Utanç Yasası'nda Karar Tarihi Belli Oldu...        İzmir'de silahlı çatışma: 1 ölü, 3 yaralı...        Emniyet'ten Büyükanıt'la ilgili haberlere dava...        Albay Çillioğlunun oğlundan açıklamalar...        T-37 uçaklarının uçuşu durduruldu...        Evlerinin yanışını gözyaşlarıyla izlediler...        Mevlit Kandili İstanbul'daki camilerde kutlandı...        Mardin'de 3 dilde Mevlit programı düzenlendi...        Sudan Devlet Başkanı Beşir'den savaş uyarısı...        Suriye tasarısı oylanacak...        Kız Lisesi’nde ETÖ toplantısı...        "Bildiklerimi Anlatırsam Yer Yerinden Oynar"...        
USD Alış 1.749 USD AlışUSD Satış 1.761 USD SatışEuro Alış 2.292 Euro AlışEuro Satış 2.309 Euro SatışAltın Alış 97.9710 Altın AlışAltın Satış 98.4100 Altın  Satış
 
 
12 R.Evvel 1433

4 Şubat Cumartesi 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
S. Arif Emre - Yeni Akit
2008-10-23

Saadet Partisi tek başına iktidara gelebilir

Evet, Saadet Partisi tek başına iktidara gelebilir. Hem de tek başına.

Bu yazıyı sırf bir parti propagandası olsun diye yazmıyorum. Milletçe geldiğimiz noktada ortaya çıkan siyasi durumda ibreler Saadet Partisi’ni gösteriyor. Bakınız nasıl?

Milletimiz, AKP’ye iyi niyetle, iki kere tek başına iktidara gelme şansını tanıdı.

Ama AKP bu iki tarihi fırsatı değerlendiremedi.

– İlk önce yeni bir Anayasa yapılması gerekiyordu. Darbelerin yamalı bohçaya çevirdiği bir anayasa ile milletimiz ihtiyacı olan atılımları yapamazdı. AKP birinci iktidarında bu meseleye hiç yanaşmadı. Bu sebepten sorunlar çığ gibi büyüdü.

- Tek başına iktidara gelen bir partinin, zamanlamasını iyi yaparak partisinin ilk hızıyla ve yıpranmamış gücüyle, önemli işlere öncelik vermesi gerekiyordu. Bu tren kaçırıldı. YÖK meselesi bile sürüncemede bırakıldığı için başörtüsü gibi kolayca çözülebilecek bir sorun hâlâ kördüğüm olmaya devam ediyor.

- İki kere millet tarafından tek başına iktidara getirilen birpartinin, ilkin kendi gücüyle ekonomik atılımlar yapması ve muhannete muhtaç olmadan, yüzü ak alnı açık olarak, milletin dinamizmini harekete geçirmesi, mümkün iken, işin kolayına gidilerek, ekonominin IMF’ye, dış politikanın ABD ve AB’ye endekslenmesi yanlış olmuştur.

- Halkımız Refahyol Hükümeti döneminde, muhterem ERBAKAN HOCA’nın millî potansiyelimizi harekete geçirerek, harcamalarda havuz sistemini uygulayarak, kaynak paketlerini devreye sokarak, memura, işçiye, emekliye, esnafa, beklenmedik şekilde sürpriz zamlar yapmış olmasını, işçilerle sendikalarla ihtilafa düşmeden davul zurnayla TOPLU SÖZLEŞMELER yapıp iç barışı perçinlemiş olmasını ASLA UNUTMADI.

- Eğer şu antipatik ve hırçın BAYKAL ÜSLÛBU AKP’nin imdadına yetişmeseydi, AKP’nin işi zordu.

AKP’nin büyük davalarımıza, önemli atılımlara bir türlü yanaşmamış olması yüzünden, bazı darbe heveslileri, iktidar ve muhalefet boşluğunu doldurmak için harekete geçmişler ve ortaya başka bir derdimiz yokmuş gibi bir ERGENEKON heyulası çıkmıştır.

Bu problemin yasal yollardan çözülmeye çalışılmış olması bile, AKP’nin başına, 31 Mayıs’ta olduğu gibi Yassıada davasına benzer, devasa bir problem çıkarmıştır. 12 Eylül darbesi sonunda açılan devasa davalar, ne derece milletimiz için üzüntü kaynağı olmuş ise bu kangren hâline gelmeye müsait dava da, sağlıklı ve normal işleyen demokratik ülkelerin kriterlerini aşan bir gailedir.

Ülkemizde fiilen hem ana muhalefet ve hem de iktidar boşluğu yaşandığı doğrudur. Gelinen noktada çok önemli, ihmal edilmesi, caiz ve mümkün olmayan meselelerimiz çözümsüz kalmıştır. Demokratik sistem âdetâ tıkanmıştır.

Mesela, PKK terörünün nüksetmesi, bir tesadüf eseri değildir. Problemlerini çözemeyen, bir nevi patinaja düşmüş bir ülkeyi, elbette ülkemizi karıştırmak isteyen dış ve iç mihraklar kendileri için bulunmaz bir fırsat sayacaktır.

Bu sıkıntılı şartlar karşısında, SAADET PARTİSİ’NİN Büyük Kongresi ile ortaya koyduğu atılım ve heyecan milletimiz için bir ümit ışığı, BİR YENİ ÇIKIŞ NOKTASI olarak algılanacaktır.
Çünkü SAADET PARTİSİ KADROLARININ bütün kesimlerle hiçbir problemi yoktur, barışa, kardeşliğe milletimizin birlik ve bütünlüğüne yaklaşımı yapıcıdır, müsbettir. Millî Görüş kadrolarının, daha önce katılmış olduğu her koalisyonda, ne derece hamleci, ne derece başarılı ve ne derece devlet ve millet kaynaşmasına katkıda bulunduğu, herkesin malumudur. Bu yeni dönemin millete ve memleketimize hayırlı ve uğurlu olmasını dua, niyaz ve temenni ediyoruz.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Arzu Erdoğral Gençliğe Hitabe Ayet değil ama…!
Cemal Nar İşte Can Alıcı Sorular
M. Emin Parlaktürk Mevlid-i Nebi ve Salavat Kampanyası
Ali İlbey "Türkülerle de Hüznümüz Allah'adır Bizim"
Fatih Uğurlu Halil İbrahim Sofrası
Şark Ekspresi'nde cinayet ve Kardan Adam
Mustafa Durdu "Eğitim çökmüş durumda"
 Feyzullah Birışık Sahabe sevdi, gökten müjde indi!
 
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
5 37
Güneş
7 06
Öğlen
12 25
İkindi
15 05
Akşam
17 32
Yatsı
18 54
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Ali Karahasanoğlu Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Hasan Karakaya Aydın Doğan, ilk önce benim evime gelmişti... Amaaa!
Abdurrahman Dilipak İskilipli Atıf'ı anmak ve anlamak
Yener Dönmez O bir görev kadını
Ahmet Varol Geçiş Döneminin Sancıları
Yavuz Bahadıroğlu 1950 öncesinde din ve devlet ilişkisi
Serdar Arseven Mustafa Başoğlu... Terörist olsaydı!..
Namık Açıkgöz Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"
LütfüOflaz'la Sohbet Kalemini satan anasını da satar!
 
 
E-Devlet
 
 BİR AYET
Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır.
Âl-i İmrân Suresi Ayet 85
 
 BİR HADİS
"Kalbinde zerre miktarı iman bulunan kimse ateşten çıkacaktır." Ebu Sa'îd der ki: "Kim (bu ihbarın ifade ettiği hakikatten) şüpheye düşerse şu ayeti okusun: "Allah şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz..." (Nisa, 40).
Tirmizî Sıfatu Cehennem 10
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.