M. Emin Parlaktürk

M. Emin Parlaktürk

Hakk’a Teslim Olmayan, Tağut’a Tutsak Olur!

Hakk’a Teslim Olmayan, Tağut’a Tutsak Olur!

Rahmetli Necip Fazıl’ın çok anlamlı bir sözü var:

“Hakiki hürriyet; Hakk’a esarettir” der.

Gerçek özgürlük; “Gerçek” olana teslim olmaktır.

Hakk’a teslim olmayanlar, özgürlüğü bilemezler.

***

İnsan, fıtratı icabı itaate mütemayildir.

Yani, illâki birilerine veya bir şeylere gönül verecek, boyun bükecek, teslim olacaktır.

İnsan olmanın doğal sonucu budur.

Kula düşen, kulluk görevini yerine getirmek için Allah’a gönül vermek, emirlerine boyun bükmek, hükümlerine teslim olmaktır.

Kulluk bilincinde olanlar; bunu yaparlar, yapmaya gayret ederler.

Allah’a kul olmayanlar ise, başkalarına kul olmaktan kurtulamazlar.

Allah’tan gayrı her şey, onların kulluk alanı içindedir artık!

Kimi maddeye kul olur, kimi makama.

Kimi karısına kul olur, kimi arabasına.

Kimi arsasına kul olur, kimi parasına.

Kimi yatına, katına, unvan ve apoletine...

Kimi de kariyer ve rütbesine, şöhret ve istikbaline…

Daha sayamadığımız pek çok nesneye kul olur farkında olmadan!

Çünkü, kulların doğasında vardır; kul olmak!

Ya Hakk’a kul olacaktır, ya tağut’a.

Zira, Yaratıcıya kul olmayan, yaratılmışlara kul olmaktan kurtulamaz!..

***

Tağut; Hakk’ı tanımamanın, gerçeğe baş kaldırmanın, Allah’ı inkârın adıdır.

“Azgınlıkta ve sapkınlıkta ileri giden” anlamında da kullanılmıştır.

Müfessirler (Kur’an’ı tefsir eden İslam bilginleri), başta bizzat Şeytan’ın kendisi olmak üzere Allah’a isyan eden, ilkel veya modern putlar veya semboller aracılığıyla iktidarlarını sürdüren, küfür düzenlerinin devam etmesi ve şeytanî değerlerin yaygınlaşmasında öncülük ve önderlik yapan her türlü zorba lideri “tağut” olarak nitelemişlerdir.

Bu yüzden, Allah’a kul olmayı hedefleyen Müslüman, tağut’u reddeder.

Allah’ın kulundan istediği budur.

Çünkü, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:

“Bundan böyle kim tağût’u (şeytanî önderleri) reddedip Allah’a iman ederse, o kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa yapışmış olur.”(Bakara,256).

Müslüman, tağut’u reddederek bu dünyada sağlam bir kulpa yapışmış olmakla kalmaz.

Bu ödülün yanında, ahirette de kendisini başka ödüllerin beklediğini yüce Allah müjdeler:

“Tağût’a itaatten sakınarak Allah’a yönelenlere öte dünyada müjde var! Sözü dinleyip en güzeline uyan kullarıma müjde ver! Allah’ın kendilerini doğru yola yönelttiği kimseler onlardır. Gerçekten aklı başında olan kimseler de onlardır.”(Zümer,17-18).

***

Evet, aklı başında kimseler; Allah’ın doğru yoluna yönelen, boyun büküp teslim olandır.

Buna rağmen, Hakk’ın yolunu beğenmeyip ısrarla tağut’un yolunu tercih edenler var!

Allah’a kul olmayı nefislerine yediremeyip kula kul olmayı sürdürenler var!

Rahmanî hükümleri es geçip şeytanî hükümleri öne çıkaranlar var!

Kısaca, Hakk’a teslim olmayı tutsaklık, tağut’a esir olmayı özgürlük sananlar var!

Oysa, Allah en doğruyu bilen ve söyleyendir:

“(Deyin ki:) ‘Biz Allah’a, bize indirilene; İbrahim, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya verilene ve peygamberlere Rableri katından verilenlere inandık. Aralarında hiçbir ayırım yapmayız. Ve biz O’na teslim olanlarız.”(Bakara,136).





Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
M. Emin Parlaktürk Arşivi