Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

HÜDA-PAR Diyarbakır’ı Salladı

HÜDA-PAR Diyarbakır’ı Salladı

İslam ortak payda olunca insanların çağlayanlar gibi nasıl da coştuklarını pazar günü Diyarbakır’da yapılan Kutlu Doğum şenliklerinde gördük.

O büyük kalabalık Nevruz kutlaması değildi, kimseler de ateşin üzerinden atlamadı.

Aralarında peçeli, silahlı militanlar da yoktu...

Diyaribekir’den bir mesaj veriliyordu dünyaya…

Rengi, cinsi, kavmiyeti ne olursa olsun İslam kardeşliği…

Güneydoğu toprakları yıllardır bu kardeşliğe susadığı için huzura hasret dudakları patlak patlak olmuş. Yırtınıyor, çırpınıyor.

Su kasidesi misali… Bir haberci…

Bu demektir ki insanlığın kurtuluşuna vesile olacak mümin kardeşliği başını taştan taşa vurarak geliyor… Bütün zorluklara rağmen, cinayetlere, baskılara rağmen…

Coşkulu ve de anlamlı bir kalabalık.

Selahaddin Eyyubi duruşu…

Güneydoğu halkını kavmiyetçilik bazında bölmek isteyen emperyalist kafalara tokat gibi mesajlar… Anlayan fazlası ile anlamıştır…

İşte Diyarbakır meydanı, işte halk… 

Başında da yazmıştım, HÜDA-PAR tabanın destek verdiği siyasi bir yapılanma.

Gerek resmi tüzüğünün, gerekse mensuplarının sergilemiş oldukları argümanlar millet kavramını Batısal anlamdan çıkararak Kur’an’ı anlamda sergilemeye yönelik bir hareket.

Önce ümmet, ardından millet… 

Artık bu işin şakası kalmadı. 

Bunca çileler, bunca ayrılıklardan sonra bıçak kemiğe dayanmış durumda… İnsanlar bir ırk uğruna, hiç yere öldürülüyor. Yöre oldukça geri kalmış, darda kalan aileler evlerinden barklarından uzaklara göç ediyorlar. Türkü, Kürdü hangi kavimde olursa olsun ümmet tek bir yumruk olmadıktan sonra emperyalist vampirlerinden bu coğrafyaya huzur yok. 

Gözlerini ümmetin hem yer altı zenginliklerine, hem de iffet ve namusuna diken bu haçlı sürülerine karşı dur demek için birlik olmak gerekiyor.

Görüyorsunuz uyuşturucu aldı başını gidiyor.

Analık haysiyetini bir şeref madalyası gibi taşıyan Müslüman kadınlar ne hale geldi? 

Fuhuş bir hastalık gibi her geçen gün yayılıyor.

Müslüman aileler zor durumda. 

Bediüzzaman’ın deyişi ile tefessüh etmiş Batı medeniyeti karşısında terütaze İslam medeniyeti… O bakımdan Diyarbakır’da sergilenen Kutlu Doğum şölenini manevi bir kıvılcım olarak görüyorum. O kıvılcım sıçrayarak tutuşturmalara neden olacak…

Acizane tespitim, Allah’u alem İslam meşalesi kuru çölün ortasında neşet ettiği gibi düştüğü yer olan Osmanlı topraklarından yine neşet edecektir. 

Kürt kavmi pazar günü Diyarbakır meydanlarını doldurduğu gibi, 1000 yıl İslam bayraktarlığını yapan Türk kavmi de yeniden sahneye çıkmak suretiyle kenetleşme mihenginde umut ederim ki bu kutsal halka tamamlanacaktır…

 Törende medrese mollalarının olduğunu ve de bilgi birikimi gördük. 

Devlet bu birikimleri zamanında faaliyete geçirmiş olsaydı bugün belki de PKK terörü diye bir şey kalmamış olacaktı. Akil insanlar dediler çok azı istisna altından Yeşilçam artistleri çıktı. Ne yanılgı değil mi?

Bir faydası oldu mu?

Döndük yine başa geldik…

Terör durmuyor, terörden beslenmek isteyenler hiç durmuyor…

Ama bir şey var, dua her zorluğun anahtarıdır…

Acizane görüşüm, HDP gibi terör destekli bir partiye oy vermek niyetinde olan Müslüman aileler, en azından bu seçim HÜDA-PAR’ın bağımsız adaylarına oy verirlerse doğrusunu yapmış olurlar. Birkaç milletvekili de olsa Meclis’te temsil edilmeli.

Gaybı ancak Allah(cc) bilir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
13 Yorum
Nusret Çiçek Arşivi