Mehmet Koçak

Mehmet Koçak

F.Gülen; “Biz Dini bir Cemaat” değiliz...

F.Gülen; “Biz Dini bir Cemaat” değiliz...

İnanın okuduğumda şok oldum. Başkası yazsa “acaba bir yanlışlık mı var?” diye düşünürüm. 

Ancak; bunu köşesinde yazan Hüseyin Gülerce olunca “acaba?” sorusuna ihtiyaç kalmadı. Hüseyin Gülerce hem cemaat hem de geniş halk katmanlarında itibarı olan benim de derin saygı duyduğum ve yazılarına itibar ettiğim bir kişidir.

Hüseyin Gülerce bizim bilmediğimiz bir gerçeği şöyle dile getiriyor:

“Bizim “hizmet” dediğimiz, aynı duygu ve düşüncede birleşen fedakâr insanların birlikteliğinin, “dinî cemaat” olarak vasıflandırılması tam anlamıyla bir haksızlık olur. Hocaefendi kaç defa söyledi; “dinî cemaat değiliz” (7 Ağu 2013-ZAMAN gazetesi)

Soruyorum! 

“Dini cemaat değiliz” ne demek? 

Anadolu’yu dolaşsanız rastladığınız herhangi bir insana; “F. Gülen’in öncülüğünü yaptığı topluluk veya grubu nasıl bilirsiniz? Bu topluluk nedir?” sorsanız, “dini bir cemaattir” cevabını alırdınız.   

Ne iş yapar bu cemaat?” diye sorarsanız!..

“Dindar bir nesil yetiştirmek için okul ve yurt hizmetleri yaparlar. İslam dinini ve İslam ahlakını irşat ederler, vazifeleri tebliğdir. Devlete karşı her zaman uzlaşmacı bir tavır içinde olan bu cemaat, siyasetle hiç uğraşmazlar..” derler size…

Çünkü; F. Gülen vaazlarında hep bunu işlemişti ve “Şakirtler” olarak adlandırdığı talebelerini; İslam’ın tebliğcileri olarak yetiştirdiğini iddia etmişti. Yıllar yılı kendini bu şekilde tanıtarak “himmet” diyerek paralar toplandı. 

Kısacası; Türk milleti bu topluluğu “dini cemaat” olarak tanıdı ve öyle bildiği için karşılıksız fedakarlıklarda bulunarak bağışlar yaptı.

Gelelim bugüne!..

“Bugün o sokakları dolaşıp herhangi birine aynı soruları sorsam acaba nasıl cevap alırım?” şeklindeki merakımı gidermek için yola çıktım. Ülke içinde çok farklı şehir ve kasabalarında hatta kısa bir zaman önce gittiğim Fransa, Almanya ve İsviçre’de buluştuğum herkese…

Ayrıca; telefonla ve internetten ulaştığım herkese “F. Gülen’in öncülüğünü yaptığı topluk veya grubu nasıl bilirsiniz? Bunlar nedir?, bunlar ne yaparlar?” sordum…

Aldığım cevapları yorumsuz naklediyorum…

“Bunları anlamakta zorlanıyoruz… 

F. Gülen, Papa’yı neden ziyaret etti? Onunla giden heyet Müslüman oldukları halde Papa’nın elini öpmek için neden sıraya girdi? F.Gülen’in Papa’nın huzurundan ayrılırken, neden geri geri çıkarak bu kadar derin hürmet gösterdiğini hâlâ anlamış değiliz.  

F.Gülen’in İsrail’in devlet terörü uyguladığı, Mavi Marmara baskınını İsrail’i onurlandıran açıklamasını bir Müslüman olarak kabullenmemiz asla mümkün değil.

Ayrıca: F. Gülen Amerika ve İsrail ile Batılı ülkelerin İslam ve Müslümanlara yaptığı mezalimleri neden kınamıyor? 

İslam ve Müslümanları hedef alan 28 Şubat darbesine neden taraf oldu? F.Gülen; Kur’an Kursları ve İmam hatipler kapatılırken neden sesiz kalmıştı?

Gelinen noktada: İslami tebliğ ve irşat yerine; uluslararası ihaleleri pazarladıkları ortaya çıktı.  

Nedir bu ihale pazarlıkları? Nedir bu Amerika ve Yahudi lobileri ile gizli ilişkiler? Nedir bu başkaldırı ve nedir bu paralel yapı? 

F.Gülen ülkesine dönmüyor mu?, yoksa dönemiyor mu? 

Bu aziz vatan ve millete bu ihanet derecesindeki oyunlar kim için ve neden yapılıyor?

Bu soruları F.Gülen veya yakınları mutlaka cevaplamalıdır.

Biz; Allah’ın rızasını kazanmak için  Peygamber’in davetini yaymaya çalışan “dini bir cemaat” sanmıştık… Ama şimdi “dini cemaat” olmadıklarını kendileri söylüyorlar. Son yaşananlardan sonra anlaşılan; o mübarek yoldan ayrılmışlar, sapmışlar, sapıtmışlardır.

Allah ıslah etsin ne diyelim.”

Bir soru sorduk bin ah işittik. İç burkan bir durum söz konusudur. Herkes samimi cemaat mensuplarını ayrı tutuyor ancak cemaati istismar eden dış güçlerin taşeronu paralel yapının baronlarına hükümete yönelik darbe girişimi ve ülke ekonomisine verilen büyük zarardan dolayı hem kınıyor hem de lanetliyorlar.

Şimdi soruyorum…

Moral değerlerimizi yıpratan, ülkenin ekonomik ve siyasi gidişatına büyük zararlar veren ihanet içindeki o paralel yapının öncüleri rahat uyuyabiliyorlar mı?

Binlerce insan paralel yapıya bilmeden katıldığı için şu an mağdur durumdadır. Paralel yapı oluşmasına emir verenler ve oluşumuna öncülük edenler, bundan hiç rahatsızlık duyuyorlar mı? 

İslam ve Müslümanlara hizmet etsin diye, çocuklarının rızıklarından kesip verdikleri paralarla kurulan “Cemaat Medyası”nın İslam ve Müslümanlar arasında fitne ve fesat yayan haber ve programlar yapıyor olması rencide edici değil mi? 

Önceleri F.Gülen için “Allah’ım benim de ömrümü ona ver” diyenlerin, şimdi “Allah’ım ondan bizi kurtar… ülkemiz ve  milletimiz de, rahat etsin” demelerine sebep olanların vicdanı rahat mı? 

Unutulmasın ki; 

Çok güvendiğiniz Amerika ve Yahudi düşünce kuruluşlarından daha da güçlü olan bir Allah vardır. 

Ve yine unutmayın ki; 

İnanmış samimi Müslüman, sadece O yüce Yaratanın kudretine sığınır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Mehmet Koçak Arşivi