Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Paketi dilimizle değil de gözümüzle görelim

Paketi dilimizle değil de gözümüzle görelim

Dilin sallayacağı çok şeyler var, asıl olan bakarak görmektir...

Muhalefetin Öcalan konusunda ki peşin hüküm yaygarası yapmayı değil, açmazı çağrıştırdığından şimdilik karavana... Mevcut infaz yasasına göre cezasını çekip bitirmeden “memnu haklarının iadesi” söz konusu değildir.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis de bitmeyeceğine göre şamata tencere tava...

Kritik nokta: Siyasi Partiler Yasası’nın 11. Maddesindeki partilere üye olmak, seçmek seçilmek gibi yasakların kaldırılması olayı ileride sorun olabilir.

Anayasa Mahkemesi “eşitlik ilkesi” gereği iptallere girişirse o zaman milletin meclisi dediğimiz kurum eski sabıkalılar kampına döner.

Daha açıkçası, zalimler masumları yönetmeye başlar... Aslına bakılırsa laik ülkelerin demokrasi dediği de budur.

Zayıfı, mağduru koruma yerine güçlüleri ön plana alan yönetim şekli. Canı istediği zaman saldırgan, işgal eden, darbe yapan, sonra döner bunlara “demokrasi” der.

Kirli demokrasi...

Dil olayı özellikle cumhuriyet ideolojisinin hassasiyetlerinden...

Ulus unsurunu, “ne mutlu Türk’üm diyene” anlayışı üzerine ile inşa edince, dilleri farklı olan diğer kavimler şaştı kaldı. Türk’e ne mutlu, bize zavallılık mı?..

Her kavmin ana dilde eğitim hakkı yanlış bir üslup değil, ne var ki bunun da çerçevesini kavmiyetçiliğe kaçmayacak şekilde çizmek lazım, değilse buradan “özerklik” diye tuttururlar.

Anayasal yapıya göre halen “ulus” kavramı geçerli.

Biliyorsunuz Osmanlı “ümmet/millet” kavramına öncülük verdiğinden bu işi Osmanlıca ile çözdü. Osmanlıca; Farsça, Kürtçe, Arapça, Türkçe gibi dilleri bünyesinde ihtiva eden bir nevi barış sembolü. Kavimler burada kendilerini ifade ettiğinden asırlarca dil kavgası olmadı.

Şimdiye bakıyoruz, Osmanlıca ders olarak tercihten arka sıraya, ana dil ilk sıraya alınıyorsa bu da yanlış olur. Maksat beraberlikse, millet ve dil bazında bunun bir orta direği olmalı...

Büyük Mücahid Bediüzzaman ölçüyü şöyle koydu: “Arapça vacip, Kürtçe caiz, Türkçe lazımdır.”

O bakımdan üç beş kendini bilmeze hürriyet bahşedeceğiz diye kurala kıymamalıyız. Her üç dil nasıl okutulur sorusuna Osmanlı “Osmanlıca” ile cevap verdi.

O nedenle, duvarın sağlam olması için millet kavramına giden harca dikkat etmek gerekiyor, harç kavmiyetçilikten yoğrulursa yakın zamanda duvar yıkılır, biz de toptan altında kalırız.

En çok konuşulan nefret suçu. Ben diyor, katil İsrail’e nefret edemeyecek miyim?

Pakette ki maddeyi geniş yorumlarsak, edemeyeceksin. Özellikle “suç siyasi düşüncesi, felsefi inancı, engelliği nedeniyle işlenirse” ifadeleri çokça elastiki, hem de nefretin ne olduğu açıklanmadığından uygulamada farklılıklar olabilir.

Ülkeyi yıllardır meşgul eden örtünme/başörtüsü meselesine gelince, sadece kıyafet yönetmeliğinin 5. Maddesinde değişiklik yapmak bana göre problemi kökünden çözmez.

Cebinde hukuk kimliği taşıyan bu ülkede oldukça manyak var.

Anayasa bu hali ile durduğu sürece o manyaklar tuttururlar laiklik...

Örtünme biliyoruz ki tamamen Müslümanın inancı gereği Allah’ın(cc) emridir.

“İnkar edilmediği sürece kafir olunmaz” şeklinde insanları gevşetici açıklamalar kafaları iyice karıştırıyor. İslami emirler yerine getirilmediğinde ille de kafir mi olunur?

Hani bunun batman yüklü günahı?..

Pakette kamuda çalışanlar başını örtebilir, yargıda, askeriyede, emniyette çalışanlar ise örtemez gibi bir ikilem çıkıyor karşımıza. Bir kesime örtünme hürriyeti diğerine yok, neden?

Hem kişisel tercihe ceza diyorsun, hem de bazılarının kişisel tercihini kısıtlıyorsun.

Bu bir çelişki. En doğrusu herkese ya serbest veya değil...

Kaldı ki, ne cins yasak konulursa konulsun, örtünme emrini yüreğinde taşıyanlar dağları taşları aşar yine de bu emre uyarlar. Rejimin yasakları, kelepçeleri olanlara az gelir.

Bir başka tarihi ayıp, TCK 230/5. maddesidir.

Müslüman ülkesinde kızlı erkekli (nikâhsız yaşam) evler serbest, Müslümana gelince, İslam Hukukuna göre nikahı yasaklayan bu madde pakete konulmalıydı.

Şapka, harf gibi devrim yasakları kaldırılırken bu ayıp herhalde gözden kaçmıştır.

Bu paket yine de cumhuriyet tarihinin en cesur adımlardan biri.

Ancak her yeniliğin yan tesiri dediğimiz endişeleri olduğu gibi bunda da var, onlar da giderilirse ülke için hayırlı olur diye düşünürüm...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi