24 Eylül 2017 Pazar3 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:46Öğle 13:03İkindi 16:25Akşam 19:07Yatsı 20:27
    • 25°C Adana
    • 26°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 18°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 104.123 0.12
  • Altın: 145,971 0.37
  • Dolar: 3,4910 -0.49
  • Euro: 4,1702 -0.46

Aman ölüm, zalim ölüm, üç gün ara ver

Mehmet Şeker

Ne bayramdı ama! Mübarek Ramazan Bayramı'nı bazılarının "Şeker Bayramı" olarak isimlendirmesi ve onlardan bir kısmının da "Aslında bizim Ramazan'la falan pek alakamız yok, zaten oruç da tutmayız... Bayramlara toplumsal bir vakıa olarak bakar ve kalabalığa uyup baklavamızı yeriz" demeye getirmeleri üzerine bir ton laf edilebilir.

Kendi açımdan baktığımda, soyisimle bir bağlantı da kurabilir ve istiab haddini yükseltebilirim.

Fakat şimdi hiç sırası değil.

Çok tatsız bir bayram geçirdik.

Ne şekeri, ne bayramı?

* * *

Bayram günü patlayan bombalar...

Aralarında minicik çocukların da olduğu sivillerin teröre kurban gitmesi...

Kazada hayatını kaybeden askerlerin haberini almak, milletimize bayramı zehir etti.

Bunlara ilave olarak, bizim aile çevresinde de peşpeşe gelen hastalık ve ölümler yüzünden acımız ikiye katlandı.

"Aman ölüm, zalim ölüm, üç gün ara ver" dedikse de hükmümüz geçmedi.

* * *

Gazeteden yazı bekleyen arkadaşlara vaziyeti özetleyen bir mesaj gönderdim.

"Değerli arkadaşlar,

Hayırlı bayramlar dilerim.

Aşırı sıcaklara denk gelen oruçlardan sonra, bayramı hak ettiğimizi düşünerek geldiğimiz baba ocağında aile ve yakın akrabaların hastalıkları ve vefatları ile karşılaştık.

Çok sevdiğim teyzemin hastalığı ilerlemiş vaziyette, belli ki son günlerini yaşamakta.

Başında Kur'an okunuyor.

Bir yakınımızın erken doğan ikiz bebeklerinin ikisi de kısa süre sonra hayata veda etmiş.

Onlar da bu eller bize yaramadı deyip terk-i diyar etmişler.

Eniştemin kardeşi Ramazan'ın son günlerinde ölmüş.

Çocukluk arkadaşım bayramın ilk günü öğle namazından sonra kalp krizi geçirdi.

Ben daha önce hiç bu kadar vefat ve hastalığı bir arada görmemiştim.

Ramazan Bayramı, hastalık ve cenaze bayramına döndü.

Saymadıklarım var ki abartılı sanılabilir endişesinden.

Bu itibarla yazıya vakit bulamadım.

Telefonuma da zamanında bakamadım.

Gelen aramalar ile mesajların çoğuna cevap vermekte geciktim, arayamadıklarım da oldu.

Bir iki gün daha burada kalmak durumundayım.

Bu süre içinde yazıya ara versem iyi olacak.

Selâmlar..."

* * *

Sağolsun arkadaşlar anlayış göstererek birkaç gün ilişmediler.

Bayramın hemen ertesinde teyzem emaneti teslim etti.

Mekânı Cennet olsun.

Cenab-ı Hakk, geride kalanlara hayırlı ömür versin.

* * *

Şükür ki hiç kimse ölümden muaf değil.

Gelmenin içinde gitmek gizli, hayatın içinde ölüm...

Sağlıkla ilgili bir problem sebebiyle askerlikten muaf olu-nabilir, af çıkar ya da başka bir yolu bulunur vergiden de herhangi bir cezadan da muafiyet sağlanabilir ama ölüm öyle değil.

"Her nefs ölümü tadacaktır."

Bu müjdeyi, yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'in üç yerinde görü-yoruz.

Bunun müjde olduğunu bilmeyen ve kabul etmeyenler için ölmek "tamamen yok olmak" anlamına gelir ki o muhitten Allah muhafaza etsin.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.