Yeni Akit’in Genel Yayın Koordinatörü Sayın Hasan Karakaya yazdı;
Cumhurbaşkanlığı seçimine iki gün kala gerçekleştirilen ‘Erdoğan Teziç’e saldırı!” eylemine de Vakit veya Akit’i bulaştırmak istediler!..
Evet...
Uzun yıllardır kurulan bütün büyük Ergenekon “terör” eylemlerinin amaçlarından biri de, bu camiayı yok etmek oldu!..
Hedefe yerleştirilenler zaman içinde değişti ama bu “kadro” hep hedefte kaldı!..
Hangi birinden bahsedelim; bütün Ergenekon tezgahlarına, Ergenekon türü yapılanmaların amansız takipçisi, muarızı, karşıtı, düşmanı Akit’i bulaştırmak istediler...
Çok zor süreçlerden geçtik...
Biz artık alışmıştık; ancak “topyekun saldırı”nın hedefi olmak, özellikle bazı genç arkadaşlarımıza zor geliyordu...
Bizimle birlikte çalışan genç arkadaşlarımızın aileleri, “O gazeteyi bırak, başın derde girecek” yollu yüklenmelerle çocukların moralini alt üst ediyorlardı.
Onları suçlamak yersiz olur, her anne, baba çocuğunun üzerine titrer...
Hiç kimse çocuğunu “hedefte” tutmayı düşünmez...
Akit kadrosu, çetin süreçlerde bir yandan dışarı ile uğraşırken diğer yandan da “içerinin” moralini ve direncini üst seviyede tutmanın gayreti içindeydi...
Kolay değil; bombalar, kaleşler, panzerli, keskin nişancılı baskınlar...
Her Allah’ın günü mahkeme celpleri...
Ceza, tazminat davaları...
Akla ziyan mahkeme kararları, üst üste mahkûmiyetler...
Bazı arkadaşlar, şakayla karışık bizimle birlikte dolaşmanın “tehlikeli” olduğunu söylerlerdi...
Birileri de, “O kadar öne çıkma” filan derlerdi, beni savunur pozlarda!...
•
Bu süreçte hep yazdım ve hiçbir yazımda da “sıkıntılarımdan” bahsetmedim...
Sayın Hasan Karakaya’nın dünkü yazısı, böyle bir “nostalji rüzgarı” estirdi yüreğimde...
Geriye baktığımda, hedefe yerleştirilmek, saldırıya uğramak, tehdit edilmek, defalarca pisi pisine mahkûm olmak filan...
Hiçbirinden değil de, aslında “Gergin dönemlerin” kaymağını yemiş ve bu rahat günlerde de iyice “yemekte” olan bazı “Dindar” kardeşlerimin tavırlarından dolayı üzüntü duyuyorum..
Birilerinin Akit’i cepheden hedef aldığı günlerde, ağızlarını burunlarını eğip bükerek bize “yüklenirlerdi” bazı kardeşlerimiz...
“Bir kısım medya”dan saldırı mı geldi; bu “ezik” kardeşlerimiz hemen kaleme filan sarılır, bize “özeleştiri” çağrısında filan bulunurlardı...
Korkuyorlardı o günlerde, tırsıyorlardı...
Bunu itiraf etmek yerine, millet düşmanı odaklara yaltaklanmayı tercih ediyorlardı!..
Bu camia o günlerde, kelle koltukta direnişin kıvamını koyu tutmanın, meydanın ve medyanın boş olmadığını göstermenin gayreti içinde oldu.
“Bizimkileri” tir tir titreten şer odaklarının karşısına dikildi...
Alayının pisliklerini ortaya döktü!..
“Ergenekon ruhu”nun milletin üzerine abandığı günlerde, Ergenekon’un en müstahkem kalelerinin üzerine gitti...
Ve destan gibi; o şartlar altında o kalelerden bazılarını, Allah’ın izniyle tek başına yıktı!..
•
Sonra sonra...
Bu camianın başlattığı direniş, meyvelerini vermeye başladı...
Bu camianın uyandırdığı millet, daha sağlıklı siyasi tercihlerde bulunmaya başladı.
“Darbe odaklarının” aslında birer kağıttan kaplan oldukları ortaya çıkınca da...
Baktık; “herkes” kahraman oldu!...
Ve o kahramanlardan bir bölümü de, bugünlerde “Ergenekon ruhlulara” çalışır oldu!..
(Yakın takipteyiz ve bırakınız sansınlar ki yemekteyiz!..)
•
Yiğidin harman olduğu değil az bulunduğu dönemde tek başına ortaya çıkan bu kadro, şimdilerde acıların olgunlaştırdığı insanlardan oluşan bu kadro, dünkü manşetinden “Başınıza Akit Kadar Taş Düşsün!..” diye haykırdı.
Bu taşlar sadece Açıktan Ergenekonculuk yapanların başına düşmeyecek...
Hak eden herkesin başına düşecek İnşallah...
“Hak eden Herkesin!..”
ALLAH RAHMET EYLESİN!..
Halam Feriha Arseven’in vefat ettiğini şu an öğrendim.
Halanıza da Yüce Allahtan rahmet dilerim. ben de bu
ergenekon olayına şüpheyle bakıyordum ama akit
sayesinde öğrendim. Gerçekleri sadece akit
yazıyor...
Başınız sağolsun, mekânı inşaAllah (CC) Cennet olsun. Bu arada, bahsettiğiniz tırsakların zamanında yaptıklarını hatırlıyoruz, o zaman da bahâneleri vardı (!) şimdi de var (!).
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155