Mehtap Yılmaz

Mehtap Yılmaz

Muhsin Yazıcıoğlu’nu kim vurdu?

Muhsin Yazıcıoğlu’nu kim vurdu?

TSK’dasınız!

Yargıtay’dasınız!

Polis teşkilatındasınız!

Siyasettesiniz!

Parti teşkilatlarındasınız!

Cumhurbaşkanı’yla bir devlet başkanı edasıyla ilişki kurmaktasınız!

Diktatör dediğiniz Başbakan’a, defalarca darbe girişiminde bulunacak güce ulaşmışsınız!

Her şey hakkında, herkes hakkında bilgi ve belge topladınız.

Madem öyle, Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti hakkında neden sessiz kaldınız?

Kamuoyuna açıklayacağı çok gizli bilgiler neydi?

İsrail’le ilgili olabilir mi?

Bu suikastle hangi işadamları ilgiliydi?

Çok mu gizli?

Savcılarınız bu dosyayı bilinçli olarak mı hasıraltı etti?

Muhsin Yazıcıoğlu’nu katledenler de deşifre edilmeli!

Verecek bir cevabınız var iken, niye susuyorsunuz? 

DARBECİ CEMAATİN 

İNTİKAM TUGAYI!

Adresi yok.

Çakma kimliklerle dolaşıyor.

Üst düzey dinleme cihazları kullanıyor.

Sık sık telefon ve araç değiştiriyor.

Aracında bile Jammer kullanıyor.

Dinliyor, fişliyor, kaset - şantaj- montaj her türlü mafyatik işi yapıyor.

Para sıkıntısı yok.

Lüks araçlara biniyor.

Lüks telefonlar kullanıyor.

Haraca bağladığı iş adamlarının kesesinden, hesapsız para vantuzluyor.

Bu adamın dokunulmazlığı var!

Kimse ağzını açamıyor.

Eleştiremiyor.

Şikâyet edemiyor.

Zira ağzını açana,“Kellenizi alacağız uleyyyn!” diye racon kesiyor.

Sonra düğmeye basıyor.

Anında savcılar cumhuriyeti devreye giriyor.

Cemaat imamına yanlış yapanı “dava açmakla”, “İtibarsızlaştırmakla” tehdit ediyor.

Israr edenler hakkında hemen dava açılıyor.

Fethullah Gülen’in, izlenme rekorları kıran videosunda dikte ettiği gibi avukatlar, Hâkim’ler satın alınıyor. (*)

Hatırlarsanız, bir videosunda Fethullah Gülen yöntemi şöyle belirliyordu.

“Orda icabında mahkemenin altını üstüne getireceksin, avucuna alacaksın.

Arkadaşlara diyorum ki ben; bin döktüreceksin, belki geriye bir dönecek!

Bu dershaneleri üstad, destekleriz yani. Bir milyar vereceksiniz, on milyonluk tazminat davası alacaksınız. Bu da mahkûm etmektir yani. Avukat da kiralayacaksınız, hâkim de kiralayacaksınız!”  

İşte bu kirli yöntemlerle hukuk felç ediliyor.

Kurbanın eli kolu bağlanıyor.

Hâkimler, tehditle, şantajla, montajla, rüşvetle… bir şekilde satın alınarak mahkeme kazanılıyor.

Mağdur, istediği kadar temyize gitsin.

İsterse şikayet HSYK’ya kadar varsın.

Sonuç değişmiyor.

Kurban, kimseye derdini anlatamıyor.

Zira hakkındaki tezvirat, çoktan taşeron medyaya servis edilmiş bulunuyor.

Kişiler hakkındaki dezenformasyon medyaya intikal edince de resmi makamlar bu Gülenzede kişilere sahip çıkmaktan imtina ediyor.

Hedefteki kişi, bunlara karşı yalnız başına mücadele etmek zorunda kalıyor.

Korkutuluyor.

Susturuluyor.

Etkinsizleştiriliyor.

Hayır, bu toplum, Neo-darbecilere karşı elsiz bırakılmayı hak etmiyor.

Bu hiç te adil değil.

Darbe karşıtlarının, devletin kılcallarına kadar sızmış bir yapının “illegal” mücadele yöntemlerine karşı “legal” yöntemlerle cebelleşmek zorunda bırakılmamaları gerekiyor.

Başbakan, illegal işler yapanların fişini mi çeker dişini mi bilmem ama, halkını şu konjonktürde, devletin kafatasına yuvalanmış yılanlarla bir başına bırakmaması gerekiyor.

Halkının onu yalnız bırakmadığı gibi…

Ölümüne bunlarla mücadele ettiği gibi…

Paralel devletin ajanları topyekûn imha edilsin demiyorum.

Lakin dişlerini sökmeli.

Topluma karşı zararsız hale getirmeli diyorum.

 (*) Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=15Bhk5L2iek

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehtap Yılmaz Arşivi