Kurbanı anlamak (1)

Kurbanı anlamak (1)

Kurban, ilk peygamber Âdem aleyhisselam’dan son Peygamber Hz. Muhammed aleyhisselam’a kadar bütün semavi dinlerde mevcut kadim bir ibadettir. İslam bu ibadeti benimsemiştir. Hz. Peygamber (SAV) de onu değişik türleri ile yaşatmıştır.

Bütün İslam mezheplerinde, kurban temel bir ibadet olarak kabul edilmektedir. Ancak, bir kısmı bunu kuvvetli bir sünnet, diğer bir kısmı da vacip hükmünde kabul etmişlerdir. Irak ekolünün başını çektiği görüş, kurbanın vacip bir ibadet olduğudur. Yani yapılması zorunlu ve terk edilmesi sorumluluğu gerektirir. Ebû Hanife bu hükmü daha da temellendirmiş ve tutarlı bir şekilde savunmuştur.

Kurbanın kuvvetli sünnetlerden olduğunu Hanbelî ve Şafiî mezhepleri ile ashap ve tabiundan birçok zatlar kabul etmişler ve herkesin yapması gerektiğini söylemişlerdir. Bunlara göre kurban kesmemek, sünneti terk etmek olup tahrimen mekruhtur.

Kanaatimizce, Ebû Hanife’nin kabul ettiği vacip görüşü, diğer görüşten daha kuvvetli ve isabetlidir. Çünkü dayandığı deliller diğerlerine göre daha kuvvetlidir. Kurbanın bütün dinlerde yer alması da onun koyduğu hükmün ne derece isabetli olduğunu göstermektedir.

Eğer ülkemizde Ebû Hanife’nin savunduğu görüş kabul edilmiş olmasaydı, bugün kurban etleri ile milyonlarca aç ve muhtaç insan doyurulmayacak, Afrika’da ve mazlum milletlerdeki fakirlerin imdadına yetişmek söz konusu olmayacaktı.

Kurbanın ferdî, sosyal ve siyasal hikmetleri vardır. Kurban insanları kulluk noktasında eğitmektedir. Kurbanın bir anlamı, “Ey insanlar! Sakın birbirinizin kanını akıtmayın, buna bedel olmak üzere hayvan kurban ederek kan akıtın” demektir. Hayvan kanının akması, akıtılan insan kanlarını durdurmaya vesiledir. Kurbanın bir anlamı da, nefsi boğazlamak, şeytanı reddetmek, kötülüklerin kökünü kesip toprağa gömmektir.

Kurban, Müslümanlar için mükemmel bir eğitimdir. Onların merhamet duygularını coşturur. Kurban, sadece kan akıtmaktan ibaret bir olgu değildir. Belki bir sosyal dayanışmadır, bir yardımdır, bir kaynaşma vesilesidir; kardeşlik duygularını kabartan güçlü bir eylemdir.

Hz. Peygamber (SAV) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Kurbanın kanı yere düşmeden, Allah katında yüksek bir mevkie çıkar.” (İbn Mace, Edahi, 3, H. No: 3126). Başka bir hadis-i şerifte ise: “Kurban kesen kimse, kurbanlık hayvanın üzerindeki tüyler sayısınca Allah katında sevap kazanır.” (İbn Mace, Edahi, 3, H. No: 3127).

Bundan daha büyük bir sevap düşünülebilir mi? Yine bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Kurban bayramı günlerinde para, kurbandan daha faziletli bir yere harcanamaz.” (İbn Mace, Edahi, 26) ¥ DEVAM EDECEK

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi