Kayseri'de patlama...        İki ilde deprem!...        Fransa'yı Moody's korkusu sardı!...        Taahhüdüne uy, Avro'da kal...        Babalarının yokluğuna alışmaya çalışıyor ...        Üçüncü tur Moskova'da yapılacak ...        Üçüncü tur Moskova'da yapılacak ...        'Şüpheli' sıfatıyla ifade verecek...        Taklit ürün operasyonları Türkiye'yi kara listeden çıkardı...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.9820 Altın AlışAltın Satış 93.4210 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Hüseyin Hatemi - Yeni Şafak
hhatemi@yenisafak.com.tr
2008-06-22

Dini siyasete âlet etmek

Temel ve evrensel ahlak ve Hukuk ilkelerinin koyucusunun, belirleyicisinin Rabb olduğunu söylemek; düşünce açıklama hürriyeti kapsamına girer ve bu yüzden kimse kınanamaz ve koğuşturulamaz. (Anayasa, m. 25/2, son cümle). Bu açıklama aynı zamanda Anayasa, m. 24/2'nin de koruması altındadır.

Yanlış bir dinî görüşü bu temel ve evrensel ahlak ilkelerine karşı çıkarmak da “dinî” bir görüştür, eleştirilir, ne var ki düşünce açıklama hürriyetinin kapsamında kaldıkça cezalandırılamaz. Başkalarının insan haklarını yok saymak için bir kışkırtma ise, gereken tedbirler alınır.

İyi'nin, Güzel'in, Doğru'nun sadece Alemlerin Rabbinden kaynaklanabileceğini söylemek bilim dışı ve çağdışı bir görüş olarak nitelenip de söyleyenin dokuz köyden kovulmasıyla sonuçlanabilirse, o toplumda ahlakın temeli sarsılmış olur. Bundan da artık hayır beklenmez. İlhan Arsel gibiler meydanı boş bularak insanlığın en yüce önderine dil uzatırlar. İnananların dünya çapında bir zillet ve gaflete düşmesi de bugün olduğu gibi, Yeryüzü'nde şerrin hakim olması sonucunu doğurur.

İlhan Arsel ve hempaları; Şerrin Arz üzerindeki geçici hakimiyetinden cesaret alarak Resûl-i Ekrem (S.A.) sevgisini bu ülkeden kazımaya çalışabilirler. Bilsinler ki boşa gayrettir ve kendilerine yazık etmektedirler.

Milletimiz bilinçlenirse; bilinçsizlikten yararlanılarak sahnelenen sahtekarlıklar da artık başarılı olamayacaktır. Mehmetcik; Mehmetcik'tir, mesela Hiramcık olamayacaktır.

Bugün; Türk hükümeti, şer ittifakının tertipleriyle, bunaltılmış ve şu seçim karşısına getirilmiştir: Ya şer ittifakının İran'a saldırısında bu ittifaka kayıtsız şartsız boyun eğmek, ya da alaşağı edilmek! Boyun eğme yolunu seçerse, şerrin gözünde tekrar itibar kazanacaktır. Seçmezse alaşağı edilecektir. Alıştığımız oyun tekrar sahneye konmuştur: AKP, Bop tarafdarı, ve dış destekle iktıdara gelen bir parti olduğu gerekçesiyle “milliyetçiler” tarafından alaşağı edilmiş gösterilecektir, ardından da “milliyetçi yeni iktıdar”, “ABD ile stratejik ortaklığını tazeleyecek” ve boyun eğmeyi “millî menfaatlerimizin gereği” olarak maskeleyecektir.

Oysa daha geçen yıl erken seçim sonucunda bu oyunun amacına ulaşacağını ümîd eden şer ittifakı; Millet'in artık gözünün açılmak üzere olduğunu anlayınca; “Türkiye artık güvenilir müttefik ve AB adayı olma liyakatini yitirmiştir, ancak İran gibi ülkelerle işbirliği yapabilir” gibi yazılar yayımlayarak seçim sonucundan hiç de memnun olmadıklarını gösterdi. Ardından da safha safha bugünkü halimize getirildik. “ABD ile stratejik ortaklığımızı geliştirme” programını seçimlerden önce ilan eden seçkin milliyetçilerimiz de “AKP dışa bağımlı bir partidir” ithamını tekrarlamaktan hiçbir zaman geri kalmadılar. Oysa kendisine dayatılan derekede dışa bağımlı bir iktıdar olsaydı, erken seçimden bir yıl sonra bugünkü duruma düşürülmezdi. Bu kadar basit bir gerçeği görememek için “aşırı saf” olmak gerekmez, “münafık ve müraî” veya geri zekalı olmak da yeterlidir.

Şerr'in gözünde “dini siyasete alet etmek” demek, evrensel ahlak ve Hukuk ilkelerini riyasız ve çifte standardsız savunmak demektir. Hakk'ın gözünde ise, “saptırılmış görüş ve uygulamaları, din adı altında, evrensel ahlak ve Hukuk ilkelerine karşı savunmak” demektir. Pozitif Hukuk alanında kim güçlü ise, onun borusu ötmektedir. Bu böyle devam etmeyecektir.

Bugün “küreselleşme” adı altında bütün milletlere dayatılmak istenen “davarlaşma” da Tabiî Hukuk ve Evrensel Ahlak düşmanlarının Armagedon sapıklığından ileri gelmektedir. Armagedon tutaraklı hınzır deliler ile “stratejik ortaklık” geliştirme gayretlerinin sonucu husran olur.

Avrupa hristiyan demokratları ve “müslüman demokratlar” arasında Tabiî Hukuk ittifakı için 2001 yılında atılmak istenen “charta oecumenica” köprüsü de 11 Eylül sonrasında yine şer ittifakının ustalıklı tertipleriyle “berhava” edilmiştir. AB; İran konusunda şer ittifakına boyun eğmek üzeredir. “İslam'ı en iyi yaşayan tek demokratik ve laik ülke halkı” da “ekümenik” kelimesini duyduğu anda “çılgın”a dönecek şekilde şartlandırılmıştır.

önce İslam ülkeleri ve ardından bütün dünya halkı; Dünya Tarihi'nin en korkunç musibetinin yaşanması tehlikesine maruzdur. Şer ittifakının çılgınlığı zıvanadan çıkmak üzeredir. Bu saldırı; şer ittifakı için sonuçta bir “intihar saldırısı” olacaktır. Ne var ki bunu anlayamayacak kadar gözleri dönmüştür. Hitler gibi; bir “nihaî çözüm” saplantısının güdümüne girmişlerdir. “Sevgi ehli” ittifak edebilirse, hazırlanan korkunç musibet, sadece evrensel bir kabus olarak kalır. Ey Azizan, İlhan Arsel; İslam'ın kötülüğünü sergilemenin “insanlık görevi” olduğunu söylese de, gerçek bunun tam karşıtıdır. Bizi bu kabusdan kurtaracak olan, önce Şer İttifakı'nın tertiplediği şartlanmalardan kurtulup gerçekleri görebilir duruma gelmemiz olacaktır. Neronlar'ın yeri dünya siyasetinin kaptan köşkü değil, bir Akıl Sağlığı Kliniği'nin şefkat kucağıdır. Allah hepimize sevgi ve idrak versin!

 
 
 
2011-12-13 09:28:35
Rahman Yardımcınız olsun
Değerli tesbitleriniz için teşekkürler,Değerli hocam,biraz da kaynatılmaya çalışılan mezhep fitnesinin nelere mal olabileceğine dikkat çekseniz.Bazı mihraklar ısrarla mezhebçiliği körüklüyor.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.