Yener Dönmez

Yener Dönmez

Gazze’de Davutoğlu’yla…

Gazze’de Davutoğlu’yla…

Mısır’ın Refah Kapısı’ndan Gazze’ye geçmemiz sadece 20 dakika sürdü.

Arkadaşlardan bazıları 2008’deki saldırıda Gazze’ye girmek için aynı kapıda tam 20 gün bekletilmelerini hiç unutamıyorlar.

Başbakan Erdoğan’ın geçen hafta Netenyahu’ya karşı söylediği “2008’in şartları yok.” ifadesi çok doğru bir tespit.

Şartlar gerçekten değişmiş.

1-AK Parti iktidarı son 4 yılda dış politikada yeni tecrübeler kazandı. Erdoğan’ın önayak olmasıyla Müslüman dünyasının büyük potansiyeli ciddi organizeye dönüşmeye başladı. İsrail bölgede giderek yalnızlaştı.

2-Filistin hükümeti, saldırılara karşı yeni tedbirler aldı, tecrübeler kazandı, BM’de İsrail lobisine takılsa da uluslararası alanda gerekli tüm adımları attı.

3-Başta Mısır olmak üzere bölgedeki ülkelerde yönetime yeni isimler geldi, iktidarlar değişti. 80 Milyonluk Mısır bölgede dominant etkisi yapan ülke oldu.

Refah Kapısı’nda dahi Mursi farkını görmek mümkün. Ancak Mübarek’in geriye bıraktığı yarım asırlık vesayetin izlerini kısa sürede silmek pek mümkün değil. İsrail ile Filistin’in elini kolunu bağlayan antlaşmaların altına imza atmış Mübarek Cumhurbaşkanı olarak.

Mursi’nin Filistin lehine gayretleri bile Mübarek döneminden kalma vesayet tarafından protestoyla karşılanıyormuş.

Ama Mısır halkının çoğunluğu gerçeklerin farkına varmış ve Filistin lehine Mursi’nin yanında yer alıyor.

Gelelim izlenimlere…

Bakan Davutoğlu’na eşlik ettiğimiz gezide bir grup gazeteci arkadaşla birlikte Refah Kapısı’ndan geçtikten sonra bize tahsis edilen otobüsle Filistin topraklarına giriş yaptık.

Gazze’yi ikiye bölen Selahattin Caddesi’nin bir başından girip diğer başına kadar ara ara İsrail tarafından vurulan hedefleri inceleyerek Şifa Hastanesi’ne ulaştık.

İsrail Gazze’de askeri noktaların yanı sıra sivillerin yaşadığı evleri, tarım alanlarını, Filistin Ulusal İslam Bankası’nı, Hükümet Merkezi’ni bombalamış. Yine yerel medya ve ajansların da bulunduğu Rimal Mahallesi’nde 15 katlı Şuruk Apartmanı’na saldırı düzenlemiş.

Ve bu saldırı sonucu 3 Gazze’li şehit düşmüş.

Resmi daireler ve işyerleri kapalı, Gazzeliler evlerinden çıkmak istemiyor.

Sokaklarda çöpler toplanamıyor, nedeni ise; İsrail’in çöp kamyonlarını füze taşıyor diye vurması…

Sokaklarında enkazları gezerken bizi görüp gelen Gazzeliler’in anlattığına göre İsrail uçuklarından “evlerinizi terk edin” bildirisi atılıyormuş.

Gazze halkının önemli bir kısmı hastane ile evleri arasında büyük bir endişe ve tedirginlik içerisinde mekik dokuyor.

Daha hastaneye adımımızı atar atmaz tedavi gören yaralılardan birinin hayatını kaybettiğini öğrendik.

Yakınları tekbirlerle cenazeyi defin için hastaneden aldılar. Hastane etrafında ambulansların hareketliliği, siren sesleri ve Gazze semalarında gün boyu uçuş yapan İsrai’e ait HERONLAR dikkat çekti.

Bir ara eş zamanlı olarak 7 HERON aynı anda görüntülendi.

Uluslararası bir karşılığı bulunan Arap Birliği Genel Sekreteri ve 12 ülkenin dışişleri bakanları resmi temaslar için Gazze’de ama, tepemizden sürekli F-16’lar uçuyor ve aralıksız bomba yağdırıyor.

Normal’de savaşın da bir hukuku vardır.

Ancak karşınızda normal bir devlet yok ki…

Terör devletinin iğrenç yüzüne canlı olarak tanıklık etmiş olduk.

Vampir, bizim orada olduğumuz süre zarfında aralıksız katliamına devam etti.

Özellikle Şifa Hastanesi’ne her dakika yeni Gazzeli yaralı getirildi.

Yatsı ezanı okunduktan biraz sonra Gazze’den ayrılmak üzere otobüsümüzde toplandığımızda çok şiddetli bir patlamayla daha irkildik.

Çok geçmeden öğrendik ki; El Aksa televizyonunun 2 kameramanı bu patlamada hayatını kaybetmiş.

Refah Kapısı’ndan Mısır tarafına geçtiğimizde hala patlama sesleri duyuluyordu.

Allah ümmetin yardımcısı olsun.

Görüştüğümüz HAMAS yetkilileri kararlı biçimde şunu ifade ediyorlar: “İsrail’den asla korkmuyoruz. Haklı olduğumuz için galip geleceğimizden şüphemiz yok. Topraklarımız işgalden kurtulup tam özgürleşene kadar bağımsızlık mücadelemiz devam edecektir.”

Gazzeliler’in Türkiye’den beklentileri büyük…

Türk heyetine farklı bir sevgi gösterileri vardı.

Sonuç olarak bu ziyaretle birlikte; Davutoğlu, Gazze’yi ziyaret eden, “ilk üst düzey Türk yetkilisi” olarak tarihe geçti.

Davutoğlu’nun İsrail ablukası altındaki tarihi Gazze ziyaretine Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da eşlik etmesinin ayrı bir öneminin olduğunu belirtmek isterim.

Rabbim muzaffer eylesin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
Yener Dönmez Arşivi