23 Ocak 2017 Pazartesi24 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:53Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 1°C Adana
    • -2°C Adıyaman
    • -4°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • -1°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 4°C Antalya
    • -3°C Artvin
    • 4°C Aydın
    • 0°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,538 0.01
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Beş paşa, geldi başa

Mehmet Şeker

Darbe konseyi beş kişiden müteşekkildi. Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Komutanı.

Masaya beşi birden oturur, beşi birden kalkar, beşi birden yürürdü.

Konuşan sadece en baştaki Evren Paşa idi.

Emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen 12 Eylül darbesinin herhangi bir halkası zayıflık gösteremezdi.

Özellikle en yukarıdaki halkalar, ne kadar sağlam olduklarını her fırsatta gösteriyorlardı.

***

"Beş paşa, geldi başa

Taş yarıldı baştan başa..."

Nasıl yarılmasın?

Öyle kudretliydi ki darbeci paşalar...

Darbeli matkap onların yanında solda sıfır.

O kudret karşısında taş mı dayanır?

Taş da yarılır, beton çatlar, top patlar...

Velhasıl paşalar ne isterse öyle olurdu.

Onların kudretinden hiç kimsenin şüphesi yoktu ve olamazdı.

İstediler ki "hikmetimizden de sual olunmasın".

***

Kendilerini mitolojideki Yunan tanrılarından daha güçlü hissediyorlardı.

İnsan görünümlü tanrıydı onlar.

Anayasaya koydukları koruma maddeleri sayesinde, o isteklerini yıllar boyunca gerçek hale getirdiler de.

Adı "geçici" olan 15. madde, tam anlamıyla konsey üyelerinin zırhıydı.

Tuhaftır, o kadar güçlüyken bile, günün birinde kendilerinden hesap sorulma ihtimalini düşünmüşler.

***

Korktuklarının başlarına gelmesi için aradan 30 yıl geçmesi gerekti.

Onca yıl sonraki 12 Eylül'de darbecilerin zırhı kaldırıldı, yargı yolu açıldı.

Kenan Paşa yargılanması halinde daha doğrusu dava açılması durumunda mahkemeye gitmeyeceğini, başına bir mermi sıkacağını beyan etmişti ama sözünde durmadı.

Biz de biliyorduk blöf yaptığını.

Dava açıldı, ilk duruşma 4 Nisan'da yapılacak.

***

Ne var ki beşi bir yerde değil artık.

Üçü aralarından ayrıldı, ikisi hayatta.

Önümüzde Şubat var, Mart var; iki uzun ay.

Bakmayın Şubat'ın kısa oluşuna.

Bekleyince öyle bir uzar ki...

Zamanın izafiliğini beklerken anlar insan.

***

Mahkeme gününe kadar ömürleri yeter inşallah.

Mahkemede ilk gün önemlidir ama daha önemli tarafı mahkemenin sonuçlanma süreci.

Rabbülâlemin, onlara da ömür versin, bize de.

Hiç değilse hep beraber kararı görelim.

Belki de beraat ederler.

Kimse peşin hüküm vermesin.

Malûm, temel hukuk kuralı kulaklarda küpe:

Suçu mahkeme kararıyla sabit olana kadar, herkes masum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.