Serdar Arseven

Serdar Arseven

“Yeni CHP!..”

“Yeni CHP!..”

CHP’nin Önder Sav’a yakın mensuplarından biri “Yerel Seçimde ne olur… ‘Biz eşek değiliz!’ ” başlıklı yazımızı okumuş…

 “Dertleşmek” istiyormuş…

“Olur” dedik.

*

Bizi misafir eden zat, Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkan ve belediye meclis üyesi adaylarını belirlerken, “ABD’nin arzu ettiği Yeni CHP’yi oluşturma” meselesine odaklandığını söyledi.

Mansur Yavaş ve Mustafa Sarıgül gibi isimlere tabandan büyük tepki olduğunu belirtti.

CHP’li evsahibimiz, Mansur Yavaş’ın “Sayın Bahçeli beni aday yapmadı, onun için CHP’nin teklifini kabul ettim!” yollu açıklamalarına çok bozulmuş.

Ankara’yı kesinlikle Melih Gökçek’in alacağını söylüyor…

“Çankaya’da bile zorlanabiliriz.” diyor.

*

 “Sayın Gülen” ile ilişkiler de bu arkadaşı ziyadesiyle rahatsız etmiş…

Önüme bir yazı uzattı..,

Düşüncelerinin özetiymiş…

Okuyorum:

“2013 yılı içinde Kılıçdaroğlu ve ekibi ile ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone arasındaki karşılıklı ziyaret ve görüşme trafiği yoğunlaştı. Yoğunlaşan bu ziyaret trafiğinde Ricciardone, Kılıçdaroğlu ve liberal ekibini, ABD’de görücüye çıkma ve hazır oraya gitmişken Fethullah cemaati ile aracısız görüşme konularında ‘cesaretlendirdi’. 2013’ün son ayında yapılan bu ziyaret, belirlenen hedeflerine vararak ‘başarılı’ bir şekilde gerçekleşti. Kılıçdaroğlu bu gezide, ABD’nin duymak istediği mesajları, her türlü kuşkuyu bertaraf edecek şekilde üstüne basa basa verdi. Kılıçdaroğlu, Washington’daki Brookings Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada,‘NATO ittifakını önemsiyoruz. Türkiye ittifaklarına sadık bir ülkedir. Türkiye’nin yeri Batı’dır’ dedi.

Kılıçdaroğlu ve CHP heyetinin bu geziye özel olarak götürülmüş Fethullahçı mensupları, Fethullah’ın kendisi ile değil, ama özel temsilcileri ile ‘iş yemeğinde’ bir araya gelerek aracısız görüştüler. Görüşmelerden sonra Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki ‘Yeni CHP’ takımının umutları ve hayalleri daha da arttı. 

Mustafa Sarıgül’ün İstanbul Belediye Başkanı adaylığına, Kılıçdaroğlu’nu koltuğundan edeceğibiline biline, bu hesap sonucu razı olundu. 

Aslında CHP’nin ‘Yeni CHP’’yi inşa eden liderliğini, ‘sıra bize geldi’ hayali konusunda umutlandıran ve cesaretlendiren kendi teorisyenleri de var. Hatta bunlar içinde, CHP’nin geleneksel kadrolarından gelenler de var. Örneğin, Kılıçdaroğlu yönetiminin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, bir süreden beri, dünya kapitalizminin merkezlerinde, artık vahşi/başıboş serbest piyasa ekonomisinden ‘kontrollü piyasa ekonomisi’ne dönülmesi kararı verildiğini ve bu modelin Türkiye’deki savunucusunun da CHP olduğu tezini işliyor. Kemal Derviş de, bu ‘yeni’ misyonun temsilcisi olarak CHP’nin ekonomi kurmaylığına davet ediliyor.”

*

Okumaya devam:

 “Kendilerini Ricciardone ve Fethullah’a beğendirme bakımından ayaklarına gelen ‘gol fırsatı’nı değerlendirmek için harekete geçtiler. Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan ve ekibi hakkında 17 ve 25 Aralık operasyonlarını başlatan F tipi polis, savcı ve hâkimlerin avukatlığını üstlendi. F tipi kadroyu savunmada işi, Ergenekon-Balyoz tertiplerinin baş uygulayıcısı ve mesleki kariyerini bu tertiplerdeki rolüyle yapmış savcıyı açıktan ve kimsenin cesaret edemeyeceği kadar yüksek perdeden sahiplenmeye vardırdı.”

*

Yazıya hızla göz gezdirirken ev sahibinin sözleri takıldı kulağıma:

“Bizim ne Fethullah Gülen’e ne de, o veya bu partinin beğenmediklerine ihtiyacımız vardı… Ergenekon’un ne kadar büyük bir kumpas olduğunun iyice gözler önüne serildiği günlerde hem AKP’ye hem de ‘Paralel Yapı’ya yüklenseydik, bu seçimlerde büyük sıçrama yapardık…. Şimdi… Ergenekon kumpasını kuranlarla birlikte hareket eder pozisyona düştük… 

Bu iş Recep Tayyip Erdoğan’a yaradı.  

Bu seçimde Amerikalıların değil Türkiyelilerin oy kullanacağını hesaba katmadı ‘bizimki’ler!..

Kemal Kılıçdaroğlu yüzünden ayağımıza kadar gelen fırsatı tepmiş olduk!”

*

Bizi nezaketle ağırlayan CHP’li arkadaşa “Geçmiş olsun”dan başka ne diyebilirdim ki…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi