Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Son Menderes’i de uğurladık Menderes ailesi...

Son Menderes’i de uğurladık Menderes ailesi...

Bu ülkeye hizmet verenlerin akıbeti ya sürgündür veya darağacı...

Veya beklenmeyen menfur bir olay. Kimleri bu yollarda kaybetmedik ki...

Merhum Aydın Menderes meclis kürsüsünden konuşmaların en güzelini, en anlamlısını yapınca o hafta infazı verildi. Ezan mağduru Başbakan Adnan Menderes’in son varisi. Son ocak... Onun olayına trafik kazası dediler.

Eşref Bitlis paşanın olayı da bir kaza idi! Her iki olayın soruşturma evrakını Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünde ben takip ediyordum. Delilleri içime sindirircesine inceledim, düşündüm...

Eşref Bitlis’e ait uçağın bakımını terörist İsrail teknisyenleri yapıyordu, yani ciğeri kediye teslim etmişler, Aydın Menderes’in yolda seyretmekte olan aracı önüne aniden bir taksi çıktı...

Sonra ikisi de kaza!.. Bu ülkede suikasttan bol ne var, emniyetin rafları faili meçhullerle dolu... Rahmetli Aydın Menderes, 1992’de parti çalışmaları nedeniyle Elmadağ Kaymakamı Necati Şentürk’ü ziyarete gelmişti. Ben de ilçenin başsavcısıydım.

Öğle yemeğinde Kayadibi’ndeki Cennet Bahçesi denilen yerde beraber olduk. Sonra da biz onu ziyarete gidince hediye olarak Kur’an-ı Kerim tefsiri götürmüştük. Çocukluğumda bize el sallayan güler yüzlü bir başbakanın oğlu ile yıllar sonra aynı masada buluşmak güzel bir duygu.

Bulmuşken, 32 yıl taşıdığım hatırayı anlatayım dedim. Darbe olmuştu... Amcamın oğlu da hızlı Demokrat Partili. Bakkalda kesekağıdı yaparken rahmetli Başbakan Menderes’in gazetelerdeki resimlerini keser, karşı duvarlara yapıştırırdı. Güler yüzlü, papyonlu bir tanesi bakkal dükkanının alnında duruyordu.

İşte o gün tanklar sokakları teslim aldığında, bakkala gelen bir astsubay resme bakarak; “Bu çakalın resmi hâlâ duruyor mu, indirmedin mi?” deyince, amca oğlu ile kapıştılar.

Amca oğlu iri yarı, astsubayı tuttuğu gibi dükkandan sokağa fırlattı, arkasından; “Bu resmi buradan sülalen indiremez, çakal da senin baban, hayvan herif...” O günler astsubay demek ne demek? Hem de Menderes’in resmini indirmemek!

İki saat sonra bir cip bir de asker dolu cemse kapıya dayandı. O esnada amca oğlu bahçede kerpiç kesiyordu, ben de ona yardım ediyordum.

Cipten inen bir astsubay ulu orta bağırdı: “Kemal Çiçek kimse buraya gelsin...” Çamurlu halimizle olduğumuz yerde dona kaldık, askerler de evin etrafını hemen çevirdiler. Merhum amca oğlu “Kemal Çiçek benim” der demez, askerler silahları doğrulttu. “Kımıldama, ellerini havaya kaldır, yere yat...”

Ellerini kaldırma, yatma erkeksen!.. Kelepçe vuruldu, önce üstünü değiştirmesine müsaade etmediler, sonra astsubay ne düşündüyse müsaade etti. Süngülü askerler kapıya dikildi, birisi de içeri daldı. Biraz sonra kelepçeleyip götürdüler...

Yengem ağlayarak geldi. Ne yapacağımızı bilmiyorduk ağamız yok, paşamız yok. Komşular korkularından başlarını pencereden dışarı çıkarıp soramıyorlardı. Bakkala ekmek almaya gelenler parayı tezgahın üzerine attıkları gibi uzaklaşıyorlardı... Balgat karakoluna gittik. Karakola yaklaşmak kolay mı.

Yolun karşı tarafında saatlerce dikildik. Orada mı, yoksa Mamak cezaevine mi gönderdiler onu da bilmiyorduk. Olacak ya, daha önce amca oğlunun kiracısı olan bir astsubay karşıdan gelince sordu, “Emine abla burada ne işin var, hayrola?” Durumu anlattık.

“Aman sakın burada dikilmeyin hemen gidin, ben gece nöbeti alacağım, bakayım bir şey yapabilir miyim” diyerek bizi uzaklaştırdı.

Akşam oldu yok, yatsı oldu yok, nihayet gece yarısı amca oğlu yüzü gözü şiş, ayaklarının üzerine zor basarak çıktı geldi... Sen misin Menderes’in resmini indirmeyen, haddini bildirdiler! Ortalıklarda görünmemek için üç ay evden uzaklaştı...

Bir an sessizlik, sonra düzgün konuşması ile tek bir cümle: “Babam iki makas arasında kaldı.” İki makas, malum ikisi de ittihatçı...

Mason olmayan baba Menderes’in hazin hikayesine bakış açıları; hem bizim aramızdan çık, hem de ezana yol ver, işte bu ihanetin(!) cezası idam, yetmedi ocağını söndürdük...

Dram mı dersiniz, zulüm mu dersiniz, ne derseniz deyin... Sonuçta bu ülkeye kim bir çivi çakmışsa karanlık odaklar tarafından çivisi çıkarıldı...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi