Serdar Arseven

Serdar Arseven

“Bizi niye iktidara getirmiyorsun anne!..”

“Bizi niye iktidara getirmiyorsun anne!..”

Birtakım tipler, birtakım tipler…

Ellerinde palalar, ellerinde palalar…
Televizyonun karşısına dizilmiş oturuyorlar…
Ellerinde palalar, birbirlerine ikram ediyorlar, birbirleri ile şakalaşıyorlar!..
Gezi Parkı’nda çocuklar…
“Biz niye iktidara gelemiyoruz anne, bizi niye iktidara getirmiyorsun anne!” diye bağırıyorlar!..

Sokaklarda son derece pis görüntüler var…
Gezici takımından bazı hatunların “Parklarda Sevişme” arzularını erkeklerin içinde dile getirmeleri, bu soysuzlarda “ar” duygusundan “zerre” olmadığını gösteriyor.
“Utanmıyorsan dilediğini yap!..”

Gezi olaylarının arka planını ortaya koyan gelişmelere hergün bir yenisi ekleniyor.
Emniyetten hatırı sayılır pozisyondaki bir arkadaş, “Gezi olaylarındaki PKK izlerine”ne dikkat çekerken, bu işlerin  PKK’nın etkin olduğu alanlardaki “uyuşturucu tarlalarına” yönelik dev operasyonlarla yakından alâkalı olduğunu belirtti.
PKK gelirlerinde “uyuşturucu”nun ne kadar geniş bir hisse aldığı malûmdur…
E, PKK ile hangi Ergenekoncuların işbirliği yaptığı da öyle…
Gezi, Lice…
Sağ ve Sol Kemalistler, ortak çıkarlar için ayaklanmış durumda!..

Ortada memleketin istikrarına dolayısıyla ekonomisine, yarınlarına büyük zararlar veren böylesine hayâsız bir akın varsa, bu duruma son vermek durumunda olan siyaset kurumu.
Birileri; “İktidar çözüm yeridir. Madem iktidarsın çözümünü bulacaksın!” filan der.
Ben bu lafa tam olarak katılamıyorum.
İktidar her sistemde var, demokrasiler ise muhalefeti kadar güçlü.
Bizdeki muhalefet evlere şenlik.
Kemal Kılıçdaroğlu, ince mikrofon gibi durduğu kürsüden cılız bağırtılar üretmenin ötesine gidemiyor.
Verilen bütün dosyalar elinde patladı, bırakın memlekete CHP’lilere bile vaadi yok.
Devlet Bahçeli ise pek muhterem bir zat ama…
“Püskevit” düzeyinde muhalefet yapıyor.
Kırk çatlak sesi çıkartarak yaptığı konuşmalar tek düze, tek konulu…
MHP gibi aktif dinamik bir partinin yükünü taşıyacak durumda değil;  “Benim” diyebileceği bir ekibi yok.
Partisini çalıştıramıyor; hâle bakın resmi internet sitelerindeki çalışmalar bayat.
Denemesi bedava.
MHP’nin resmi internet sitesine girin.
Kategorilerden “Medya”ya tıklayın.
Oradan “MHP Arge Raporlarına” gelin…
Oradan da “Adalet” bölümüne…
Siteye koydukları en son “rapor”un tarihine bir bakın…
Evet, Nisan 2005!..

“İşsizlik İstihdam Raporları” Nisan 2011’de tıkanmış kalmış!..
Diğerleri de öyle, çok eski, çok geri…
Neden?..
Para mı yok, ekip mi, heyecan mı, plan mı, program mı?
Yok olan ne?..

Yani…
Demem o ki;
Meclis’teki belli başlı muhalefet partileri kitlelerine ümit vermiyor.
Milyonlarca vatandaş düşüncelerinin “seçim” yoluyla iktidara gelebileceğine inanmıyor.
CHP veya MHP’de siyaset yapanların kendi “kifayetsiz” patronlarına karşı çıkabilme durumları yok.
Ellerinden gelse, başlarındakileri bir dakika tutmazlar ama “taban” dediğinin gücü ne!..

MHP’liler “sadakat” ve “çaresizlik” duygularının pençesinde “yeni bir ruh” için “dua” etmekte.
CHP’lilerin ekseriyeti laiklik karşıtı bir eylem olarak gördükleri “dua”dan uzak durur!..
Onlar da nerede bir eylem; hurraaaa!..

MHP için alternatif bir isim yok aklımda.
O camianın “Yeni Lider”i kim olur bilemiyorum…

CHP’nin gündeminde ise “Mustafa Sarıgül” gibi bir isim var.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, onun gerekli merkezlere “akredite” olduğunu söylüyor…
Sarıgül ayağını içeri attığı andan itibaren genel başkanlığa doğru hızla yürür ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu kesin devirirmiş.

Kim kimi devirir bilemem…
Gördüğüm o ki, muhalefetin perperişan hali sokakları geriyor…

Sonra…
Birtakım tipler, birtakım tipler…
Ellerinde palalar, ellerinde palalar…
Televizyonun karşısına dizilmiş oturuyorlar…
Ellerinde palalar, birbirlerine ikram ediyorlar!..
Sokaklarda çocuklar…
“Biz niye iktidara gelemiyoruz anne, bizi niye iktidara getirmiyorsun anne!” diye bağırıyorlar!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi