Bilal Şahan

Bilal Şahan

TÜSİAD TÜKENİYOR MU?

TÜSİAD TÜKENİYOR MU?

TÜSİAD denilince aklınıza ne geliyor?

“Patronlar kulübü” geliyorsa bir dönem için evet.

Yapacakları toplantılar günler öncesinde haber olur, “patronlar ne diyecek?” merakı uyandırılırdı kamuoyunda.

“TÜSİAD hükümeti uyardı…”, “ TÜSİAD’ın raporu gündeme bomba gibi düştü” manşetleri atılırdı.

Ne de olsa Rahmetli Bülent Ecevit’i verdikleri ilanlarla düşürmüşlerdi.

Bu iddiayı o dönemin TÜSİAD Başkanı Feyyaz Berker ‘Fikir Üreten Fabrika’ kitabında detaylıca anlatıyor, kabul etmiyor.

Ama bence, bu dönemde, bu iddia tekrar irdelenip, incelenmeli.

Gazete ilanlarıyla ‘hükümet devriliyorsa’ bu da bir “darbe” değil midir?

Her neyse…

TÜSİAD, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilk yıllarında eskisi gibi “esti, gürledi” ancak sonrasında sessizliğe büründü.

Artık eskisi gibi “ses” vermiyor.

Hatta başkan seçmekte zorlanıyor. Başkanlık koltuğuna oturacak kişi o koltuğa otururken ateşten gömleği de giyiyor çünkü.

Bu durum, ekonomide yeni yıldızların doğmasından , hükümetin sert duruşundan veya derneğin değişen Türkiye’ye ayak uyduramamasından mı kaynaklanıyor bilmiyorum.

Ben “hükümet deviren değil” ama görüşlerini toplumla paylaşan, gerektiğinde sert muhalefet eden bir TÜSİAD’ın olması gerektiğine inanıyorum.

Hükümetlerin ve toplumun bir “Molla Kasım” a ihtiyacı var.

Yeni başkanın ilk işi derneği toparlayarak yeni yol haritası hazırlamak olmalı.

Yeni başkan derneğe yeni vizyon kazandıramaz ise “TÜSİAD denilince aklınıza ne geliyor?” diye soranlara “Tükenmekte olan Sanayici ve İşadamları” cevabını vereceğim.

‘EŞEKTEN DÜŞME’ SÜRECİ

Siz de yaşamışsınızdır.

Şirketi ararsınız karşınıza digital bir bayan çıkar “ Mesai saati dışında aradığınız için telefonunuza cevap veremiyoruz. Lütfen saat 8:00-18:00 saatleri tekrar arayınız” der, telefon ‘çat’ kapanır.

Bu durumla karşılaşınca “firma ne kadar iyi yapmış” dersiniz. Aynı sistemin 112 ‘de 155’de, itfaiyede olduğunu düşünün “bu ne biçim iş” diye söyleniriz.

PKK ile çatışırken yardım isteyen askere “ helikopterlerin uçuş saati doldu” gerekçesiyle yardım gönderilmemesi karşısında ne denir?

Terör örgütü tarafından kaçırılan öğretmenin maaşı derse girmedi diye kesiliyorsa yardımın da gönderilmemesi gayet normal.

Öğretmenler vatansever insanlarmış ki AİHM’e gidip “ Devlet görevini yapamayıp beni koruyamadı. Üstelik maaşımı kesti” diyerek dert yanmıyor.

Devletin itibarını zedeleyenleri de “merkeze” alırlar mı? Veya merkezdekilerin de “eşekten düşmesini” mi bekleyeceğiz birçok aksaklığın çözümü için.






Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bilal Şahan Arşivi

Tohum

18 Eylül 2014 Perşembe 13:33