Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Köprü Altı Siyaset

Köprü Altı Siyaset

Kabahat köprü altında değil tabi ki.

İmalat bozukluğu...

Yan sanayilerde akıl ile beden uyuşmaz.

Şu anda belki bir kısım sanayi mallarını kendimiz üretebiliyoruz da felsefesine varıncaya kadar her şeyi dışarıdan ithal ediyoruz... 

Demokrasi ithal, laiklik ithal, çağdaşlık ithal...

Rejim döne döne manyaklaştı...

Klinik vakıalar bir tarafa, yoğun bakımlık o kadar çok işimiz var ki. 

Nereye el atsan yoğun bakımda.  

Tam bir asra yakındır bu ülke köprü altı siyasetleri ile yönetiliyor. “Sizi uygar seviyeye çıkaracağız” diyerekten halk uyutuldu.

Toplumdan hala acı çığlıklar geliyor.

Emekli hanım öğretmen “hani adalet?” diye soruyor.

Sağlığında kocasının yapmış olduğu imalatların parasını almak için mahkemelere düşmüş, hukuk davalarında ne olursa olsun bilirkişiler devrede.

Bilirkişinin raporu hakimin kararı.

Öyle olunca da emekli öğretmeni bitirmişler.

Alacağı bir tarafa, avukatlık ücreti, mahkeme masrafları derken, elde avuçta olan ne varsa verdiği gibi emekli maaşı da aldığı borçlara yetmiyor... 

Hukuk davası, haklı olsan da zamanında haklılığına ait delilleri veya itirazları yapamazsan haksiz çıkarsın. İsviçre kafası, kanunu bilmemek mazeret değilmiş...

Dedim ki “Osmanlı yargılama sisteminin suyu mu çıktı? Hukuk sistemini bir kaşık Almanya’dan, bir Kaşık Fransa’dan, bir kaşık İtalya’dan, bir kaşık İsviçre’den alanların ‘büyük adam’ diyerekten heykellerini diktik.

Toz kondurmadık, ulu önder dedik...”

Gel gör ki ne adliyede, ne milli eğitimde dokunsan bin ah çıkıyor. 

“Cumhuriyet” diye yutturdukları ithal malı sistemden oldum olası halk rahatsız.

Tuzu kurular değil tabi.

Onların saltanatında, düşman işgaline karşı savaşıp da cephelerde şehit düşenlerin gasp edilen malları var. Araştırın isterseniz...

Göreceksiniz...

Cumhuriyet döneminin zengin tabakası genelde savaş kaçkınlarıdır.

Tarihi açın iyice okuyun.

Abdülhamid gibi bir devlet adamına kumpas kuran ittihatçılar köprü altı yetiştirmeleri. Talancı, her birinin ağzı İngiliz kokar...

Geliştirdikleri siyaset de haliyle köprü altıdır, üstü değildir...

Halka yıllarca zulmeden sahipli cumhuriyeti ittihatçılar kurdu. 

Onun nöbetçi kulübesinde her an CHP var. 

Şimdiye kadar olmadı da %50 AK Parti’ye  yönelince CHP’den kelime-i şahadet getirmesini bekliyorlar. Doğrusu, 96 yıllık pas kolayına silinmez.

Kılıçdaroğlu namus sözü verdiği halde gitmedi, delege oyları ile gideceğini hiç sanmam. Koltuklar nerede kadife akıllı bulsa hemen yapışıyor...

Kutsanmış Hindistan inekleri gibi kaldıramazsın adamları.

Papaz bile her gün pilav yemez.

13 yılda çok şeyler değişti de eski köye yeni adet henüz gelememiştir. Ekranlarda görülüyor, başında örtü eli namahrem demiyor, kim gelirse uzatıyor.

Demektir ki daha köprünün altındayız...

İyi kilim ustası olabilirsin.

Ne var ki rengini o kilime nakşedemezsen sanatı sana ait olmaz.

Sen ona, o da sana yabancı kalır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi