Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Acı Fatura Sonuçta Kürt Halkına Çıkıyor

Acı Fatura Sonuçta Kürt Halkına Çıkıyor

Dağlarda perişanlığa uğrayan terörün şehir merkezlerinde ve yollarda “vur kaç” metodu ile varlıklarını sürdürmeye çalışmalarından en çok zararı Kürt halkı gördüğü halde henüz bir uyanma ve de esaslı bir kıpırdanma görülemiyor. 

Anketler yine baraj seviyelerinde çıkıyor…

Anlaşılıyor ki; yöre halkı ya iyice sindirilmiş, ürkütülmüş, kandırılmış, veya ileride başına geleceklerden haberdar değil. 

Anlatamadık, anlayamadılar…

Çokça sordum hala da sormaya devam ediyorum:

Bu ülkede kimin neyi diğerinden az veya çok?

Kürtler hangi il’e gidemiyor?

Yerleşemiyor?

Ticaret yapamıyor?

Dilini mi konuşamıyor?

Kurs, dershane mi açamıyor?

Kürtçe yayın mı yapamıyor?

Allah(cc) “ey akıl sahipleri!” diye nida ediyor.

Muhatap akıl sahipleri; düşünmeyenler, eblehler değil…

HDP’ye oy verenler, destekleyenler, her akşam ekranlarını onlara tahsis eden kindarlar, sözde dindarlar... Bu kadar şehidin acısı hiç mi yüreklerinizi yakmıyor? 

Nasıl bir kin, nasıl bir intikam?!. İnternette görmüşsünüzdür...  Adam oturmuş; vergi vermeyin, yaktığınız elektriğin parasını ödemeyin, yasalara itaat etmeyin şeklinde halkı tahrik ediyor, kışkırtıyor.

Takkeli, örtülü dinleyenler de bir şey zannediyorlar.

Hele de yanı başında propaganda niyetine oturtulan başörtülü bayanı Allah(cc) ıslah etsin, değilse öylelerini yerin dibine soksun… 

Örtünme(tesettür) Allah(cc) yoluna, birliğe kardeşliğe götürür, bir koltuk çıkınca çokları yoldan çıkıyor, kanlı ve de bölücü örgütün yolundan gidiyor.

Bölücü hain, “yaktığınız elektriğin parasını ödemeyin” diyor, bayan da kafa sallıyor.

Peki bu nasıl insanlık ki yediğin yemeğin, yaktığın elektriğin parasını ödemeyeceksin?

 Vergi de ödeme, askeri, polisi öldür…

Öylesi bir anlayışa sahip olmak için bölücü mü olmak lazım?

Sen öldür ama senin cesedin yerde sürüklenmesin, baş üstünde taşınsın.

Mantık bu mu?

Kimin cesedi olursa olsun, isterse aramızda kan davası olanın cesedi olsun, bir Müslüman o tip bir olaya onay vermez, tasvip de etmez. 

Biz de etmiyoruz, yapan da cezasız kalmaz. 

Şimdi sen konuş Demirtaş…

Polis memuru Ali Öztürk’ün cesedi kepçede yakılarak kül edilirken, masum Mehmetçikler yollarda mayınlara hedef olurken, kapılarda patlayan mayınlar çocukların canını alırken, öğretmenler kaçırılırken nerdeydiniz?!.

Demirtaş’tan el cevap: “Örgüt direnme hakkını kullanıyor.”

Bak Demirtaş, seninle anlaşalım.

Kimsenin senin şahsınla bir alıp veremeyeceği yok, sen çık mertçe, erkekçe “PKK bölücü bir terör örgütüdür, ben de bu örgütün kanlı eylemlerini kınıyorum, teröre lanet” de, yeminle söylüyorum ailemle birlikte oyumu sana vereceğim.

Diyemezsin, çünkü PKK senin amirin…

Onun sayesinde sen varsın, o giderse sen de kaybolursun.

Burasını sağır sultan anladı da, bazı Kürt ve Müslüman kardeşlerim hala anlayamadı ona yanarım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi